Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Haziran ayı olağan toplantısı gergin geçti.
Bu “bir ilk” değil…
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde “sakin” geçen toplantı sayısı “yok” denilecek kadar az… “Gerginlik” süreklilik kazanmış durumda…
Toplantıların sonrasında yaşananlar malum…
Kamuoyunda, daha doğrusu da gazete sütunlarında “kim haklı”, “kim haksız” tartışmaları yapılır.
Taraflar ise pek konuşmazlar… Genellikle “izleyici” konumunda kalırlar.
Bu kez öyle olmadı.
Büyükşehir Belediye Başkanı “suskun” kalmadı.
Basın toplantısı düzenleyerek toplantıya dair değerlendirmelerde bulundu.
Aslında “değerlendirmelerde bulundu” demek pek doğru olmaz.
Söyledikleri “suçlama” ağırlıklı…
Hedefindekiler de Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Adalet ve Kalkınma Partili üyeleri…
“…AKP’li meclis üyeleri, çoğunluklarına dayanarak, sırf beni yıpratabilecekleri düşüncesi ile artık kamuoyunun da gözü önünde, gurup olarak projelerimize ret kararı verme alışkanlıklarını sürekli hale getirdiler.
29 AKP’li üye seçmenlerine karşı bireysel sorumlulukların unutmuş ve programlanmış robotlar gibi grup kararı veriyorlar.
Sanırım meclis konularını önceden birilerine veya bir yerlere sorup, oranın talimat ve emrine göre hareket ediyorlar. Artık sabrımız taştı. Bu türlü her engellemelerini ve bu kararlara yol açan komisyon üyelerini bıkmadan usanmadan ismen halkımıza açıklayarak anlatmaya devam edeceğiz…”
Büyükşehir Belediye Başkanı ilk kez suçlamada bulunmuyor.
Daha önce de suçlamalarda bulundu.
Ancak bu kez suçlamaları daha ağır…
Belediye Meclisi üyelerine “programlanmış robot” benzetmesinde bulunuyor.
Adalet ve Kalkınma Partili meclis üyelerinin elbette ki yanlışları var.
Hem de oldukça fazla…
Akıl sır erdirilmez tavırlar sergiledikleri de sıkça oluyor.
Bu yanlışları eleştirmek son derece doğal… Eleştiriliyor da zaten…
Aldıkları kararlar, sergiledikleri tavırlar yanlış olsa bile “programlanmış robotlar” suçlaması yapılamaz.
Grup olarak ortak hareket etmelerinde yadırganacak bir yan yok.
Belediye Meclisi toplantısından önce toplanmaları, gündemdeki konuları görüşüp ortak karar almaları son derece doğal…
Doğal olduğu gibi partili olmanın da gereği…
Aslında Cumhuriyet Halk Partili üyelerin de toplantı öncesinde “grup toplantısı” yapmaları gerekir.
Ancak gereken yapılmıyor.
“Başkana yakın” olanlar dışındaki meclis üyeleri, “konulardan bihaber” olarak toplantıya giriyorlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istediği doğrultuda oy kullanıyorlar.
Açıktan bir şey dedikleri yok.
Ancak son derece rahatsızlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili meclis üyelerinin “gönülsüz” yaptıklarını Adalet ve Kalkınma Partili meclis üyelerinden de bekliyor.
Beklediği olmayınca da kızıp öfkeleniyor.
Oysa yapması gereken belli…
Belediye Meclisi’nde yer alan iki partinin temsilcilerine dayatmada bulunmak yerine toplantı öncesinde konu ile ilgili bilgilendirmede bulunmak…
Yapması gereken bu da bugüne kadar hiç denemedi.
Bir kez denese…
Bakalım ne olacak?
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın suçlamalarla birlikte dile getirdiği bir tespit var.
“…Belediyeyi büyük bir kör dövüşün içine sokuyorlar, sonra da kızıp oturuyorlar. Neden 4 dönemdir alamadık büyükşehir belediyesini diye. Aslında aldılar farkında değiller. Büyükşehir belediyesinde çoğunluk onlarda. 29 kişi onlar biz 16 kişiyiz. Bir tek belediye başkanı olarak ben varım CHP’li. Yani kendilerini muhalefet partisi zannediyorlar.”
Meclis yapısı ile ilgili tespiti doğru…
Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcileri çoğunluktalar.
Yalnız yaptığı büyük bir yanlış var.
“CHP’li belediye başkanı olarak tek ben varım” diyor.
Şaşırmamak elde değil…
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’li belediye başkanı yalnızca o değil… Onun yanı sıra Ahmet Ataç, Kazıp Kurt, İshak Gündoğan ve Erdal Şanlı da CHP’li belediye başkanı olarak Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yer alıyorlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı “tek ben varım” derken onları “ne” yerine koyuyor ki?
“Yok sayması” düşünülemez…
“Cumhuriyet Halk Partili üyeler ister belediye başkanı olsunlar, ister olmasınlar tek patron benim” demeye getiriyor olabilir.
Söylemi bir yana tavırları ile de bu havayı yaratıyor zaten…
Neyse…
Büyükşehir Belediye Başkanı “AKP’li meclis üyeleri çoğunluktalar” diyor.
Demesine diyor da öyle olmasını kabullenemiyor.
Meclisteki tabloya uygun davranmıyor.
Karşılıklı yanlışlar var.
Büyükşehir Belediye Başkanı “meclisini tek hakimi olmadığını”, Adalet ve Kalkınma Partili meclis üyeleri de Büyükşehir Belediye Başkanı ‘nın CHP’li olduğunu kabullenseler… O zaman bugüne kadar yaşanan sorunlar yaşanmaz.
Karşılıklı olarak “konumlara ve yetkilere saygı” gösterilse birlikte daha iyi işler kotarabilirler.
Aksi takdirde böyle gelmiş böyle de gider.