Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Masası, Eskişehir’e geldi. Masayı oluşturan milletvekilleri, toplantılara katıldılar, ziyaretlerde bulundular.
Sanayici, tüccar ve esnafın sorunlarını dinlediler.
Bu arada hiç duymak istemediklerini de duydular…
Onları duyuran esnaf ya da tüccar değiller… Partinin temsilcileri…
Şaşırtıcı diyaloglar var.
Birisinin yaratıcısı Jale Nur Süllü…
Ağzından çıkanlar inanılır gibi değil…
‘’…Beni tanımayan örgütü ben de tanımam…’’
‘’Eskişehir CHP’li bir şehir değil… Yılmaz hocam ve Ahmet abimin başarılı çalışmaları sayesinde oy alıyoruz…’’
‘’Bazı belediyelerde mafyatik ilişkiler olduğu söyleniyor…’’
Ve benzeri inanılmaz sözler…
Bakış sütunlarından aktardık…
Parti bünyesinde yarattığı tepki çok büyük…
Partililer neler söyledi neler…
Bir ölümünü aktardık… Ancak aktaramadıklarımız çok daha fazla…
Ekonomi Masası’nın ziyaretleri sırasında yaşanan ‘’şok olay’’ yalnızca Jale Nur Süllü’nün yarattığı ile sınırlı değil…
Bir başka olay daha var.
Yaşandığı yer Mahmudiye…
Olayın yaratıcısı da Dursun Büdüş… Hem Mahmudiye, hem de Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi…
İlçeye gelen milletvekillerinin karşısına geçip bağırmaya başlar…
‘’Bu Yılmaz hoca da yetti artık. Kaç yaşına geldi hala aday olmaya çalışıyor. Bir daha aday falan olmasın…’’
Ve benzeri sözler söyler.
Ortalıkta buz gibi bir hava oluşur.
Milletvekilleri duydukları karşısında şaşırıp kalırlar… Ne diyeceklerini bilemezler.
Meclis üyesi Dursun Büdüş’ün yaptığı iş değil…
Yerel seçimlere baya bir süre var.
Gündemde ‘’aday belirlemesi’’ diye bir şey de yok.
Dahası, o misafir milletvekilleri ‘’Eskişehir denetmeni’’ falan da değiller.
Geliş nedenleri çok farklı…
Yapılan son derece yanlış… Son derece yakışıksız da…
Ancak Milletvekili Jale Nur Süllü’nün yaptığı da malum…
Onun yaptığının yanında Belediye Meclisi Üyesi Dursun Büdüş’ün yaptığı çok hafif kalır.
Neyse…
‘’Yakışıksız olay’’ Mahmudiye’de kalmaz…
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e aktarılır.
Yılmaz Büyükerşen çok öfkelenir.
Öfkelenmesi doğal…
Ancak yalnızca öfkelenmekle kalmaz…
Hemen İl Başkanı Recep Taşel’i arar…
Olayı, kim nasıl aktardıysa Recep Taşel’e da bağırır, çağırır…
‘’…Neden konuşturuyorsunuz böyle adamları, yoksa siz mi organize ediyorsunuz’’ türünden sözler söyler…
Bu kadarla da kalmaz…
‘’O adamı hemen partiden atın’’ talimatı da verir.
Recep Taşel, şaşırıp kalır…
En küçük bir kusuru yokken öfkenin hedefi olur.
Dedik ya, Mahmudiye ve Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Dursun Büdüş’ün yaptığı iş değil…
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in öfkelenmesi doğal…
Ancak öfke ile yaptıkları için de ‘’doğal’’ denilemez…
Her şeyden önce Recep Taşel, Büyükşehir Belediyesi’nin bir daire başkanı falan değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanı…
Büyükşehir Başkanı, öyle telefon açıp ‘’atın şunu partiden’’ diye talimat veremez…
Gerçi Yılmaz Büyükerşen, böylesi bir talimatı ilk kez veriyor değil… Daha önceki il başkanlarına da benzeri talimatlar vermişliği var.
Neyse…
Belediye Meclisi üyesinin yaptığı iş yanlış… Yılmaz Büyükerşen’e göre ‘’parti suçu’’ da olabilir.
Öyleyse yapacağı iş belli…
‘’Partiden atılma’’ gerekçesi yaptığı olayı somut kanıtlarıyla ortaya koyar… Sonra da yazılı olarak şikayette bulunur…
Yapması gereken bu…
Parti tüzüğü ve parti içi işleyişini gereği böyle…
Ancak Yılmaz Büyükerşen bu… Ne zaman parti tüzüğüne bağlı kaldı ki şimdi kalsın…