TÜLOMSAŞ… Geçmişi Cer Atölyesi ile başlayan asırlık bir sanayi kuruluşu…

Eskişehir ve ülke sanayisinde özel ve önemli bir yeri var.

Lokomotif üretmekle kalmadı, sanayileşme sürecinde tam anlamıyla lokomotif işlevi gördü.

Bugün de üretime devam ediyor.

Ancak “yapabileceklerini tam anlamıyla yaptığı” söylenemez.

Yaptıklarının kat be kat fazlasını yapabilir.

Yeter ki, olanak sağlansın.

Bugüne kadar çok şey söylendi.

“Tank üretecek” bile denildiği oldu.

Ne var ki, denilenler hep denildikleriyle kaldılar.

Şimdi TÜLOMSAŞ ile ilgili yeni bir söz var.

Sahibi de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan…

Geride kalan yılla ilgili değerlendirmelerde bulunurken TÜLOMSAŞ ile ilgili olarak söyledikleri son derece önemli…

“…Demiryolu sektöründe bu sene yapacağımız en önemli işlerden birisi, 96 YHT ile ilgili süreci sanayi işbirliği programı çerçevesinde yürütmek olacak. Yasadan kaynaklanan haklarla teknoloji transferi sağlanıyor.

Ülkemize YHT teknolojisini transfer edebilmek adına TÜLOMSAŞ’ ı pilot olarak belirledik.

YHT seti ihalesini kazanacak olan yüklenici 20 tanesini kendisi yapacak. Geriye kalan 60 tanesini de TÜLOMSAŞ’ta ortak yapacaklar.

Böylece teknoloji transferi gerçekleşmiş olacak.

96 setin son 16’sı tamamını TÜLOMSAŞ yapacak. Böylece teknolojinin tamamını transfer etmiş olacak ve kendisi YHT yapabilir hale gelecek. Düşündüğümüz milli ve yerli YHT setiyle ilgili konsepti tamamladığımızda artık ülkemizde milli ve yerli YHT yapabilir hale geleceğiz.”

Bakan Ahmet Arslan’ın söyledikleri böyle…

“Yeni yıl müjdesi” dense olur.

Öyle olmasına öyle de geçmişte “müjde” olarak sunulanların akıbeti ortada… Verildiklerinde oluşan ümitler hep suya düştü.

Onun için yeni “müjde” duyulduğunda hemen sevinilemiyor.

Kafalarda “acaba” oluşuyor.

Umarız ki, yeni “müjde” nin akıbeti geçmiştekilerden farklı olur.

Olursa da hem Eskişehir, hem de ülke ekonomisi büyük kazanımlar elde eder.

******

Ya içeriklerini incelese ne yapardı ki?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl parti yöneticilerini uyarıyor.

“Elektronik mektup” ile yaptığı uyarı “sosyal medya kullanımı” ile ilgili…

Önce önemi vurgulanıyor.

“…Örgütün, genel merkez tarafından yönetilen sosyal medya hesaplarına destek niteliğinde aktif kullanmaları son derece önem arz etmektedir” deniliyor.

Sonra “dil ve görsel kullanımı” konusuna dikkat çekiliyor.

“Dil kullanımında daha kurumsal ifadeler kullanılmalıdır. ‘Geldim’, ‘söyledim’, ‘yaptım’ gibi, ilgili kişi adına kullanılan ifadeler resmi hesaplarda kullanılmamalıdır.”

Uyarı böyle…

Sosyal medya kullanımı alabildiğine yaygınlaşmış durumda…

7’den 70’e hemen herkes kullanıyor.

“Sosyal medya hesabı” olmayanların sayısı “yok” denilecek kadar az…

Yaygınlaşması son yıllarda hızlansa da kullanılması yeni değil.

Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri tarafından nasıl kullanılacağının biliniyor olması gerek.

Ancak öyle değil demek ki…

Yoksa, Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl böylesi bir uyarı yapmaya gerek duymazdı.

Yaptığı uyarı “dil kullanımı” konusunda…

İçerik açısından bir şey söylemiyor.

Eskişehir’de yapılan paylaşımların içeriklerinden pek haberdar olmasa gerek…

Gerçi kendisini “toparlama açıklaması” yapmak zorunda bırakan bir paylaşımı biliyor ya… Diğerlerinden haberdar değildir.

Bir haberdar olsa… Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımları incelese… Ne yapardı ki?

Yapacağı “uyarı” ile sınırlı kalır mıydı ki?

Hiç zannetmiyoruz…

Belki “sosyal medya hesabını kullanma yasağı” bile getirmeyi düşünürdü.