Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir “halkla ilişkiler bülteni” var.

Adı “Bizim Şehir”…

Çok sayıda bastırılıp ücretsiz olarak dağıtılıyor.

Nerede, nasıl bastırıldığı da dağıtılışı da ayrı bir hikaye…

Ama şu bir gerçek ki, maliyeti oldukça yüksek…

Deyim yerindeyse “dünyanın parası” harcanıyor.

Yazık ki ne yazık…

“Bizim Şehir” isimli bütenin son sayısı bastırılıp dağıtıldı.

İçeriğinde yer alan bilgilendirmeler arasında “doğruluğu tartışmalı” olanların sayısı oldukça fazla…

Onlar bir yana…

Şaşkınlık yaratan, “bu da nasıl olur” dedirten bir bölüm var.

Uzunca bir süredir tartışılan “Ilıca Barajı” ile ilgili…

Ağır suçlamalar içeriyor.

Suçlanan, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Adalet ve Kalkınma Partili üyeleri…

Suçlayan da Büyükşehir Belediye Başkanı…

Artık “bir klasik” haline gelen “engelleme” suçlamasını yineliyor.

Yalnızca bununla kalsa neyse… Bu kez “engelleme” suçlamasıyla yetinmeyip “kente ihanet” suçlamasında da bulunuyor.

Yapılan yalnızca bununla sınırlı değil… Dahası da var.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Adalet ve Kalkınma Partili üyelerinin fotoğrafları yayınlanıyor…

Yayınlanırken de “Suyun barajdan gelmesi için döşenecek boruların alım ödeneğini iptal eden AKP’li Meclis Üyeleri” sunumu yapılıyor.

Açıkça “işte Eskişehir’e ihanet edenler” denilmiyor.

Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “Eskişehir’e ihanet” suçlamasıyla birlikte değerlendirildiğinde denilmek istenen anlaşılıyor.

Akıllarınca “kurnazlık” yapıyorlar.

Aynı sayfada Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Cumhuriyet Halk Partili üyelerinin fotoğrafları da var.

Onlar da “Barajın yapımı için yatırım programını onaylayan CHP’li Meclis Üyeleri” sunumu yapılıyor.

Aynı olayla ilgili iki farklı sunum…

Sunumlara bakıldığında söz konusu işin ne olduğunu anlamak çok zor…

Olayı “anlaşılmaz kılmak” da bir başka “kurnazlık” olsa gerek…

Neyse…

Yapılanın tartışma yaratmaması düşünülemez…

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de tartışma yarattı.

Adalet ve Kalkınma Partili Ahmet Yapıcı eleştirilerde bulundu.

“…Bir belediye tüm organlarıyla bir bütündür. Siz Belediye’nin bir organı olan söz konusu bülten vasıtasıyla, belediyenin diğer organlarını suçluyorsunuz. Yanlış bir işlem. Belediyenin kaynaklarıyla yapamazsınız. Kendi paranızla gazetelere ilan verebilirsiniz. Ama belediyenin kaynaklarıyla belediyenin bir organını küçük düşüremezsiniz.

Bu yaptığınız ne etiğe sığar ne ahlaka sığar ne de vicdana sığar.

Eğer adalet olsun istiyorsanız, bir gün bu bültenin çıkarma yetkisini bana verin, bakın o zaman ben neler yazıyorum. Belediyenin nasıl yöneltildiğini bir yazayım da insanlar öğrensin…”

Yapılana tepki gösteren yalnızca Ahmet Yapıcı değil…

Mustafa Birsen ve Tuncer Köküer de tepki gösterdiler.

Mustafa Birsen “esefle kınama” yaptı.

“Biz sizi profesör ve politikacı olarak biliyorduk. Bu suretle sihirbaz olduğunuzu da öğrenmiş olduk” da dedi.

Tuncer Köküer’in yönelttiği suçlama da ağır…

“Halkı kin ve nefrete sevk etmek…”

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın suçlamalara karşı yaptığı savunma oldukça ilginç…

Yapılanı “habercilik” olarak nitelendiriyor.

“O haberdir. Vatandaşlar kim bunlar diye soruyor bana. Ben belediye başkanı olarak yaptıklarınızı halka anlatmakla sorumluyum. Burada daha önce demiştim kitap basacağım diye. İl başkanınız da hani kitap basacaktı demişti geçenlerde. Kitap da basacağım. Eskişehirlinin bilmesi gerekiyor. Bu şeffaflıktır, bu netliktir. Daha önce size bunu söylemiştim. Eskişehirlinin hangi gerekçelerle hizmetlerin engellendiğini bilmesi lazım…”

Büyükşehir Belediye Başkanı’nın söyledikleri böyle…

Kullandığı kavramlar dikkat çekici…

“Gazetecilik”, “şeffaflık”, “netlik”…

Son derece önemli kavramlar…

Büyükşehir Belediye Başkanı yaptığını açıklamak için bu kavramları kullanıyor.

İyi hoş da yaptıkları bu kavramlara uygun düşüyor mu?

Kesinlikle hayır…

Yapılanın “gazetecilik” ile uzaktan yakından ilgisi yok.

Daha da önemlisi… Büyükşehir Belediyesi- “Şeffaflık”-“Netlik”… Söz konusu bile olamayacak bir üçleme…

Yapılanı açıklamak için söylenilebilecek çok şey var.

Ama neyse…

Söz konusu olan bir kamu kurumu olunca söylemeye dili varmıyor insanın…