Eskişehirspor’un içinde bulunduğu tablo ortada… “Kap kara” dense yeridir.

Boşa geçirilecek bir gün de yok.

Her geçen günle birlikte tablo iyice kararıyor.

“Hemen bir şeyler yapmak” şart…

Acı olsa da gerçek bu…

Bilmeyen yok.

Herkes tarafından biliniyor.

Sürekli dillendiriliyor da…

Bilinmesine biliniyor, dillendirilmesine dillendiriliyor da gereken yapılmıyor.

Bu konuda atılmış en küçük bir adım yok.

“Laf çok iş yok” dense yeridir.

Gözleri üzerine çevrildiği odaklar belli…

Listenin başında da Bakan ve Üç Belediye Başkanı yer alıyor.

Aralarında düşüncelerini açıklayanlar var.

Büyükşehir Belediye Başkanı da sonunda suskunluğunu bozdu.

Bozduğu zemin de iftar sofrası…

Amatör spor kulübü yöneticilerine verdiği iftar davetinde Eskişehirspor’a dair sözler de söyledi.

Söyledikleri gazete sütunlarına yansıdı.

Daha önce söylediklerinden farklı değil…

“Paradan çok derdimiz üretim olmalı. Avuç açarak futbol yönetilmez. Dernek statüsü ile bu işler olmuyor.

Her defasında söyledim ve hayata geçmesi için öneriler sundum.

Mutlaka Eskişehirspor A.Ş. olmalı.

Üretime yönelik çalışmalar yapılmazsa her sezon para konusu gündeme gelir ve istenir. Kurtuluş para aramada ve bulmada değil alt yapıdadır.

Davul bile dengi dengine çalar.

Tavsiyelerimiz hep kulak arkası edildi.

Örneğin yöneticilere söyledim. Şehre yakın yerleşim yerlerinden tarla alın. Burayı konut alanına çevirmek için başvurun belediyeye. Bizlerde imara açalım ve kulübe yüklü miktarlarda gelir gelsin. Yapmadılar. Olumlu adım atmadılar.

Belediyelerin nakit para verme gibi bir lüksü yok. Sadece amatörlere katkı yapabiliyoruz. Bir de kulüpler siyasetten uzak tutulmalı. Siyasetin bulaştığı yerde spor olmaz.”

Söyledikleri böyle…

Büyük bölümü doğru…

İnsanın “başkan çok doğru söyleyesi” geliyor ama…

“Ama” sı var işte…

Diyor ki “belediyelerin nakit para verme gibi bir lüksü yok.”

Doğru…

İyi de belediye kasası dışında “parasal destek” sağlayamaz mı?

Elbette ki, sağlayabilir.

Bu konuda çok sayıdaki örnekler oldukça fazla…

Profesyonel futbol liglerinde mücadele eden takımlara bir bakın… Sırtını kentin belediyesine dayayan takımların yanı sıra belediyenin adını taşıyan takımlar bile var.

Haydi “parasal destek de sağlayamaz” diyelim…

Peki gelir kaynağı yaratamaz mı?

Elbette ki yaratır.

Bu konuda örnek bulmak için diğer kantlara bakmaya gerek yok.

Eskişehir’de örnekleri var.

Görmek için 1999 öncesi dönemlere bakmak yeterli…

Cumhuriye Mahallesi’nde bulunan katlı otopark, otobüs terminalinde bulunan büyük market (yıllardır boş duruyor), şu an otel olan Tepebaşı Belediyesi eski hizmet binasının altında bulunan büyük işyeri dönemin belediye başkanları tarafından Eskişehirspor’a tahsis edildi. Bu ve benzeri tahsislerle Eskişehirspor’a düzenli gelir sağlandı.

1999 yılında görevi üstlenen bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı ne yaptı?

Yeni tahsisler yapması beklenirken tam tersini yaptı.

Kendisinden önceki belediye başkanları tarafından “gelir kaynağı” olarak tahsis edilen yerleri Eskişehirspor’un elinden aldı.

Alırken de neler yaptı neler?

Dönemin yöneticileri çok iyi biliyorlar.

Ancak konuşmuyorlar işte…

1999’dan bu yana geçen 18 yıllık sürede Eskişehirspor’a gelir kaynağı yaratmayan, kendisinden önceki belediye başkanları tarafından verilen gelir kaynaklarını geri alan, bir reklam dışında tek kuruşluk maddi destek sağlamayan Büyükşehir Belediye Başkanı şimdi kalkmış bunları söylüyor.

Evet…

“Avuç açarak kulüp yönetilmez”…

Ancak en küçük bir katkı sağlamadan sürekli “akıl vermek” de bir işe yaramaz.

“Akıl verme para ver” derler adama…

Evet…

“Kulüpler siyasetten uzak tutulmalı…”

Ancak bu, milletvekilleri ve belediye başkanlarının kulüpten uzak duracağı anlamına gelmez.

Eskişehirspor’a ilgilenmek ve dertlerine dermen aramak milletvekilleri için de belediye başkanları için de görevdir.

Söylenecek daha çok şey var ama neyse…

Anlaşılıyor ki, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaklaşımında bir değişiklik yok.

Ondan “derde derman” falan beklenmesin… Beklenti boşuna olur.

Sahi az kalsın unutuyorduk.

Büyükşehir Belediye Başkanı “siz tarla alın, biz konut alanına çevirelim, kulübe yüklü miktarda gelir gelsin dedim ama yapmadılar” diyor.

Bugüne kadar hiç dile getirmedi.

İlk kez söylüyor.

Merak ediyoruz, bu öneriyi yaptığı yöneticiler kimlerdi ki?