AK Parti Eskişehir İl Yönetimi’nde ani bir istifa yaşandı.

İl Başkan Yardımcısı Furkan Ay görevinden müsaadesini istedi.

Üstelik Ay, İl Başkanı Gürhan Albayrak’a yakınlığıyla bilinen bir isimdi.

Bu nedenle istifa haberi siyasi kulislerde farklı yorumlara neden oldu.

Ancak meseleye biraz yakından bakınca, ortada öyle tahmin edildiği gibi büyük bir kaos olmadığını görmek mümkün.

Furkan Ay, kararının gerekçesini de açıkça ortaya koydu. 6 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Eskişehir Sanayi Odası (ESO) 28. Dönem Oda-Borsa Organ Seçimleri sonucunda Meclis Üyeliğine ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiğini belirterek, üstlendiği yeni sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirebilmek adına AK Parti İl Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılma kararı aldığını ifade etti.

Çünkü bir tarafta siyasi sorumluluk, diğer tarafta sanayiciyi ve iş dünyasını temsil etme görevi var.

İki önemli sorumluluğu aynı anda yürütmek elbette mümkün olabilir.

Ancak temsil makamlarının siyasi kimliklerden bağımsız kalması, kurumsal güvenilirlik açısından da büyük önem taşıyor.

Bu nedenle Furkan Ay’ın kararını etik bulduğumu söylemeliyim.

ESO’nun siyasetin gölgesinde kalmaması, sanayicinin temsil edildiği bir kurum olarak kendi kimliğini koruması adına atılmış doğru bir adım olarak değerlendiriyorum.

Elbette Ay’ın Gürhan Albayrak’a yakınlığı üzerinden farklı yorumlar yapılabilir.

İstifanın siyasi dengeler açısından ne anlama geldiği de tartışılabilir.

Fakat her istifanın arkasında mutlaka bir kriz, bir hesaplaşma ya da bir küskünlük aramak da doğru değil.

Bazen insan, yeni bir sorumluluk üstlenirken eski görevinden ayrılmayı tercih eder.

Mesele bunu hangi gerekçeyle ve nasıl yaptığıdır.

Furkan Ay da tercihini yapmış.

Ne uzun tartışmalara girmiş ne de siyasi polemiklerin içine çekilmiş…

“Müsaadenizle çocuklar” dedi ve gitti.

Belki de bu olaydan çıkarılacak en önemli ders şu.

Siyasette her ayrılık bir kavganın, her istifa bir krizin işareti değildir.

Bazen en doğru siyasi hamle, bir koltuğa daha sıkı sarılmak değil, gerektiğinde o koltuktan kalkabilmektir.

Çünkü asıl mesele hangi koltukta oturduğunuz değil, o koltuktan ne zaman ve nasıl kalkabildiğinizdir.

Furkan Ay bunu başardı.

Kendisini tebrik etmek gerekiyor.