Milliyetçi Hareket Partisi Genel Bahçeli, “Anayasa değişikliğine evet” diyor.

Aksini söyleyemezdi zaten…

Anayasa değişikliğini gündeme getiren kendisi…

Yaptığı bir çağrı ile “rafa kaldırılmış” olan konunun yeniden masaya konulmasını sağladı.

Değişiklik paketinin hazırlanmasında da katkısı var.

TBMM’deki tavrı da ortada… Açıktan destek verdi.

Tüm bunlardan sonra “hayır” diyecek değildi ya… “Evet” demesi son derece doğal…

“Evet” diyor, “evet denilmesi” için çağrıda bulunuyor.

Devlet Bahçeli çağrıda bulunmasına bulunuyor da karşılığı ne oluyor?

Genel kamuoyundaki karşılığı şöyle dursun, kendi partisi bünyesinde “olumlu karşılık” bulduğu söylenemez.

Milliyetçi Hareket Partisi bünyesinde “hayır” diyenlerin sayısı oldukça fazla…

Düşüncelerini gizledikleri falan yok.

Açıkça ortaya koyuyorlar.

Dahası aktif çalışma da yürütüyorlar.

Oluşturdukları bir “hayır platformu” var.

Hafta sonunda Ankara’da toplandılar.

Toplantılar illere yayılacak.

Milliyetçi Hareket Partisi bünyesinde ciddi bir “bölünmüşlük” söz konusu…

“Yeni oluşmuş” değil…

Oluşumu, 1 Kasım Milletvekili genel seçimleri sonrasına dayanıyor.

Seçimlerde alınan ağır yenilgi parti bünyesinde şiddetli bir sarsıntı yarattı.

Beraberinde de “olağanüstü kurultay istemi” gündeme geldi.

İstek yüksek sesle duyuruldu.

Genel merkez yöneticileri duymazdan geldiler.

“Olağanüstü kurultay istemi” toplanan imzalarla “resmi istem” haline getirildi.

Ancak o da dikkate alınmadı.

Olay yargıya kadar taşındı.

Sürecinin sonucu tartışmalı…

Ancak süreçte oluşan “bölünme” tartışılmaz bir gerçek.

Giderilebilir miydi?

Bilinmez…

Ancak genel merkez yöneticilerinin “bölünmeyi gidermek” için en küçük bir çabası olmadı.

Tam aksine “bölünmeyi derinleştirecek” bir tavır sergilendi.

Bölünmüşlük de derinleştikçe derinleşti.

Diğer kentlerdeki tabloyu bilemiyoruz…

Eskişehir’deki tablo ortada…

Partinin yönetim kademelerinde bulunan, il ve ilçe başkanlığı yapan, parti ile özdeşleşmiş olan isimlerin büyük bölümü genel merkez yönetiminin karşısında…

Referandum sürecindeki tavırları da net…

Devlet Bahçeli’nin “evet” çağrısını umursadıkları yok.

“Hayır” diyecekler.

Eskişehir’deki tablo genel merkez tarafından da görülüyordur.

Onun için olsa gerek ki, Eskişehir’e bir heyet geliyor.

Heyet üç kişiden oluşuyor.

Birisi Eskişehir’in bildiği bir isim… Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel… Eskişehir milletvekilliği yapmışlığı var.

Heyette yer alan diğer iki isim de MYK Üyesi… Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy ve Sultan Gündüz…

Pazar günü “bilgilendirme toplantısı” yapılacak.

Milletvekili genel seçimlerinden sonra Eskişehir’de önemli gelişmeler yaşandı.

Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel Eskişehir’e gelip gelişmelerle ilgilenme gereğini duymadı.

“Eskişehir’e küsmüş” gibi bir tavır sergiledi.

Eskişehir’deki partililerin kendisiyle ilgili düşünceleri de çok olumlu değil… Milletvekili seçimlerine de yansımıştı zaten…

Karşılıklı düşünceler böyle iken Eskişehir’de etkili olabilir mi?

Parti yöneticilerini bilemeyiz… Ancak genel parti kamuoyunda “olumlu etki” yaratması çok zor… Tam aksi bir etki bile yaratabilir.

Neyse…

MHP bünyesinde oluşturulan “hayır platformu” da Eskişehir’de toplantı hazırlığında…

Ne zaman yapılacağı henüz kesinleşmiş değil… Ancak fazla gecikmez…

İki organizasyon, Eskişehir’deki tabloyu gözler önüne serebilir.

Referanduma yönelik çalışmalar başlamış olsa bile henüz yoğunlaşmış değil…

Süreçte kimlerin nasıl bir performans sergileyeceğini zaman gösterecek.

Sürecin daha öncekilerden farklı olacağı bir gerçek…

En büyük farklardan birisi de MHP’lilerin tavrı… Referandum süreci, daha önce omuz omuza çalışan partililerin rakip olarak mücadele edişlerine sahne olacak.

Onların aralarındaki mücadele, Eskişehir’deki sonuçta da baya etkili olacak.