Yeni yıl başladı.
Büyükşehir Belediyesi’nde “sözleşmeli” olarak çalışan personelin sözleşmeleri yenilendi.
Yenilenmesine yenilendi de nasıl?
“Soruya yanıt” olarak Büyükşehir Belediyesi koridorlarından dışarıya yansıyanlar var.
“Olumlu” oldukları söylenemez.
Büyük bölümü de “yakınma” türünden…
Sözleşmeler yenilenirken belirlenen ücretler çok farklı…
Aslında öyle olmasında yadırganacak bir yan yok.
“Sözleşmeli” olsalar da tüm çalışanların ücreti aynı olmaz.
Ücretler eğitim düzeyi, deneyim ve yapılan işe göre değişir.
Onun için ücretlerin farklı olması “doğal” sayılır.
Ancak Büyükşehir Belediyesi’ndeki ücret farklılıkları “doğal” karşılanmıyor.
Tam aksine yadırganıyor, yakınmalara neden oluyor.
Boşuna da değil…
Yakınmaları “haklı” çıkartacak gerekçeler var.
“Yeni yıl zamları” yapılırken eğitim düzeyi, deneyim ve yapılan iş ve benzeri veriler dikkate alanmış değil…
Onların yerine dikkate alınan bir başka şey var.
O “yakınlık derecesi…”
“Eş-dost” olarak tanımlanabilecek personele yapılan zam “bol kepçe” denilebilecek türden… “Birilerinin yakını” olmayan personele yapılan zam ise “çay kaşığını bile dolduramayacak” kadar.
Söylenilenlere bakılırsa ciddi bir “haksızlık” daha doğrusu da “ayırımcılık” söz konusu…
Yakınmaların nedeni de o…
Böylesi bir “ayırımcılık” varsa yakınmalar için de “haksız” denilemez.
Yakınmalarla birlikte eleştirilerin yoğunlaştığı bir isim var.
O da Genel Sekreter Engin Çakmak…
“Hukukçu” olurlar.
Hem mesleği hem de bulunduğu makam gereği “adil olması” gerekir.
Ancak öyle olmadığı düşüncesi hakim…
Bu düşünce “yeni oluşmuş” değil…
ESKİ Genel Müdürlüğü için “uygun” bulunan bürokrat ile ilgili gelişmelere karşı sergilediği tavır ortada…
Bürokrat hakkında alınmış mahkeme kararı olduğu halde “idari soruşturma açma” gereğini bile duymadı.
Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Suat Ader’e karşı sergilediği yaklaşım da malum…
Belediye çalışmaları değil de “görüşülen kişiler” sorun olmuştu.
Tartışmalı uygulamaları oldukça fazla…
Onların üzerine şimdi bir de “ayırımcılık” iddiası eklenmiş oldu. “Dikilmiş tüy” gibi…
Böylesi bir yönetim anlayışının hakim olduğu bir kurumda “huzur” olur mu?
Elbette ki olmaz…
Büyükşehir Belediyesi bünyesinde de “huzurdan eser yok” zaten…
“Koridorlar kaynıyor” dense yeridir.
***
Aynı anlayışı paylaşıyorlar mı yoksa
10 Ocak, “Çalışan Gazeteciler Günü”…
Yayınlanan “kutlama” mesajlarının haddi hesabı yok.
Düzenlenen değişik etkinlikler de var.
En dikkat çekici olanlardan birisi de belediyeler tarafından düzenlenen “kutlama gecesi…”
7 Ocak 2017 Cumartesi günü gerçekleştirildi.
Davetli kapsamı oldukça geniş…
Muhabiriyle, yazarıyla, teknik elemanlarıyla tüm çalışanları kapsıyor. Arada bir yazanlar bile “davetli kapsamı” içerisinde…
Buna karşın kurumsal ve bireysel anlamda “kapsam dışı” tutulanlar var.
“Neden” mi?
Sorunun yanıtını bulmak zor değil…
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gecede yaptığı konuşmaya bakmak yeterli…
Katılanlara “nasihat” veriyor, daha doğrusu da kendi anlayışını dekte etmeye çalışıyor. Katılmayanların da arkasından atıp tutuyor.
Her zaman olduğu gibi yine aynaya bakma gereğini hiç duymuyor.
Davetli listesinin bu anlayışla hazırlandığı belli…
İyi de söz konusu gece yalnızca Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonu değil ki…
Tepebaşı ve Odunpazarı Belediyelerinin de “organizasyon ortaklığı” söz konusu…
Bir başka anlatımla da söz konusu organizasyon Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri tarafından ortaklaşa düzenlendi.
Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gazetecilere yaklaşımı malum…
Bunu davetli listesine yansıtması da ona yakışan bir tavır.
İyi de Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a ne demeli?
Gecenin düzenlenmesine ortak olurken davetli listesine müdahil mi olamadılar?
Yoksa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaklaşımı onlar tarafından da mı paylaşılıyor?
Merak etmemek elde değil…