AK Parti’nin açılımı Adalet ve Kalkınma Partisi. Açık ismiyle söylenip, yazıldığında orta yaş ve üzeri kuşağın hafzasında  amblemi kırat olan Adalet Partisi’ni hatırlatıyor ister istemez. Demokrat Parti’de çok partili hayatın başladığı 1946 seçimlerinde elde ettiği başarının ardından 14 Mayıs 1950’de gerçekleşen seçimlerde, “Yeter artık söz milletindir” sloganı ile  ezici bir çoğunlukla iktidara gelen türkiye’nin ilk merkez partisi konumundadır. Ne yazık ki 10 yıl süren iktidarı 27 Mayıs 1960 darbesiyle sonlandırılmış ve kapatılmıştı. Ancak partilerin tabela yapıları kapatılmasına rağmen fiziki bütünlüklerinin ve misyonlarının bitirilemediği 1969 seçimlerinde Demokrat Parti geleneğinden gelen siyasetçilerin içinde yer aldığı Adalet Partisi’nin tek başına iktidarıyla bir kere daha görülmüştü. Sonrasının hikayesi malum. 12 Eylül 1980 askeri darbesi ve kapatılan siyasi partilerden sonra açılmasına izin verilmesine rağmen tekrar eski ismiyle siyasi arenaya dönmeyen iki parti var. Birisi Adalet Partisi diğeri Milli Selamet Partisi. Her iki parti önce Doğruyol Partisi ve Refah Partisi’nde vücut bulmuş, ardından Doğruyol Partisi 12 Eylül ürünü Anavatan Partisi ile bütünleşerek Demokrat Parti çatısı altında ortaya çıkmıştı. Malum Refah Partisi kapatılınca ardından Fazilet Partisi o da kapatılınca Saadet Partisi ile misyon sahipleri yollarına devam ediyorlar.

+++

 AK PARTİ–DP BULUŞMASI…

Hikaye uzun lafı niye dolandırıyorsun, kulağını niye tersten gösteriyorsun diyebilirsiniz? Aslında yaptığım kısa bir hatırlatma. Çünkü her bir siyasi partinin kendine göre bir hikayesi var. Kimi uzun, kimi kısa. O kadar detaya girmeden hafıza tazelemek adına yazdım yukarıdaki bilgileri. Asıl temas etmek istediğim şey bugün tek başına iktidar olmasından çok öte 15 yıldır girdiği tüm seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başaran AK Parti’nin yöneticileri ile Demokrat Parti’nin son dönemde adından söz ettiren yönetim kadrosu geçtiğimiz gün Demokrat Parti’de buluşmuşlar. Her iki partinin yöneticileri şehir ve ülke gündemine dair görüş alışverişi yapmışlar. Bana göre işin aslı şu AK Parti yöneticileri TBMM’de ikinci tur görüşmeleri başlayan Anayasa Değişiklik Teklifi’nin referandum ayağında işi şansa bırakmak istemiyorlar. Bu sebeple en küçük ayrıntıyı bile atlamak istemiyorlar. Bu konulara ne kadar girdiler, girmediler bilmiyorum ama bu ziyaratten herkesin çıkarabileceği sonuç bundan başkası değil.

+++

SİYASET VE MARJİNALLİK

“Söz sizin ağzınızdan çıkana kadar sizin esiriniz, ağzınızdan çıktıktan sonra siz söylediğiniz sözün esiri olursunuz” der eskiler. Çok doğru ve yerine bir söz. Hele siyaset yapıyorsanız bin düşünüp bir konuşmalısınız, ya da alt yapınız çok güçlü olmalı. Siyasette “marjinal sözlerin prim yaptığı dönemler” geride kaldı. Marjinal söylemler gizli kapaklı kalmadığı gibi artık siyasi tavrınıza, tercihinize  zarar verir. Onun için benim özellikle de genç siyasetçilere önerim konuşurken  5 ALTIN KURAL uygulamasına dikkat etmeleridir. Şimdi onları sıralayayım 1-SUS, 2- DİNLE, 3-ANLA, 4- DÜŞÜN, 5- KONUŞ.

Belki birilerinin kulağına küpe olur da faydamız olur. Yoksa her aklına geleni söylemek, her konuda illa bir fikir açıklamak gibi kötü alışkanlıkların sahibi olmamak gerek. Aksi takdirde söylenebilecek yanlış bir söz gün olur karşınıza size bir şekilde iade edilir.