Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), konut satışları ile ilgili verileri açıkladı.

Eskişehir’de, 2017 yılının ilk ayında satılan konut sayısı 1.803…

Bu konutlardan 917’si ikinci el satış… İlk el satışı yapılan konut sayısı da 886…

Az bir farkla da olsa ikinci el satışı yapılan konutlar çoğunlukta…

Konut satışı, bir önceki yılın aynı ayına göre daha fazla…

2017 Ocak ayı satışlarında 2016 yılının Ocak ayına göre yüzde 25,9 oranında bir artış var.

Bu ilk bakışta “iyi” gibi görünüyor.

“Konut satışları canlandı” bile denilebilir.

Ancak öyle denilmesi doğru olmaz.

Detaya bakıldığında iş değişiyor.

Konutların tamamı “isteğe bağlı” olarak satılmış değil…

Aralarında “ipotekli” bir başka anlatımla da “istem dışı” satılanlar da var.

Sayıları az değil…

“İpotekli satış” yapılan konutların toplam sayısı 699… 700 deyin…

Toplam satışlardaki oranı düşük değil…

Neredeyse yarısını oluşturuyor.

“İpotekli satış” yapılan konutlardan 323’ü ilk el satış…

Nedenini kestirmek zor değil…

Belli ki konutları yapanlar “ipotek” karşılığı aldıkları parayı ödeyememişler.

Öyle olunca da “borçların tahsili” için ellerindeki konutlar, onların istemi dışında satılmış.

“İpotekli satış” yapılan konutlarda ikinci el satışlar daha fazla…

376 konut…

Aralarında “sıfır” olanlar da “eski” olanlar da vardır.

Bu konuda verilen bir veri yok.

Alınan konutların “ipotekli” olarak satılmalarının nedenini kestirmek de zor değil…

Belli ki, o konutlar “peşin para” ile değil “kredi”, bir başka anlatımla da “borç para” ile alınmışlar.

Alınmasına alınmışlar da “borç para” vadesinde ödenememişler.

Öyle olunca da “borç para” veren her kimse “ipotekli” konutu satışa çıkarıp parasını tahsil etmiş.

Daha önce de belirttik…

“İpotekli”, bir başka anlatımla da “ödenemeyen borçlar nedeniyle istem dışı” olarak satılan konutların sayısı oldukça fazla…

Dahası bir önceki yılın aynı ayına göre artış var.

Oranı da düşük değil…

2016 yılının Ocak ayına göre artış oranı yüzde 49,4…

“Yüzde 50” dense de olur.

“İpotekli” konut sayısındaki yarı yarıya artış “hayra alamet” değil…

“Ürkütücü” demek yanlış olmaz…

Aslında ekonomi açısından önemli bir gösterge de sayılır.

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Erkul, katıldığı bir TV programında dile getirdi.

“…Ülkenin kalkınma modelleri sanayi, tarım ve turizmdir. İnşaat asla bir kalkınma modeli değildir. İnşaatın kalkınmadaki payı yüzde 7 ile 10 arasındadır. Betona dayalı kalkınma olmaz.

Buna karşın Türkiye’de inşaat sektörü kalkınma modeli olarak gösteriliyor.”

Gerçekten de öyle…

Ülkeyi yönetenlerin dilinde hep “yapı” var.

Sektördeki canlanma “ekonomide canlanma” olarak değerlendiriliyor.

Peki öyle ise, konutlardaki “ipotekli” satışların yarı yarıya artış göstermesi neyin nesi oluyor?

“Borçların ödenemez” hale geldiğini göstermiyor mu?

Öyle olsa gerek…

“İnşaat sektörü krizde” deniliyor.

Boşuna denilmiyor ki?

2017 yılının ilk ayında ortaya çıkan bu “ürkütücü tablo” yılın diğer aylarında değişir mi?

Değişmesine değişir de değişim “olumlu” olmaz…

Konutlardaki “ipotekli” satışlar yılın diğer aylarında daha da artar.

“Borçla yaşayan” insan sayısında hızlı bir artış var.

Kredi kartı borçları ödenemiyor.

Konutların alımı sırasında alınan krediler nasıl ödenecek?

Çok ama çok zor…

Bankalar gelecekte “emlakçı” işlevi görmeye başlarsa hiç de şaşırtıcı olmaz.

Yine İMO Başkanı Bülent Erkul dile getirdi.

Eskişehir’de konut fazlası var.

Sayısı da 8 bin ile 10 bin arasında…

Az değil…

Oldukça yüksek…

Buna karşın ha bire inşaat yapılıyor.

Fazla konut sayısı daha da artar.

İyi de bu işin sonu nereye varır?

Varacağı yer hiç de iyi değil…

“Acil müdahale” şart…

Şart olmasına şart da yerine getirilir mi?

“Yapı kalkınma modeli” olarak gösterilirken soruya olumlu yanıt vermek olanaksız…