Yenikent Polis Merkezi Amirliği’ne yapılmış bir şikayet var.
Şikayette bulunan genç bir kız…
Şikayet konusu “cinsel taciz iddiası…”
Oldukça ciddi ve düşündürücü bir iddia…
Olayı daha da düşündürücü kılan bir yan var.
O da şikayetçi olunan kişi… Belediye Meclisi üyesi konumunda bulunuyor.
İsmini şimdilik açıklamayalım.
Hakkında şikayette bulunan genç kız “dede” diyor.
Biz de öyle diyelim…
İddia konusu olayın geçtiği yer de bir işyeri… “Hediyelik eşya satışı yapılıyor” imiş…
Gelelim olaya…
Şikayetçi olan genç kızın ağzından aktaralım…
“Bir tanıdığımın işyeri var. Hem el sanatları öğrenmek hem de tanıdığıma yardımcı olmak için bu işyerine gidiyorum. 17 Ocak 2017 tarihinde saat 10.00 sıralarında yine tanıdığımın işyerine gittim. O da bazı işlerinin olduğunu söyleyerek işyerini bana bırakıp gitti. Bu işyerinin karşısında işyeri bulunan … Dede, saat 11.45 sıralarında beni işyerine çağırdı. Gittiğimde … Dede eline bir sağlık kitabı almış onu okuyordu.
Kendisine beni neden çağırdığını sordum.
Bana ‘karşıma otur ve elini ver bakayım, sana alternatif tıp uygulayacağım’ dedi.
Ben de sağ elimi kendisine uzattım.
Elimi biraz inceledikten sonra bana ‘böbrek rahatsızlığın mı var ellerin sigara kokuyor’ dedi.
Sonra ıslak mendil ile elimi sildi. Elimi sildikten hemen sonra tutmuş olduğu elimin orta parmağını ağzına alarak yalamaya başladı.
Bu davranışı karşısında şok oldum. Onun için bu yalama işinin ne kadar sürdüğünü bilemiyorum. Kendime geldikten sonra elimi çekerek ‘dede sen ne yapıyorsun’ dedim ve işyerinden çıktım.
Bu olayı önce kimseye anlatamadım.
20 Ocak 2017 tarihinde yine ban tanıdığımın işyerine gittim. Dede bana ‘günaydın’ dedi. Ben de kendisine ‘benim ile konuşmanı istemiyorum’ dedim. Bunun üzerine şahıs önünde bulunan tabureyi ayağıyla üzerime itekledi ve üzerime yürüyerek elini kaldırdı. Ancak bana vurmadı.
Benim gittiğim işyeri sahibi bayana ‘bunu burada görmek istemiyorum, bir daha çağırmayacaksın’ diye bağırdı. Sonra da koridora çıkarak güvenlik çağırdı. Ben karşılık vermeden arkadaşımın işyerine gittim.
Arkadaşıma olayı anlattım. Bana ‘bu durumu kimseye anlatma, senin adın çıkar, sen genç bir kızsın’ dedi. Ben de kendisini konuyu Belediye Başkanı’na kadar çıkartacağımı söyledim.
Hala olayın etkisi altındayım. Psikolojim bozuldu. Bana yaptığı davranış ve yarattığı psikolojik rahatsızlıktan dolayı şikayetçiyim.”
Şikayette bulunan genç kızın ifadesinden bölümler aktardık.
“Cinsel taciz” iddiasında bulunan genç kız ifadesinde yalnızca “dede” demiyor elbette ki… “Dede” olarak gördüğü şahsın ismini de veriyor.
Biz “dede” demekle yetindik.
Biz yalnızca “dede” demekle yetinsek de ismini tahmin edenler olacaktır.
Tahmin edemeyenler ya da “kesin bilgi sahibi olmak” isteyenler Yenikent Polis Merkezi Amirliği’ne bir başvursunlar. Belki öğrenebilirler.
Neyse…
Başlangıçta da belirttik.
İddia konusu olay oldukça düşündürücü…
Hakkında “cinsel taciz” iddiasında bulunulan kişinin sahip olduğu konum olayı daha da düşündürücü hale getiriyor.
İddia doğru ise yaşını baya almış bir Meclis Üyesi, kendisine “dede” diyen genç bir kıza karşı hiç olmayacak bir yaklaşımda bulunuyor.
Olacak şey değil…
Hani bir şarkı vardı geçmişlerde kalan…
“Ah dede vah dede
Sen neymişsin sen
Dillere düştüm
Senin yüzünden”
Şeklindeki nakaratı dillerden düşmez olmuştu bir zamanlar.
Olayı duyunca insanın ağzından dökülüveriyor.
O nakarat dillerden dökülüveriyor da işin şakaya gelir bir yanı yok.
İddia konusu olay gerçekten ciddi ve düşündürücü…
Dedik ya, iddianın doğruluk derecesini bilemiyoruz.
… Dede de kabul etmeyecektir zaten… Bilemiyoruz ama “torunum yaşında kıza öyle bir şey yapmadım. Yanlış anlamış” falan diyecektir.
İyi de genç bir kız “dede” dediği birisi hakkında neden böyle bir suçlamada bulunsun ki?
Neyse...
İddiayla ilgili bir soruşturma başlayacaktır nasılsa… O soruşturmayla birlikte neyin ne olduğu anlaşılır.
Bu arada merak uyandıran bir yan daha var.
O da genç kızın şikayetçi olduğu “Dede” nin bulunduğu işyeri…
Kendi üzerine kayıtlı olmayabilir.
Öyle olsa da yine merak konusu olur.
“Hediyelik eşya” satışı yapılan o işyeri kime ve nasıl tahsis edilmiştir?
İşyerinin tahsis edildiği kişinin o “Dede” ile bir yakınlığı var mıdır?
“Soruların muhatabı kim” mi?
Yalnızca “Dede” değil…
Asıl başka bir muhatap var.
Kimliğini ortaya koymamıza gerek yok.
Anlaması gerekenler anlamışlardır mevzuyu…