Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapımına başlanan bir gölet var.

Yeri, Aşağı Ilıca Köyü sınırları içerisinde kalıyor.

Yapımına başlandığı yıl 2008…

Yapım çalışmaları 6 yıl kadar sürdü.

“Az kaldı, tamamlanıyor” denildi.

Ancak denilen olmadı.

Yapım çalışmaları belirtilen sürede tamamlanamadı.

Tamamlanamadığı gibi durduruldu.

Yıl 2014…

“Kısa sürede tamamlanacak” denilen çalışmaların durdurulma nedeni belli… Mahkeme kararı…

Mahkeme tarafından “kamu yararına olmadığı” gerekçesi ile iptal edilen bir izin var.

“Tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanılmasını” sağlıyor.

Veren de Bakanlık…

İzin için önce Eskişehir’deki Toprak Kurulu’na başvuruluyor.

Toprak Kurulu’nun izin talebine verdiği karşılık olumsuz…

ESKİ Genel Müdürlüğü, bu karara Bakanlık nezdinde itirazda bulunuyor.

Bakanlık itirazı kabul ediyor…

Daha açık bir anlatımla da “tarım alanlarının tarım dışı amaçlarla kullanılmaları” için izin veriyor.

Köylüler, olayı yargıya taşıyarak “iznin iptali” talebinde bulunuyorlar.

Talebi değerlendiren, bir başka deyişle de davaya bakan yargı organı Eskişehir 2. İdare Mahkemesi…

Dava 26 Aralık2011 tarihinde karara bağlanıyor.

Karar köylüler lehinde…

Mahkeme heyeti incelemeler sonunda köylüleri haklı bularak “tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanılmasına olanak sağlayan” izni iptal ediyor.

Gerekçe de “kamu yararı bulunmaması…”

ESKİ Genel Müdürlüğü ve Bakanlık, kararı temyiz ederek davayı Danıştay’a taşıyorlar.

Talepleri belli…

“Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulması…”

Danıştay 6. Dairesi, talebi inceleyip kararını veriyor.

Karar “bozma talebinin reddi” yönünde…

Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen karar Danıştay 6. Dairesi tarafından da onaylanmış oluyor.

Tarih, 5 Aralık 2012…

ESKİ Genel Müdürlüğü ve Bakanlık bu kez de “onama kararının düzeltilmesi” talebinde bulunuyorlar.

Talebe verilen karşılık olumsuz…

Kararın tarihi 11 Mart 2014…

Bu karar “son nokta” anlamı taşıyor.

Gölet yapımının devam ettirilmesi için yapılabilecek hiçbir şey yok.

Karar gereği çalışmalar durduruldu.

Yıl 2017…

Aradan geçen süre 3 yıldan fazla…

Bu sürede meydana gelen değişiklikler oldukça fazla…

ESKİ Genel Müdürü bile dört kez değişti.

Şimdi yeni bir Genel Müdür var.

O da Suat Balcı… Bir yılını doldurmaya az kaldı.

Geleceğe yönelik hedefleri oldukça iddialı… Ulaşması için ilk şart “Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gözüne girmek…”

Neyse…

ESKİ tarafından yapılması gerekenler oldukça fazla…

Yapıldıkları söylenemez…

Onlar dururken gecesini gündüzünü ayırdığı bir çalışma var.

Gölet inşaatı…

3 yıl önce mahkeme kararı ile durdurulan çalışmaları yeniden başlattı.

Başlatmasına başlattı da nasıl?

Akıl sır erdirmek olanaksız…

Oluşan sorular oldukça fazla…

Daha önce yönelttik.

Yanıtsız kaldıkları için bir kez daha yöneltelim…

-En üst yargı organı olan Danıştay kararı ile durdurulan bir inşaat çalışması nasıl başlatılabilir?

-Soranlara “Toprak Kurulu’nda izin alındı” deniliyor.

Doğruluk derecesini bilemiyoruz.

Doğru ise “Danıştay kararını geçersiz” kılacak bir izin verilebilir mi?

İzin verenler ve bu izin doğrultusunda çalışma başlatanlar suç işlemiş olmazlar mı?

Başka sorular da var.

Ancak yinelemeye gerek yok.

Bu iki soru yeter.

Dedik ya… Daha önce de yönelttik… Üstelik de iki kez…

Soruları yanıtlaması gerekenler belli… En başta ESKİ Genel Müdürü Suat Balcı geliyor.

Soruları yanıtlaması gerekenler belli de gerekeni yaptıkları yok.

Deyim yerinde ise “kulaklarının üzerine yatmış” durumdalar.

Soruları bir kez daha yineledik.

“Boşuna” olduğunu biliyoruz.

Yine yanıtlamazlar.

Onlar yanıtlamazlar da bu sorular yanıtsız kalamazlar ki?

Sorulara yanıt vermelerini sağlayacak bir yol var.

O da soruların resmi sorgu makamları tarafından yöneltilmesi…

Bizim yönelttiklerimiz ve benzeri sorular, bir de Cumhuriyet Savcılığı tarafından yöneltilse… İşi susarak oldubittiye getirmeye çalışan o Suat Balcı yine yanıt vermeyebilir mi?

Elbette ki hayır… Bülbül gibi şakır…

Daha da önemlisi… Ortada ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan ve “suç oluşturduğu kanısı” yaratan bir çalışma var.

“Suç” oluşturup oluşturmadığını araştıracak olan makam da belli… Elbette ki Cumhuriyet Savcılığı…

Söylenilenlere bakılırsa Cumhuriyet Savcılığı’na yapılmış bir “suç duyurusu” da var.

Tut ki, “suç duyurusu” yapılmamış olsun… BAKIŞ sütunlarında aktarılan bilgiler de “suç duyurusu” anlamı taşır.

Cumhuriyet Savcılığı tarafından bir soruşturma başlatılsa çalışmaların yasalara aykırı olup olmadığı anlaşılır.

Eğer ortada bir “suç” yoksa çalışmayı yürütenler zan altında kalmaktan kurtulurlar… Yok eğer ortada “yasalara aykırı bir çalışma” varsa da yürütenler hakkında gereken yapılır.

Bakalım Cumhuriyet Savcılığı ne yapacak?

Bekleyip göreceğiz…