Anayasa değişiklik paketi ile ilgili referandum süreci resmen başlamamış olsa bile referandum sürecine girildi. İktidar “sistem” ana muhalefet “rejim” değişikliği üzerinden kampanya yürütecek belli oldu. Referandumdan nasıl bir sonuç çıkacak bunu kestirmek şimdilik zor. Ancak resmi süreç başlamamış olsa bile sahada çalışmalar hız kazandı denilebilir. AK Parti henüz teknik bir takım hazırlıklar yapıyor. CHP ise şimdiden saha çalışmalarını sürdürüyor. Bir taraftan durum değerlendirmeleri yapılıyor diğer yandan vatandaşı ikna turlarına devam ediyorlar. Bu defa gördüğümüz bir bir farklılık var saha çalışmalarında. O da CHP’nin de AK Parti’nin de sahada daha önce sadece kendi saflarına yakın STK’ları ziyaretten çok hemen her kesime yönelik ziyaretlerde bulunmaları.
Bu ziyaretlerin nezaketen bile gerçekleşmesi demokratik kültür açısından çok önemli. Misafirperverlik, siyasi görüş ayrılıklarına rağmen oturup konuşabilme yetisinin gösterilmesi daha önce pek olağan bir şey değildi. Ben hep konuşabilmeyi, karşılıklı fikir alışverişi yapabilmeyi önemsemiş birisi olarak yeni sürecin öteki mahalle baskısı ile oluşturulmuş duvarların yıkılmasına da önemli katkılar yapabileceğini düşünüyorum. Uçlar yerine merkezdekilerin oturup konuşabilmesi, müzakere edebilmesi son derece önemli. Bu tabloyu uzun süredir unutmuştuk, onu hatırlamak güzel ve mutluluk verici.
+++
FIRSATÇILIK KABUL EDİLEMEZ
Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen’in dikkat çekici bir açıklaması oldu. Sayın Birsen ticari hayatla ilgili ve özellikle de temsil ettiği küçük esnaf ve sanatlar açısından yaptığı değerlendirmede yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekerken özellikle kiralar konusunda yaptığı tespitle aslında bir yaraya parmak basıyor. Ekonomik gelişmeler ile ilgili çok fazla söze gerek yok. Esnaf nefes almakta zorlanıyor. Dövizdeki artışlar, üretim rakamları ve istihdam verileri alınan önlemlere rağmen bugün için çok olumlu değil. Bu olumlu olmayacak anlamına gelmiyor. Ancak kiralar konusundaki mülk sahiplerinin birazda krizden yararlanıp işin fırsatçılığı ve ekonomik gerçeklerle örtüşmeyen yaklaşımları gerçekten küçük ve orta ölçekli esnaf ve ticaret erbabının canını acıtıyor. Şimdi anlayış ve hoşgörü zamanı.
+++
AHLAKSIZLIĞIN BOYUTU
Vurgun ve soyguncular, dolandırıcılar gerçekten hiçbir sınır tanımıyorlar. Bu saydığım ifadeler ile bile tanımlamakta zorlanacağımız yaratıklar. Vali, belediye başkanı, terör örgütü terimlerini o kadar çok kullanıyorlar ki, anlaşılan vatandaş uyanmaya başlayınca başka yöntemlere başvurmaya başlamışlar. Örneğin Bilecik’te vatandaşları “icra dairesi” iddiasıyla dolandırmışlar. 300-400 TL’lerle ne kadar para dolandırdıkları belli değil. Bilinenler var, bilinmeyenler aysbergin tamamı gibi duruyor. Belki aynı yöntemi Eskişehir’de denediler haberimiz yok. Böyle bir şey olabilir mi Allah aşkına. Bu ne ahlaksızlık çukurudur ki, bu ne tarifi imkansız ahlaksızlıktır ki.. Bu toplum bu kadar neden bozuldu ? Gerçekten benim aklım almıyor. Aklı alan varsa bana izah etsin…