2016 yılı bitti.

“İyi ki bitti” dememek elde değil…

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın hiç fark etmiyor. Güvenlikten ekonomiye kadar her alanda karşılaşılan tablo kapkara…

Geride kalan yıl için “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kötü, en kara, en korkunç yılı” demek yanlış olmaz.

Öyle de deniliyor zaten…

Yıla dair iyimser değerlendirmelerde bulunanların sayısı “yok” denilecek kadar az.

Birisi de Ekrem Birsen… Eskişehir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı…

Yeni yılın ilk günlerinde yayınlanan bir söyleşide yaptığı değerlendirmeleri okuduk.

Okuyunca “şaşırmadık” desek yalan olur.

Eskişehir’deki ticari yaşamla ilgili değerlendirmeleri son derece iyimser…

Kapanan ve açılan işyeri sayısını karşılaştırıyor… Kapanmaları da “yaş” ile ilişkilendiriyor.

“…2 Bin 276 işyerinin açıldığını, 1.300 işyerinin kapandığını görüyoruz. Genç girişimcilerden oluşan bir yeni kayıt akını var. Baktığımızda esnaf sanatkarımızın yaşı gençleşmeye başladı. Genç neslin esnaf ve sanatkarlığa özen göstermesiyle önümüzdeki yıllarda genç esnafımızın sayısının daha da artacağını düşünüyoruz.

Kapanan işyerlerinin çoğu yaşlılıktan dolayı… İşyerini yanında çalışan kalfasına, ustasına veya çocuğuna bırakamayan esnafımız işlerini terk etmek zorunda kalmış. Özellikle kapananlara bakıldığında kaybolmaya yüz tutmuş meslek kollarının çok olduğunu görüyoruz…”

Dedikleri böyle…

Keşke gerçek de öyle olsa…

Ne yazık ki öyle değil…

Bunu tespit etmek için uzun uzadıya araştırma yapmaya falan gerek yok.

Kentin en merkezi bölgelerinde kısa bir gezintiye çıkmak yeterli…

“Örnek” mi?

Alın size Porsuk Bulvarı…

Aylardır boş olan işyerleri şöyle dursun, Aralık ayında kepenk kapatan işyerleri var.

Eti Park’ın karşısındaki köprüden geçip sola dönün... Yan yana bulunan iki kafeterya kepenklerini kapatmış durumda…

Kapılarında “sahibinden kiralık” tabelası asılı…

Devir bile edilememişler.

Aynı sıradan ilerleyin…

Büyük süper marketin yanında Aralık ayının son günlerine kadar açık duran meşhur bir lokanta vardı.

Artık yok.

Kapanmış durumda…

Kapanma nedeni de “yaşlılık” falan değil…

“Masrafları bile karşılayamaz duruma gelmek.”

Aynı sırada devam edin…

Süper marketi geçince bir kafeterya vardı.

Artık o da yok.

Kepenkleri inmiş durumda…

Lokanta ve kafeterya, öyle “yok olmaya yüz tutmuş bir meslek” değil… Gelişerek devam ediyor.

Kapanma nedenleri o da “yaşlılık” da değil…

Porsuk Bulvarı gibi yaya trafiği çok yoğun olan bir bölgede bile varlıklarını sürdüremediler.

Porsuk Bulvarı sona erdikten sonra sağa dönüp Şair Fuzuli Caddesi’ne geçin…

Hemen sağınızda yıllardır hizmet veren köklü bir börekçinin şubesinin yerinde yeller estiğini görürsünüz.

Devam edin… Boş olarak duran işyerlerini bir sayın bakalım.

O caddede o kadar boş işyeri olacak şey değil…

Gel gör ki, olmuş duruda…

Hava Hastanesi’ne doğru ilerleyin.

Yıllardır hizmet veren bir kuru temizleme işyeri vardı.

Artık yok.

“Zorunlu küçülme” nedeniyle kapandı.

Yalnızca iki cadde üzerinde karşılaşılan tablo bu…

Turu biraz daha sürdürün… Benzeri tabloyu her caddede görmek olanaklı…

Kapanan işyerleri ile birlikte olan yalnızca esnaf ya da tüccara olmuyor… Kapanan her işyeri ile birlikte çok sayıda insan işsiz kalıyor.

Piyasa gerçekten kötü…

Birlik Başkanı Ekrem Birsen “2016 yılı esnaf ve sanatkarlarımız için nefes alma yılı oldu” diyor ya…

Keşke onun dediği gibi olsa…

Ne yazık ki, öyle değil…

Esnaf ve sanatkarlar nefes almak şöyle dursun tam anlamıyla nefessiz kaldılar.

Tüm işkolları şöyle dursun, fırıncılar bile kan ağlıyor.

Ekmek satışlarında bile azalma var.

İnanılır gibi değil ama gerçek…

Ne yazık ki tablo kap kara…

Görmemek olanaksız…

İyi de Birlik Başkanı Ekrem Birsen nasıl göremiyor ki?

Anlamak gerçekten zor…