Hani elektrik fiyatlarına zam yoktu? Benim aklım ermez teknik terim, taktik terim bilmem. Ben vatandaş olarak cebimden çıkan paraya bakarım. Elektrik fiyatlarının yüzde kaç arttığını hesaplamam bile. Bir ay önce 80 TL ödediğim elektrik faturası üç aşağı beş yukarı aynı kilovatsaat üzerinden hesaplanmış olmasına rağmen cebimden 118 TL’ye çıkıyorsa ve bu artışın nereden kaynaklandığını gişe memuruna sorduğumda, “Elektrik satış fiyatında bir artış söz konusu değil. Kilovat saat ücretinde bir artış yok. Galiba dağıtım bedelleri artmış!” cevabını alıyorsam bu elektiğin fiyatının artmadığı anlamına mı geliyor? Yahu insanları bu kadar saf yerine koymayın. İnsanları kandırmayın. İnsanlara yukarıdaki bilgiyi veren gişe memurunun üzerine de sakın çullanmayın.

Çok net söylüyorum, kulağı başka yerden gösterince, elektriğe zam yapılmamış mı oluyor? İnsanlar elektriğin fatura üzerinde kaç kuruştan satıldığını göremeyecek kadar saf olduğunu da kimsenin düşünmesine gerek yok. Asıl soru şu “Bu dağıtım bedelindeki artış yıl boyunca mı sürecek, yoksa bir kerelik tahsilat mı? Bir kere bile olsa tahsil edilen para vatandaşın cebinden çıkıyor mu, çıkmıyor mu?”

Bana birileri bu işin farklı bir şey olduğunu anlatamaz, anlatmak isterlerse de onların önüne sadece külahımı koyarım.

***

RECEP BAŞKAN ARADI

Cumartesi günü köşemde çıkan mobilya sektörünün yeniden canlandırılması için yapılması gerekenler ile ilgili değerlendirmelerimize teşekkür etti.

Doğru aslında bir tane… Bugün Eskişehir  Cumhuriyet tarihi boyunca öncüsü olduğu bir sektörün oyun kurucuları arasında yoksa sadece sektörün önde gelen firmaları, oda yöneticileri değil, aynı zamanda yerel yöneticilerinde sorumlu olduğunu görmezlikten gelmek gerçekleri söylememektir.

Yerel yöneticiler  başta mobilya sektörü olmak üzere bu şehirdeki her canlı sektörün önünü açmalı, hatta teşvik edici önlemler almalıdır.  Yarım ağız “HAVET” diyerek sorunlar çözülmez

***

VATANDAŞ KAZANMALI…

Küçük Sanayi Sitesi son30 yıldır Eskişehir’in gündeminde.”Hele 15 yıldır kaldırılsın ama ne zaman, nasıl?” sorularına cevap aranarak geçildi. Elbette Eskişehir’e 50 yıldan fazla hizmet vermiş irili ufaklı yüzlerce işyerinin bir anda yok sayılması, buradan ekmek parası kazanan binlerce kişinin sokağa bırakılması yine hak sahibi vatandaşların “ben yaptım oldu” mantığıyla mağdur edilmesi ne kabul edilebilir, ne de böyle bir uygulama hukuka rağmen hayata geçirilebilir.

 Ancak görünen o ki artık bu çöküntü alanı olan bölge Eskişehir’in merkezinde ciddi bir rahatsızlık kaynağı olmuş durumda. Buranın kaldırılması ile ilgili en sert tartışmalar geçtiğimiz yıl şubat ayında yaşandı. Yaşanan olaylardan gerekli dersler çıkarılmıştır diye tahmin ediyorum.

Geçtiğimiz gün Odunpazarı Belediye Başkanı Sayın Kazım Kurt gazetemizin yeni yerine hayırlı olsun ziyaretine geldi. Kendisiyle uzun uzun konuştuk. Sayın Kurt’un söylediklerini dün ayrıntıları ile arkadaşımız Kaan Özcan’ın haberinde okudunuz. Sayın başkan diyor ki “Burayı gerekirse belediyenin haklarının önemli bir bölümünü de  vatandaşa devrederek gerçekleştirmek arzusundayız. Bizim derdimiz vatandaşımız hak kaybına uğramasın çabasıdır!”

Galiba iş artık ortak buluşma noktalarının oluşturulmasına kalıyor. Dilerim Küçük Sanayi artık şehrin ortasından vatandaş hak kaybına uğramadan, küçük siyasi rantlara kurban gitmeden değişime uğrar.