Bugün 24 Ocak. Peki bu tarih birilerine bir şeyler hatırlatıyor mu? Bundan tam 37 yıl önce 24 Ocak 1980 tarihinde Türkiye boğuştuğu ekonomik krizi aşabilmek için bir dizi karar almıştı.Türkiye’nin 9’uncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in başbakanlığında Adalet Partisi azınlık hükümetinin işbaşında olduğu dönemden söz ediyorum. Yani henüz 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşmemiş, yağın, tuzun, çayın, sigaranın, şekerin tezgah altından satıldığı günlerdi. Diğer taraftan kardeşin kardeşe kurşun sıktığı, hemen her gün birkaç gencin hiç uğruna kara toprağa düştüğü günlerden geçiyorduk.
Cumhurbaşkanı seçilememiş, siyaset tıkanmıştı. Demirel ve kurmayları bir karar vermek zorundaydı. O zaman Başbakanlık ve Hazine Müsteşarı da yine daha sonra Türkiye’nin 8’inci Cumhurbaşkanı olacak olan merhum Turgut Özal’dı. Turgut bey ve ekibi uzun yurtdışı ve yurtiçi temasların ardından hazırladıkları ekonomik programı Demirel hükümetinin önüne koydular. TL döviz karşısında yüzde 66’lık bir develüasyona uğradı, halkın alım gücü bir anda düştü, finans piyasaları yeniden düzenledi, ekonomide serbest piyasaya geçişin yapı taşlarının oluşturulduğu söylendi.
Alınan kararların ardından tüpe de, yağa da, şekere de, sigaraya da ulaşım kolaylaşmasına kolaylaştı, ancak bu defada başka yapısal sorunlar baş gösterdi. Her neyse 24 Ocak denildiğinde ve her 24 Ocak geldiğinde benim hatırladıklarım bunlar olur. O günleri yaşayanlar bilir, yaşamayanlar için ne anlatsak film karesi gibi gelir insanlara…
+++
GEÇMİŞİ KOLAY UNUTMAK
Biraz nostalji yaptım 24 Ocak ile ilgili. O günleri yaşayanlar açısından “he öyleydi” diyenler olabileceği gibi “şunu da atlamışsın” diyenlerde çıkabilir. Ancak tarihten ders almazsak, tecrübelerden yararlanmazsak bugün ve yarına dair kalıcı adımlar atmakta zorlanırız. Türkiye bugüne kadar çok büyük badireler atlattı. Özellikle darbe dönemleri Türkiye’nin her defasında bir adım geri gitmesine sebep oldu. Aslında yıllar geçtikçe daha iyi anladığımız şey daha çok hukuk, daha fazla demokrasi ve daha gerçekçi ve adil demokratik hukuk devleti gerçeği oldu. Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin her türlü kaostan çıkabilmesinin yolu belli. Türkiye bugünlere kolay gelmedi. Geçmişi hatırlayarak geleceğimizi nasıl şekillendireceğimize karar verebiliriz. Onun için 24 Ocak kararlarını öylesine bir hatırlatayım istedim.
+++
BAK ŞU AHLAKSIZLARA…
Malum en kolay dolandırıcılık telefonla yapılan dolandırıcılık. Bugüne kadar hesaplabilen bir miktar var mı bilmiyorum, ancak bildiğim bir şey var ki vatandaşlara telefonla ulaşıp onları terör örgütleriveya başka şekillerde tehdit edip kandırarak milyonlarca liralarını çarpan ahlaksızlar zaman zaman yakayı ele verseler bilebu huylarından vazgeçmiyorlar. Bu ahlaksızlar her türlü ajitasyonu yapmaktan da vazgeçmiyorlar. Vali, belediye başkanı, seçilmiş veya atanmış tanınmış kişilerin isimlerini kullanmaktan bile tereddüt etmeyen bu ahlaksızlar alın teri ve büyük emekler ile kazanılanparalara konmayı hayal ediyorlar. Bazen sert kayalara çarptıkları da oluyor ama yine de vazgeçmiyorlar. Bu iş bir şekilde çözümlenmeli. Peki nasıl? Hukuk içerisinde en ağır cezaları vererek insanların emeklerini, tasarruflarını sormalarına fırsat vermemeliyiz. Bu konu artık kanayan bir yara haline geldi, hatırlatayım istedim.