Eskişehirspor’un dün Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleşen olağan mali genel kurul toplantısında ortaya çıkan rakamlar gerçekten ürkütücü… Bir süredir konuşulan acil 21 milyon ve ardından kümülatif 32 milyon TL’lik kaynağın ne olduğu dünkü mali genel kurul sonrası ortaya çıktı. Eskişehirspor’un toplam borcunun yapılan mali genel kurulda 116 milyon TL olduğu açıklandı. Dikkat edin bu rakamın tamamı borç. Peki, Eskişehirspor’un bu borcu karşılayacak bir geliri söz konusu mu? İşte borç hanesinde görülen rakam 116 milyon TL’de alacak hanesinde bir şey var mı? Onu bilmiyorum. Ama olduğunu sanmıyorum… Eğer alacakların borçları karşılama ihtimali olsaydı bu kadar çok tartışma yaşanır mıydı?  İşin özetinin özeti şu ki hani derler ya “ölmüşüz de ağlayanımız yok!” tam da bizi tarif ediyor sanki bu sözler…

Birileri hala birbirlerini suçluyorlar. “Tencere dibin kara, senin ki benden kara!” ne olacak bu işin sonu? Ben küçük aklımla bu işlerin içinden çıkamıyorum, belki aklı büyük olanlar bu sorunların üstesinden gelebilir. Ama acı gerçek Eskişehirspor’da tablonun gerçekten çok ağır olduğudur. Bu ağır tablonun altına kimse ne aleni koyar, ne de buna cesaret edebilir. Çünkü Eskişehir’de böyle büyük rakamları feda edebilecek birileri olduğunu hiç sanmıyorum…

+++

DEĞNEKLİ MANDRAKE…

Eskişehirspor’da bu şartlar altında birilerinin gelin bu kulübü içine düştüğü sıkıntıdan kurtaralım diyebileceğini sanmıyorum. Karamsar bir tablo çizmek istemem ama ne yazık ki ortaya konan acı gerçekler sebebiyle dün itibariyle taraftarında umutlarının, hayallerinin ve hedeflerinin kararmaya başlayacağından endişe ederim. Eskişehirspor’da gerçekleri üzeri  örtüle örtüle bugünlere gelindiği açık. Bu kadar ağır tablodan kimsenin mucizevi bir çıkış beklemesi mümkün değil. Elinde sihirli değnek bulunan bir Mandrake’nin de çıkabileceğini sanmıyorum. O zaman ne olacak? Bu işler ile ilgili acil, vakit geçirmeden çok ciddi bir toplantı organize edilip ortak aklın gerektirdiği bir çözüm bulunmalıdır. Bu çözümü kim bulmalıdır? Eskişehirlilerin bu şehrin sorunlarıyla ilgilensin diye seçip görevlendirdiği kim varsa elbette onlar bulmalıdır.

+++

 GÜNLERDİR YAZIYORUM…

Günlerdin bir kısım Eskişehir’de “Halil gitsin!” derken ben de ısrarla sordum “kim gelsin?” diye. Derdim birilerinin söylediklerine karşı tavır oluşturmak değildi. Hangi maksatla kim ne demiş ona da bakmam ya. Sorun Halil ve bir başkasının sorunu değil Eskişehirspor’un sorunu ona dikkat çekmeye çalıştım. Birileri “Kral çıplak” demek yerine birilerinin gölgesine sığınma arzusuyla hareket ederken Eskişehirspor’un asıl probleminin yıllardır dipsiz kuyu gibi verilen imkanlarının öğütüldüğü bir düzene dikkat çekmeye çalıştım. Hiçbir işletme, hiçbir kurum sağlam kaynakları yoksa ayakta kalamaz. Borç yiyen kesesinden yer diye boşuna söylememişler. Tamam Eskişehirspor bu şehrin en önemli markasıdır. Eskişehirspor bu şehrin görünen yüzü, bu şehrin insanlarının ortak paydası ve sevincine ve hüznüne sebep tek değeridir. Ama bugüne kadar “Hey ne oluyor oralarda “ demediği için birileri bugün gelinen noktada hala, “Halil gitsin. Filanca gelsin” mantığını kavrayamıyorum. Ya ben ve benim gibi düşünenler gelişmelere Fransız kalmışız, ya da birileri yanlışın üzerine yanlış tercihler ile giderek günün kurtarılabileceğini sanıyor.