Hamamyolu Projesi uygulamaya konuldu.

Uygulamaya konulmasıyla birlikte ortalık karıştı.

Tepkiler yükseliyor.

Tepki gösterenlerden birisi de Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Canan Oytan…

Oda yöneticileri ile birlikte “Eskişehir’de yaşayan yurttaşlar olarak mimar kimliklerini koruyarak” yaptıkları bir açıklama var.

İçeriği için söylenebilecek fazla bir söz yok.

Oldukça etkileyici bir açıklama…

Duygulanmamak elde değil…

“Mimarlar Odası olarak bizim bile görmediğimiz proje” ifadesi de oldukça dikkat çekici…

Bu ifadeyle birlikte gözlerin üzerine çevrildiği bir isim var.

O da Banu Gürlek…

Kendisi mimar… Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu’nda da yer alıyor.

Projenin hazırlık sürecinin başından itibaren işin içerisinde…

Düşüncelerini merak etmemek elde değil…

BAKIŞ sütunlarında dile getirdik… “Banu Gürlek ne düşünüyor ki” sorusunu yönelttik.

Soru yanıtsız kalmadı.

Banu Gürlek projeyle ilgili gelişmeler hakkında bilgi verip düşüncelerini açıkladı.

Önce gelişmeler…

“Projenin hazırlık süreci başladığında Odunpazarı Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda yer alıyordum. Aynı zamanda da Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu’nda da bulunuyordum.

Projenin hazırlık sürecine 2015 yılının Ağustos ayında Odunpazarı Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi olarak katıldım. Kenti Konseyi bünyesinde oluşturulan Hamamyolu Projesi çalışma grubunda da yer aldım.

Değişik tarihlerde 15 toplantı yapıldı. Toplantılara çalışma grubunun yanı sıra belediye temsilcileri, mahalle muhtarı ve esnaf temsilcileri de katıldılar. O dönemlerdeki çalışmalara katılanlar arasında iki üniversiteden temsilciler de vardı.

Toplantılarda ‘önce ne yapmak istediğimize karar verelim’ dedik.

Bunun üzerine anketler yapıldı. Anketlerle de belirlenen istekler doğrultusunda bir şartname hazırlandı.

Sonra ‘projeyi kim yapar’ noktasına gelindi.

Bu noktaya gelinince Mimarlar Odası ile temasa geçilip toplantılar yapıldı.

Toplantıya katılan mimarlardan fikir projesi istendi.

Ancak Eskişehir’deki mimarlar arasında fikir projesi hazırlayıp sunan olmadı.

Şehir dışından iki proje sunuldu.

O projeler incelemeye alındı.

İncelemeler sonunda da bir proje üzerinde karar kılındı.”

Banu Gürlek’in gelişmelerle ilgili aktarımları böyle…

Peki neden yarışma düzenlenmedi?

Bu, Mimarlar Odası tarafından da yöneltilen bir soru…

Banu Gürlek’in yanıtı Odunpazarı Belediyesi yetkililerinin söylediklerinden farklı değil…

“Biz her zaman yarışma isteriz. Anca yarışma belli bir süreyi kapsıyor. Hamamyolu Projesi’nde süre sıkıntısı oluştu. Onun için yarışma düzenlenemedi. Ayrıca her yarışma en güzel projeyi yaratır diye bir şey de yok.”

Bunlar tamam da ya proje ile ilgili düşünceleri…

Banu Gürlek’in düşünceleri “olumsuz” değil…

“Hamamyolu Caddesi’nde her gelen belediye bir şeyler yapıyor. Biz kalıcı bir proje uygulanmasını istedik. Proje hazırlık sürecinde de bölgedeki esnafa ve doğaya zarar vermeyecek bir proje hazırlamayı amaçladık. Bugün uygulamaya konulan proje başlangıç amacına uygun bir projedir.”

İyi de “doğaya zarar vermemek” amacı taşınırken o yok edilen ağaçlar ne olacak?

Banu Gürlek’in bu konudaki düşünceleri de belediye yetkilileri ile aynı…

“Ağaç kesilmesini elbette ki istemeyiz. Proje kapsamında bulunan kapalı alanlar nedeniyle bazı ağaçların nakledilmesi gerekti. Onların yerine çok daha fazla sayıda ağaç dikilecek.”

ODA BAŞKANI DA DEMOKRAT OLMALI

Banu Gürlek, Hamamyolu Projesi ile ilgili gelişmeleri ve projeye yönelik düşüncelerini açıkladı.

Mimarlar Odası Başkanı Canan Oytan ile aynı düşüncede değil…

Oda Başkanı’na yönelik eleştirileri de var.

Her şeyden önce Başkan Oytan’ın “haberimiz yok” ifadesini kabul etmiyor.

“Başkan açıklamasında caddenin önemini ortaya koyuyor. Böylesine önemsediği bir caddedeki projeye dahil olma için davet beklemesine gerek yoktu. Mimarlar Odası’nın her türlü doğa ve çevre katliamına karşı davet gelmeden müdahil olması gerekir. Türkiye genelinde de öyle oluyor zaten.”

Eleştirisi yalnızca bununla sınırlı değil…

Oda Başkanı’nın yönetim anlayışına yönelik eleştirileri de var.

“Açıklamada demokratlıktan söz ediliyor. Acaba kendileri ne kadar demokratlar. Ben 2016 Şubat’ından bu yana yönetim kurulunda yer alıyorum. O açıklamadan bir gün önce yönetim kurulu toplantısı vardı. Bana gönderilen toplantı gündeminde bu konu yoktu. Toplantıya katılmadığım için gündemde olmamasına rağmen görüşülüp görüşülmediğini bilmiyorum. Ancak görüşüldüyse bile açıklama yapılırken yönetim kurulu üyesi olarak bana da haber vermeleri gerekmez miydi? Bana haber verilmedi.

Gerçi ‘Oda Yönetimi olarak yapmıyoruz’ deniliyor ama açıklamanın yapıldığı yer Oda binası. Ayrıca Mimarlar Odası Başkanı’nın yaptığı açıklama, ne denilirse denilsin Oda yönetimini de bağlar.

Başkalarına demokratlık dersi verilmeden önce kendi yönetim anlayışının ne kadar demokrat olduğuna bakılmalı. Oda’da ne yazık ki demokratlık değil patronluk anlayışı hakimdir.”

Banu Gürlek’in eleştirileri de böyle…

“Haklı” olup olmadıklarını bilemeyiz.

Ancak ciddi bir sıkıntı olduğu kesin…

Oda bünyesinde kalmayıp dışarıya da yansıyor anlaşılan…