Bir eylem planı yapabilmek …

Benim ‘takıntım’ gibi yorumlayanlar olabilir. Ancak ne turizm şirketim var, ne otelim, ne de turizm yatırımı yapmaya niyetlenen yakınlarım. Ancak bu şehrin geleceği açısından turizmin öneminin daha belirgin bir hale gelmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Laf-ı güzaf olsun diye değil. Bu şehirde işsiz insanlar iş, aşsız insanlar aş bulsun, esnafı – tüccarı biraz nefes alsın. Bu şehrin insanları GSMH’dan biraz daha yüksek paya sahip olsun derdindeyim.

Bilenler bilir, bilmeyenler için özetleyeyim. Ağaç diken adamın sultana verdiği cevabı. Soruyor  Sultan, “Sen o diktiğin ağacın meyvesini yiyebilecek misin?”  Bunun üzerine yaşlı adam “Ben dedimin diktiği ağaçların meyvesini yiyorum, torunlarımda benim diktiğim ağacın meyvelerini yer” cevabını veriyor.

Bugün için değil ama yakın gelecek için Eskişehir’in çocukları, Eskişehir’den yetişenler, göz bebeklerimiz için bu işin üzerinde durmakta yarar var. Onun için diyorum ki tam da insanlık tarihi kadar eski  kültürleri ve eserleri yaşatan topraklardaki değerlerin tanıtılması için illaki turizmin her alanında bir eylem planı yapabilmeliyiz. Bugünler için değil yarınlar için bunu yapmak ve başarmak zorundayız.

+++

KRİZLERİ YÖNETEBİLMEK

Eskişehirspor bu hafta sonu evinde Manisaspor ile zorlu bir maça çıkacak. Eskişehirspor çok rahat mı? Emin olun çok rahat değil. Devre arasına girilirken denizli maçında yaşanan Semih krizini atlatmak için çok çabaladı başkan Halil Ünal. Şimdi de bir Hakan sorunu olduğu konuşuluyor. Bu kadar sıkıntının arasında güçlü bir kadro kurarak takımın şampiyonluğa oynayacağını kamuoyunu inandıran başkan Halil Ünal umut ediyorum ki bu krizi de çözecektir eğer varsa. Ancak benim dikkatimi çeken konu şudur. Bu takımda krizleri yönetmesi gereken başkaları da olmalı. Teknik kadrodan yönetime uzanan çizgide gerekenler yapılmalı. Taraftarın dıyarıdan gördüğünü içerdeki yöneticiler görüp taşın altına elini sokmuyorsa ben insan olarak iyi niyetli düşünmem. Bu takımın şampiyonluğunda herkes pay sahibi olmak istiyorsa, en az saha içinde ter döken futbolcular, tribünde gırtlak patlatan taraftarlar kadar sorumluluk almalıdır.

+++

TANITIM DEDİĞİN BÖYLE OLUR

Şöye bir sloganla duyurdular etkinliği “DÜNYANIN MERKEZİNDE BULUŞMAK İÇİN ENFES BİR BAHANEMİZ VAR!”  Sivrihisar’dan bahsediyorum. Öyle uzun boylu değil ama kısa sürede duyurusu yapılan “Dövme sucuk festivali” ne binlerce kişi gitmiş. 2 ton sucuğun dağıtıldığı bu festivale ilgi gerçekten beklenenin çok üzerinde olmuş. Yani insanlar “Dünyanın merkezine” gitmek için “enFes bir bahaneyi” iyi değerlendirmişler. İşte tanıtım dediğin budur işte. Nasıl da olmasın. Ulusal kanallara kadar haber olabilecek güzellikte bir etkinlik olmuş. Sivrihisar hatırlanmış, Sivrihisar kendisini hatırlatmış. Ve dünyanın merkezini keşfeden adam merhum Nasreddin Hoca’nın  ruhu da, binlerce yıllık tarih ve kültür mirasının diğer sahiplerinin ruhları da şaad olmuş. Umarım bu tanıtımların gerisi gelir ve Sivrihisar’da hak ettiği değere ulaşır.