Cumhuriyet Halk Partisi’nde “kongre günü” iyice yaklaştı.
“Kapıya dayandı” dense olur.
İl başkanlı için adaylıkları kesinleşen iki isim var.
Sinan Özkar ve İlker Özokçu… Adaylıklarını aynı gün, arka arkaya açıkladılar.
Onların “il başkanlığına talibiz” demelerinden sonra yapılan bir girişim var.
İlk bakışta “tek aday için uzlaşma arayışı” denilebilir.
Girişimde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı…
Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısından sonra Tepebaşı ve Odunpazarı Belediye Başkanlarını görüşmeye çağırır…
Görüşmede “tek adaylı bir kongre yapılmasını” önerir…
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt öneriye olumlu yaklaşmazlar.
Olumlu yaklaşmama nedenleri “istememe” değil…
Geride kalan süreci ve gelinen noktayı özetlemeye çalışırlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı ısrar eder…
Onlar da “Adaylıklarını açıklayan iki isim var, bu saatten sonra çekilmeleri söz konusu olamaz. Siz kendiniz konuşup ikna edin” önerisinde bulunurlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı öneriyi yerine getirir…
Dün öğle saatlerinde adaylıklarını açıklayan Sinan Özkar ve İlker Özokçu’yu makamına çağırır…
Adaylar belirtilen saatte Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na giderler.
Büyükşehir Belediye Başkanı makamına gelen adaylara öneride bulunur.
“İl kongresini tek adayla yapalım. İkinizden biri çekilsin, çekilen aday diğerini desteklesin…”
Öneri bu…
Önce Sinan Özkar karşılık verir…
“Pazar günü adaylığımı açıkladım. Ekibimizle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu saatten sonra adaylıktan çekilmem söz konusu olamaz…”
Sonrasında sıra İlker Özokçu’ya gelir…
Onun karşılığı da çok farklı olmaz…
“Sinan Özkar arkadaşımız haklı. Bu saatten sonra adaylıktan çekilmemiz olmaz...”
Adayların verdiği karşılık üç aşağı beş yukarı böyle…
Büyükşehir Belediye Başkanı önerisini yineler…
Ancak değişen bir şey olmaz.
Toplantı “olumsuz” olarak noktalanır.
Çok uzun da sürmez zaten…
“Kongre kapıya dayandı” denilebilecek bir dönemde yapılan ve sonuçsuz kalan bir girişim.
Girişimde bulunan ve “tek adaylı kongre” önerisinde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı…
Öneriyi kabul etmeyenler de belli…
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile il başkanlığı için adaylıklarını açıklayan Sinan Özkar ve İlker Özokçu…
Şimdi…
Büyükşehir Belediye Başkanı “uzlaşma isteyen”, onun önerisine olumlu yanıt vermeyen diğer dört isim “uzlaşmaya karşı çıkan” mı oluyor?
Görüntüye bakarsan “öyle” gibi…
Ancak gerçek öyle değil…
“Uzlaşma” önerisi ne zaman yapılıyor?
19 Aralık 2017 Salı günü… Kongreden 4 gün önce…
Sinan Özkar ve İlker Özokçu adaylıklarını ne zaman açıkladılar?
17 Aralık 2017 Pazar günü… Önerinin gündeme getirilmesinden iki gün önce…
Kongreye dört gün gibi kısa bir süre kalmış… İki isim hafta sonunda arka arkaya açıklama yapıp “il başkanlığı için adayız” demiş… Kongreye katılacak delegeler tercihlerini önemli ölçüde yapmış…
Uzun sözün kısası kongreye doğru “geri dönüşü olmayan bir yola girilmiş…” Bir başka deyişle de iş işten geçmiş…
Ve Büyükşehir Belediye Başkanı kalkıyor “biriniz diğeri lehine adaylıktan çekilsin de kongreye tek adayla girilsin” diyor.
Demesine diyor da dediğinin “olur” yanı yok.
Merak ediyoruz…
Dediğinin olacağına kendisi inanıyor mu?
Hiç zannetmiyoruz…
İş işten geçtikten sonra yapılan öneriyi “samimi” bulmak bile çok zor.
İl kongresinin tarihi çoktan belli oldu.
O günden bu yana geçen süre oldukça uzun…
Bu sürede Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “uzlaşma arayışı” denilebilecek en küçük bir çabası yok.
Belediye Başkanları ile görüşme falan da yapmadı.
Dahası açıktan açığa bir şey de söylemedi.
Şimdi bir güne sığdırdıklarını geride kalan sürede rahatça yapabilirdi.
Yapmış olsaydı “uzlaşma” konusunda samimi bulunabilirdi.
Nedense yapmadı.
Ne girişimde bulundu ne de tem laf etti…
Şimdi “kongreye çeyrek kala” görüşme yaptı diye “uzlaşma isteyen” olarak görülemez.
Sonuçsuz kalacağı baştan belli olan girişimin amacı “başka” olsa gerek…
Ne olduğunu bilemiyoruz…
“Sinan Özkar’ı destekliyor izlenimi” oluştu ya… Bu izlenimi gidermek ve “tarafsızım” izlenimi yaratmak olabilir mi acaba?
“Olmaz” demek çok zor.
“Olabilir” demek daha inandırıcı olur.