Türkiye’de en az terör belası kadar mücadele edilmesi gereken bir bela daha var. Nedir diye soracak olursanız söyleyeyim: UYUŞTURUCU…

Hem terörün en önemli finans kaynağı hemde geleceğimizi, çocuklarımızı, gençliğimizi zehirleyen çok tehlikeli ve büyük tehdit. On yıllardır mücadele ettiğimiz terörün silahına mermi, elemanına cesaret veren uyuşturucu ile mücadele konusunda yeni bir konsept gelişiyor. Devletin bizatihi kendisi uyuşturucu ile mücadelede savunmadan taarruza geçti denilebilir. Uyuşturucu konusundaki haberlerin düzenlenmesinden mücadele yöntemlerine kadar bir dizi yenilik mevcut.

Son birkaç günde üst üste yapılan operasyonlarda gösteriyor ki üstüne gidildikçe uyuşturucu baronları Eskişehir gibi genç ve dinamik nüfusun bulunduğu yerlerde torbacılarını destekliyor, cesaretlendiriyor. Onun için top yekün bir mücadele vermeliyiz uyuşturucu ile. Eğer bu mücadeleyi vermez isek, bu mücadelede gerekenleri yapmaz isek, askerimize ve polisimize, milletimizin terörle mücadele eden her birimine sıkılan kurşunlara seyirci kalıyoruz demektir. Onun için ben diyorum ki uyuşturucu ile mücadele sadece polisiye önlemler ile olmaz…Yapılan mücadeleyi asla küçümsemeyin.Çünkü uyuşturucu baronlarının oradan elde ettikleri her kuruş canlı bomba, Mehmetçiğe ve güvenlik güçlerimize sıkılan kurşun olarak geri dönüyor.

+++

DURMAYALIM DÜŞERİZ

 Cumartesi günü Eskişehirspor’un Balıkesirspor ile oynadığı maçı seyrettim. Eskişehirspor kalite olarak bu ligin gerçekten üzerinde bir takım. Bunu herkes görüyor ve takdir ediyor. Ancak dünyada hiçbir takım yoktur ki yenilmesin. İşi savsakladığınızda, gevşettiğinizde, ciddiyetten uzaklaştığınızda başınıza iş alırsınız. Cumartesi günü de öyle oldu. Eskişehirspor teknik ekibiyle ve sahada mücadele eden futbolcuları ile ne zaman rehavete kapıldı işte ondan sonra az daha başına iş alıyordu. Sezon başından bu yana hep söylediğimiz şey, orta alan direnci. Burada Eskişehirspor Hürriyet gibi tecrübeli, Ramazan gibi hırslı, Hasan Hüseyin gibi mücadeleci isimleri orta alana monte etti ondan sonra toparlandı. Balıkesir maçında gördük ki bu uyumu bozduğunuzda direnciniz düşüyor, mücadeleniz yetersiz kalmaya başlıyor. Denizli maçından ders alınmış alınmasına da, nasılsa maç bitti havasına girince olmuyor işte… Aman durmayalım düşeriz… Bizden uyarması…

+++

TARAFTARA ŞAPKA ÇIKAR…

Eskişehirspor taraftarı gerçekten şapka çıkarılacak, selam durulacak kadar saygı hak ediyor. Futbolu bilen, tribünde nasıl ve ne zaman hareketlenmesi gerektiğinin ortak aklını inşa eden Eskişehirspor taraftarı Balıkesirspor maçında da tribünleri doldurarak görevini yerine getirdi. Dikkat ediyor musunuz? Kendi evimizde oynadığımız Malatya maçından bu yana bir tek kere bile ceza almadık, kötü tezahüratı tribünden kovduk.

Yapılan şovlar ile takımın saha içerisindeki mücadelesine katkı verildi, itici güç olundu. Olması gerekende tam da budur aslında. Beklenen, istenen, özlenen Eskişehirspor taraftarı herkesi kendine hayran bırakıyor. Bu taraftarın bir şampiyonluk değil pek çok şampiyonluk açıkçası hakkıdır. Bu hakkı da bu sezon sonunda inşallah bileğimizin gücüyle söke söke alacağız.