Siyaset arenasına girmeye hazırlanan yeni bir parti var.

Genel başkanı belli… Meral Akşener…

Deneyimli bir politikacı… Son partisi olan Milliyetçi Hareket Partisi’nde de önemli görevlerde bulundu.

1 Kasım milletvekili genel seçimlerinden sonra Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye karşı bayrağı açtı.

Önce olağanüstü kurultay çağrısında bulundu.

Çağrı karşılıksız kalınca da olağanüstü kongreyi “delege iradesi” ile toplamaya çalıştı.

Yeterli imza toplandı.

Bir başka deyişle de olağanüstü kurultay için gerekli “delege iradesi” oluştu.

Oluşmasına oluştu da genel merkez tarafından dikkate alınmadı.

Sonrası da malum…

Mücadele yargıya taşındı.

Yargı organları tarafından farklı kararlar alındı.

Son noktada da genel merkezin istediği oldu.

Alınan kararlar tartışmalı… Uzun süre tartışıldı da zaten…

Ama tartışmalar boşuna…

Genel merkez yönetiminin olağanüstü kurultay talebine karşı sergilediği tavır başlangıçta da sertti.

Giderek daha da sertleşti.

Meral Akşener partiden ihraç edildi.

İhraç edilen yalnızca o değil…

Sayıları oldukça fazla…

Genel merkezin “muhalefeti bastırmak” için yaptıkları yalnızca ihraçlar ile sınırlı değil… Çok sayıda il ve ilçede “operasyon” gerçekleştirildi.

“Operasyon” kapsamında yer alan iller arasında Eskişehir de bulunuyor.

“Eskişehir örgütü tepeden tırnağa değiştirildi” dense yeridir.

“Muhalefeti bastırmak” adına yapılan daha çok şey var.

Yapılmasına yapıldılar da işe yaradılar mı?

“Evet” demek olanaksız…

Muhalefet harekatı bastırılamadığı gibi her geçen gün biraz daha büyüdü.

Dahası bölünmüşlük derinleştikçe derinleşti.

Bölünmüşlüğün ulaştığı boyut, referandum sürecinde çok net olarak görüldü.

Genel merkez yönetimi ile muhalifler bir kez daha karşı karşıya geldiler.

Genel merkez yönetimi parti tabanını ve seçmenleri ikna etmek için yoğun çaba harcadı.

Ama boşuna…

Referandumda, genel merkezin kararına uymayan seçmenlerin sayısı oldukça fazla…

Referandum sürecinde “tarafların aynı partide bulunma olanağının kalmadığı” gerçeği de gözler önüne serildi.

Muhalifler için “yeni bir parti” kaçınılmazdı artık…

“Yeni parti” gündeme gelince öne çıkan isim de yine Meral Akşener oldu.

O da kolları sıvadı.

Sonunda parti “kuruluşa hazır” hale geldi.

Kurulacağı duyuruldu…

Duyuru ile birlikte Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopmalar başladı.

Türkiye genelinde istifalar bir birini izliyor.

Dün de Eskişehir’de istifalar oldu.

Açıklamaya bakılırsa istifa edenlerin sayısı 300…

Aralarında il ve ilçe örgütlerinin başkanları Oğuz Sever, Serdar Ulucan ve Ahmet Boztepe de var.

İstifa edenlerin sayısı az değil…

Bu kadarla da kalmaz… Devamı gelir.

İstifa etmesi beklenenlerin sayısı oldukça fazla…

“İlk posta” da yer almadılar.

Nedenini bilemiyoruz…

“Oğuz Severci görünmek istememiş” olabilirler.

Şu veya bu nedenle de olsa dün istifa edenler arasında yer almadılar.

Ancak kararlarını değiştirmeleri söz konusu değil…

Önümüzdeki günlerde onlar da istifa edebilirler.

Sayıları da dünkünden daha fazla olabilir.

Kent merkezinin yanı sıra dış ilçelerden de “istifa sinyalleri” geliyor.

Sinyaller boşa çıkmaz… Dış ilçelerde de çok sayıda istifa olur.

İstifalara bakıldığında “yeni parti Milliyetçi Hareket Partisi’ni sarstı” demek yanlış olmaz.

Bu da “sürpriz” değil…

Yeni partinin toplumsal yapıda nasıl bir karşılık bulacağını kestirmek olanaksız…

Bu konudaki söylemler oldukça iddialı…

İddiaların dayandırıldığı anketler de var.

Ancak burası Türkiye…

İddialı kurulup da hayal kırıklığı yaşayan çok parti var.

Onun için partinin toplumda bulacağı karşılık konusunda bugünden net bir şey söylemek doğru olmaz.

Yalnız bugünden görülen bir şey var.

O da yeni partinin Milliyetçi Hareket Partisi’ne etkisi…

Yeni partinin kurulmasıyla birlikte hem üye hem de seçmen bazında büyük kayıplara uğrayacağı kesin…

Yeni parti ile “kayba uğrayacak” olan yalnızca Milliyetçi Hareket Partisi olmaz.

Boyutunu bilemeyiz… Ancak şu veya bu boyutta da olsa diğer partilerde de kayıplar olur.

Elbette ki, yeni partinin kuruluşu “doğru” gerçekleştirilirse…

Neyse…

Dedik ya… Bugünden kesin bir yargıya varmak doğru olmaz… Bekleyip göreceğiz…