Eskişehir’de “ticaret merkezi” olarak tanımlanabilecek caddeler var.
İsimlerini sıralamaya gerek yok.
Kentin merkezi bölgelerinde yer alan caddeler.
“Ticaret merkezi” olmalarının yanı sıra kentin ulaşım ağında da önemli işlevlere sahipler.
Bu caddelerin geçmişteki hallerini bir anımsayalım…
Boş işyeri bulunmaz, “hava parası” verilmeden işyeri kiralanamazdı.
Faaliyet gösterenlerin büyük bölümünü de Eskişehirli tüccar ve esnaflar oluştururdu.
Ya şimdi?
Geçmiş günlerden eser yok.
“Ticaret merkezi” olarak tanımlanabilecek o caddelerde boş duran işyeri sayısı oldukça fazla… Sayıları her geçen gün de artıyor.
Hava kararmaya başladığında ışığıyla caddeleri aydınlatan işyeri sayısı çok az.
Sokak lambaları da olmayınca caddeler karalığı gömülüveriyor.
“Ticaret merkezi olan caddeler bitiyor” demek yanlış olmaz.
İyi de neden?
Soruya verilen yanıtlar çok farklı…
Ancak, ortak olan bir yanları var.
O da “ekonomik kriz”…
Eskişehir Esnaf Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen de konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Yaklaşımı dikkat çekici…
Açıklamasında “kriz” sözcüğünün “K” sı bile geçmiyor.
Kapanan işyerleri için gösterdiği neden “yaşlılık…”
“…Kapanan işyerlerin de ise çoğuna baktığımızda yaşlılık ön plana çıkmaktadır. Özellikle yaşlanan esnaf sanatkarlarımızın emekli olarak işlerine son verdiklerini gözlemleyebiliyoruz…”
Keşke onun dediği gibi olsa…
Ne yazık ki öyle değil…
Bir işyeri iyi iş yapıyorsa, bir başka deyişle de para kazanıyorsa “yaşlılık” nedeniyle kapanmaz.
Kapanıyorsa iş yapılamadığı, para kazanılamadığı içindir.
Ekrem Birsen’in kent merkezindeki boş işyerleri ile ilgili değerlendirmesi de oldukça ilginç…
Yine “kriz” in “K” sı bile yok.
Gösterdiği nedenler “otopark sorunu” ve “yüksek kiralar”…
“…Eskişehir’de yeni gelişen bölgelerde yapılan yeni inşaatlar ve onların altında oluşturulan iş yerleri bunun birinci nedenini oluşturmaktadır.
Şehir merkezindeki ana caddelerde yaşanan trafik sıkışıklığı, özellikle ana caddelerin otoparka dönüştürülmesinden sonra iyice artmış ve esnaflarımızın ana caddelerde iş yapamaz duruma gelmelerine neden olmuştur. Esnaf ve sanatkarlarımızın daha rahat işyerlerin açarak, halka daha rahat hizmet edebilecekleri, otopark sorunu olmayan yeni gelişen bölgelere kaydığını görmekteyiz…”
Gerçekten öyle mi?
Evet… Kent içi trafik içinden çıkılamaz bir halde… Ana caddelerin otopark haline dönüştürülmesi de büyük sorun yaratıyor.
Ancak, işyerlerinin arka arkaya kapanmasının tek nedeni bu olabilir mi?
Elbette ki hayır…
Kent içi trafik bu hale yeni gelmiş değil ki… Yıllardır böyle…
Ayrıca kent merkezinde kapanan işyerleri yeni bölgelere kaymıyor.
Ticari faaliyet sonlanıyor.
Dahası, yeni oluşan bölgelerde işyeri olarak yapılan yapılar da dolu değiller ki…
Boş olarak duranların sayısı oldukça fazla…
Üzerlerine asılan “kiralık” pankartlarının yazıları çoktan solmuş durumda.
Ekrem Birsen’in kent merkezindeki işyerlerinin boşalması ile ilgili olarak gösterdiği bir başka neden de “kira bedelleri…”
“Dükkan sahipleri çok yüksek kira istiyorlar. Yana yana bulunan işyerlerinin kiralarında bile büyük farklılıklar var. Dükkan sahipleri işinin iyi olduğunu gördükleri esnaftan hemen kirasını artırmasını istiyorlar. Dükkanlara fahiş fiyatta kiralar isteniyor. Kent merkezindeki işyerlerinin boşalmasının önemli bir nedeni de budur.”
Söylediklerine itiraz etmek çok zor…
Evet işyerlerinin kira bedelleri çok yüksek.
Yalnız bu “bugüne özgü” değil…
Faaliyette olan işyerlerinin kira bedellerinde “yüzde yüzlük bir artış” falan yok. Yasaların belirlediği artışlar yapılıyor.
Ancak daha önceki yıllarda “yüksek kira bedeli” pek sorun olmuyordu.
Şimdi büyük sorun…
Nedeni de “işlerin kesat” olması…
İşyerlerinde personel ve kira bedelini karşılayacak kadar para kazanılmıyor.
“Zarar” hanesindeki rakamlar büyüdükçe büyüyor.
Öyle olunca da işyerlerinin kepenkleri bir daha açılmamak üzere kapanıyor.
Ayrıca kent merkezindeki işyerlerinin kira bedelleri yüksek de yeni bölgelerdeki kira bedelleri düşük mü?
Kesinlikle hayır.
Yeni işyerleri için “dudak uçuklatan” kiralar isteniyor.
Durum bu da mülk sahiplerine yaptığı çağrıya katılmamak elde değil…
Kira bedellerini belirlerken ekonomik koşulları dikkate almalılar, mevcut kiracılarına sahip çıkmalılar.
Aksi takdirde kendileri de zarar görüyorlar.
Biraz fazla kira almanın peşinde koşarken hiç kiracı bulamıyorlar.
Neyse…
Eskişehir’in ticari yaşamında ciddi bir küçülme söz konusu…
Bunu yalnızca yerel koşullarla açıklamak olanaksız…
Geneldeki ekonomik krizin bir yansıması…
Birlik Başkanı Ekrem Birsen’in bunu görmemesi düşünülemez. Elbette ki görüyor.
Kendi gördüğünü “gözlerden kaçırmaya” çalışıyor.
Ancak çabaları boşuna…
Gerçekleri herkes görüyor, dahası sıkıntısını da yaşıyor.
Onun için kimseyi ikna edemiyor. Üstüne üstlük bir de ağır sözlerin hedefi oluyor.
Yapma başkan yapma…