Bugün sandık başına gidiyoruz… Eskişehir gerçek bir demokratik olgunluk içerisinde tam anlamıyla dostluğun, kardeşliğin ve hoşgörünün başkenti olduğunu bir kere daha gösterdi. Herkes söyleyeceğini söyledi. En küçük bir huzursuzluk, tatsızlık olmadı. Rekabet içerisindeki guruplar birbirlerine büyük saygı içerisinde ziyaretlerde bulundu, ikramlar yaptılar. Bu referandum sürecinin en büyük kazanımı bu oldu. Sandıktan ne çıkacak ona millet karar verecek. Ancak gördük ki Eskişehir Türkiye’ye örnek olabilecek bir seyir defterine sahip. Sonuç ne olursa olsun Eskişehir yine kendine yakışanı yapıp sonuçları büyük bir olgunluk içerisinde değerlendirecek ve farkını bir kez daha gösterecek…
+++
DENİZLİ NE DİYORSA O…
Eskişehirspor Teknik Direktörü Mustafa Denizli Salı günü oynayacağımız çok zorlu Malatya maçı öncesi geçtiğimiz gün kameraların karşısına çıktı. Denizli son Adana Demirspor mağlubiyeti sonrası kırılan umutları, yaşanan hayal kırıklığını tamir etti desek yanlış olmaz. Türk Futbolu’nun duayen ismi Mustafa Denizli bugüne kadar hangi takımı çalıştırdıysa söylediklerinin yüzde 90’nını gerçekleştirmiş çok küçük yanılma payları ile sonuca ulaşmış bir teknik adam. İşte Denizli kameraların karşısında “Şartlar ne olursa olsun bu hesapları da gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki sezon Eskişehirspor, Süper Lig'de olacak. Önümüzdeki 7 hafta çok önemli. Eskişehir'e geldiğim ilk günkü düşüncemden asla uzaklaşmadım. Bu takımı ve şehri layık olduğu yere taşımanın hesapları içindeyiz. Şartlar ne olursa olsun bu hesapları da gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki sezon Eskişehirspor, Süper Lig'de olacak. Önümüzdeki iki maçta Y. Malatyaspor ile deplasmanda, Sivasspor ile de sahamızda oynayacağız. Bu iki maç bizim için önümüzü görme açısında çok daha net bir tablo ortaya koyacak. Düşüncelerimizi gerçekleştirmek için iki maçta her şeyi ortaya koyacağız” dedi.
Bende aynısı diyorum. Sayın Denizli ne diyorsa o…
+++
MÜZİSYEN DOĞAN’I HATIRLADIM
Dün şehir merkezine indim. Tam bir panayır, bayram havası vardı. Bir tarafta referandum için çalışanlar diğer tarafta ise ‘sokak müzisyenleri!” Şaşırmadım dersem yalan olur. O yalın ve içten sesleri ve sazları ile sokak ortasında çaldıkları birbirinden enfes müzikler ile izleyenleri kendilerine hayran bırakan sokak müzisyenlerini görünce, “tamam işte bahar gelmiş!” dedim. Vatandaşın ilgisi de gerçekten müthiş. Ellerinde enstrümanları, ağızlarında sözleri mikrofonsuz öyle güzel çalıp söylüyor ki… O an aklıma kışın en şiddetli soğuklarında ‘donarak hayatını kaybeden sokak müzisyeni Doğan’ geldi…
Hüzünlendim kendi kendime… ‘Keşke seni soğuktan koruyabilseydik, keşke sende bu arkadaşların gibi Adaların bir köşesinde o çok sevdiğin müzikleri çalıp söyleyebilseydin Doğan’ dedim, kendi kendime… Ama kader işte dün Doğan’ı koruyamadık acaba bugün kimleri yarın kimleri koruyamayacağız?
Tuhaf olanı şu, kimse açıp da ‘şu Doğan kimdi?’ diye sormadı bir kişi hariç… Bizim Özgür Uysal’ın dışında… Keşke bizi eğlendiren yüzümüze bahar mutluluğu tebessümü ettiren bu çocuklarımıza sahip çıkabilsek…