Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın konuğuyduk dün. Naci Hoca geleneksel yıllık basın toplantısını  geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Basın toplantısında geçmişin özetini yaptı ve geleceğe yönelik adımlardan söz etti.

 URAYSİM artık bilinen bir gerçek. Bu proje çok uzun bir sürecin ardından ete kemiğe bürünmeye başladı. Zaten URAYSİM konusundaki görüşlerini sona saklamıştı…

Asıl benim merak ettiğim ve üzerinde zaman zaman durduğu konu bir havacılık kenti olan Eskişehir’de her türlü ihtiyaca cevap verecek alt yapı donanımına sahip Hasan Polatkan Hava Limanı’nın tarifeli uçak seferlerine açılıp açılmayacağı idi.

 Rektör Prof. Dr. Gündoğan uzun süredir bu konunun üzerinde duruyor. THY yeni Genel Müdürü ziyareti bunun en somut örneklerinden birisiydi. Konuyla ilgili iki rakam verdi Sayın Gündoğan. Birincisi  Hava Limanı geçtiğimiz yıl 51 bin yolcuya hizmet verirken bu yıl tarifeli olmasa da 57 bin yolcuya hizmet vermiş. Rakam küçük değil. Ancak seferler tarifeli olmayınca sıkıntı orada başlıyor.

+++

KÜLTÜR VE KONGRE MERKEZİ

Uzun süredir Eskişehir’in bir Kültür Turizmi ile Kongreler şehri olması hayali var. Bu konuda da somut adımlar atılmış durumda. ETO’nun Fuar ve Kongre Merkezi  yapımı devam ediyor. Yine Rektör Sayın Gündoğan’ın açıklamalarından öğreniyoruz ki Anadolu Üniversitesi de 5 bin kişilik bir Kongre Merkezi çalışması başlatmış. İşte tam bu noktada Eskişehir’in hava yoluyla dünyaya açılmasını sağlayacak tarifeli uçak seferleri büyük bir ihtiyaç. Konuyla ilgili olarak Sayın Gündoğan çok umutlu ve bu işin muhtemelen Mart ayı içerisinde bir sonuca bağlanacağından duyduğu heyecanı bizlerle paylaştı. Yani Eskişehir için umutlu bir bekleyişin kapıları açılmış durumda. Umarız bu defada ellerimiz böğrümüzde kalmaz.

+++

KİMSE BANA NE DİYEMEZ…

Benim uçakla bir işim yok. Ancak bu şehrin geleceği açısından tarifeli seferlere gerçekten çok ihtiyacımız olduğunu bilir, onu söylerim. Bir taraftan turizm hamlesi, diğer taraftan termal turizm atağı, bir diğer taraftan kongre ve fuar merkezleri olma arzusu bu şehrin ekonomisine de, ticaretine de, sosyal hayatına da, gelişmişliğine de çok önemli katkılar yapacaktır. Sonuçta  kazanan Eskişehir olacaktır. Bu arada taşın altına üniversiteyi itip onları bu mücadelede yalnız bırakmak hiçbir Eskişehirliye yakışmaz. Yıllarca üniversiteler şehirle bütünleşmiyor, şehirle aralarına ördükleri beton duvarlar sebebiyle ayrı birer dünyaları var eleştirisi yaptık. Son yıllarda üniversitelerin duvarlarını yıkma pahasına yaptıkları hamlelere şehirden gerekli destek sağlanmaz ise bu kadar çabanın hedefine ulaşması çok da kolay olmaz. Eskişehir’in siyasi çekişmelerle, el etek çekiştirmeleri ile kaybedecek bir zamanı yok. Hepimiz Eskişehir ortak paydasında el birliği ile şehrin eksiklerini giderip bir adım sonrasına katkı yapabilmeliyiz. Onun için Sayın Naci Gündoğan hocanın hemen pek çok konuda söylediklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylüyorum..