AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak önemli bir konuyu gündeme taşıdı.
Albayrak’ın iddiasına göre, eski CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz döneminde Eskişehir Büyükşehir Belediyesine ait Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde üç ayrı siyasi program gerçekleştirildi.
Bu programların kira bedelleri hesaplandığında ortaya yaklaşık 550 bin TL’lik bir rakam çıkıyor.
Albayrak’ın talebi oldukça net:
“Bu bedel tahsil edilmeli.”
Yani kısacası:
“550 bin TL’yi ödeyin!” diyor.
Buraya kadar her şey normal.
Ancak küçük bir ayrıntı var.
Gürhan Başkan söz konusu dönemin il başkanı bugün artık CHP’de değil.
Söylediğiniz gibi ihraç edilmiş, farklı bir siyasi oluşuma yönelmiş eski bir il başkanından bahsediyoruz.
Yani siz eski defteri açmışsınız ama borcun muhatabı çoktan başka bir sayfaya geçmiş olabilir.
Çünkü bugün CHP’nin Eskişehir’deki kurumsal temsilcisi Volkan Enver Kılıç.
Dolayısıyla bu işin muhatabı da mevcut CHP yönetimi oluyor.
Çünkü ortada kişisel bir borç değil, siyasi bir organizasyonun bedeli var.
Sonuçta o programlar bir kişinin özel etkinliği olarak değil, CHP çatısı altında gerçekleştirildi.
Bence hiç vakit kaybetmeden telefonu elinize alın ve Volkan’ı arayın!
Hatta benim selamımı da söyleyin.
“Volkan Bey AKM’nin 550 bin liralık küçük bir ödemesi varmış. Bir zahmet siz hallediverin. Kuantum Özge de çok selam söyledi” deyin.
Yüzünüze kapatırsa sorumlusu değilim ha!
Artık borcu duyunca mı kapatır Özgeyi duyunca mı orasına ben karışmam.
Ama kapatma ihtimali var.
Gerçi AK Parti’yi duyunca gülümser o…
Kapatmaz.
Yakın bulur sizi…
Ayrıca 550 bin TL büyük bir siyasi parti için öyle altından kalkılamayacak bir rakam değil.
Bir kongredeki sahne düzenlemesi...
Birkaç toplantıdaki ikram...
Biraz süsleme, biraz organizasyon...
Derken siyasi harcamaların arasında kaybolabilecek bir rakam.
Ama tabi şu ihtimal de var.
Volkan Enver Kılıç şöyle diyebilir:
“O benim dönemimde değildi.”
İşte o sihirli cümle…
Ne zaman sıkışsanız imdadınıza yetişir.
Eski yönetimler gider, faturalar kalır.
Başkanlar değişir, dosyalar aynı yerde durmaya devam eder.
Koltuk değişir ama “ben o zaman yoktum” cümlesi hiç eskimez.
O yüzden Sayın Albayrak’a naçizane önerim…
Volkan Enver Kılıç’ı arayın.
Benim de selamımı iletin.
Belki beni sosyal medyadan engellemiştir ama hatırımız hâlâ vardır.
İki eleştirdik diye bütün kapıları kapattı ama olsun...
Siz söylersiniz başkanım…
“Özge herkesi eleştiriyor, kaldıramadın mı, bak benden duymadın, bu daha başlangıçmış” diye…
Bu tabi işin şakası…
Bizim gönül kapımız geniştir.
Hem belki bu vesileyle aradaki buzlar erir.
Hem de şu 550 bin liralık mesele tatlıya bağlanır.
Düşünsenize...
Tek bir telefon.
Bir selam.
Bir de küçük bir ödeme.
Hem belediyenin hesabı kapanır, hem iki insan arasında yeni bir sayfa açılır.
Sayın Albayrak, siz bu işe sadece tahsilat gözüyle bakmayın.
Belki de 550 bin lira vesilesiyle küçük bir barış köprüsü kurulur.
Böyle bakınca mesele artık sadece para değil...
Bu aynı zamanda bir “gönül alma” projesidir.
Vallahi büyük hayır olur!