CHP’ye Sivrihisar’da 74 yıl aradan sonra seçim kazandırarak tarihi bir başarı elde eden Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, son dönemde siyaset koridorlarında en çok konuşulan isimlerin başında geliyor.
Bunun gerekçesi ise başarılı hizmetleri kadar “gelecekteki siyasi rotasının ne olacağı” ile de ilgili.
Kimi diyor CHP’de kalır, kimi diyor Özel’in kurduğu partiye geçer, kimisi de diyor ki bağımsız olarak yoluna devam eder.
Ama ismi bunlardan daha ziyade AK Parti ya da MHP ile anılıyor.
Aslında bu yakıştırmalar yeni de değil. CHP’deki kaotik ortam sebebiyle son günlerde daha yüksek sesle telaffuz edilir oldu, o kadar.
Yoksa Başkan Dökmeci ile ilgili bu husus, seçim zaferini ilan ettiği günün sabahında çoktan başlamıştı bile. Sebebi de “sıra dışı bir siyasetçi” olmasından başka bir şey değildi.
Sadece bir siyasi zümrenin değil, her kesimin kabul ettiği bir isim olması ve vatandaşlara hizmet konusunda apolitik bir yaklaşım sergilemesi ilk andan itibaren dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştu.
Ve kısa sürede de kendi partililerinin yanı sıra muhafazakar ve mütedeyyin seçmenden de ciddi bir karşılık bulmaya başlamıştı. Ki o gün bugün, durum aynı şekilde devam ediyor.
Ama sağ parti yakıştırmalarının gerekçeleri sadece bunlarla sınırlı değil.
Dökmeci’nin, CHP örgütünden yetişen bir siyasetçi olmaması hatta gençlik yıllarında Ülkü Ocaklarında hizmet vermiş olması da fısıltı gazetesinde isminin sıkça geçmesinin bir başka nedeni.
Diğer yandan partisinin Eskişehir’deki bazı kurmayları tarafından dışlanması, kendisine yönelik ölüm tehditleri karşısında bile bu isimlerden yeterince destek görememesi ve gerçekleştirmeye çalıştığı pek çok hizmetin yine bu isimlerce sabote edilmeye çalışılması da Dökmeci’nin siyasi projeksiyonun değişebileceği yönünde bir izlenim veriyordu.
Neticede Eskişehir’deki partili oligarklar Dökmeci’yi bir türlü kabul edemedi. Belki de hazmedemedi demek daha doğru.
Çünkü onlara göre CHP’de başkanlık mertebesinde olacak bir kişi kesinlikle parti örgütünden gelmeliydi. Gelmiyorsa da; bir dediklerini iki etmemeli, her koşulda kendilerine biat etmeliydi.
Hatta çok az kişinin bildiği o gerçeği de açıklamanın sanıyorum ki tam zamanı: “Seçimi kazanabileceğine ihtimal verseler, Dökmeci’yi zaten aday da göstermeyeceklerdi.”
Ama kim bilebilirdi ki Dökmeci’nin canını dişine takıp; köy köy, hane hane dolaşarak seçim aritmetiğini değiştirebileceğini…
Ve 74 yıl sonra ilk kez CHP’ye Sivrihisar’da seçim kazandırabileceğini…
***
Sonuç olarak Dökmeci’nin parti değiştireceğine yönelik beklentiler bundan sonra da artarak devam edecek.
Ki geçtiğimiz günlerde CHP Sivrihisar Gençlik Kolları Başkanının görevden alınmasını, bardağı taşıran son damla olarak görenler epey fazla.
Hani haksız da sayılmazlar efendim; sırf kendi partisinin belediye başkanının yanında yer alıyor diye partinin önemli bir neferi görevden alınıyorsa, bu yaklaşım söz konusu belediye başkanı açısından kolay kolay sineye çekilecek bir durum değildir.
Kolunu kanadını kırmaya çalışmakla eşdeğerdir hatta o belediye başkanına açık bir şekilde siyasi operasyon çekmektir.
Özetle; “Dökmeci, bundan sonrası için nasıl bir karar verir?”, bu konuda net bir şey söylemek olanaksız.
Ama bir ayrılık söz konusu olursa, bu durumun temel sebebinin CHP’li kurmaylar olacağı kesin.
Yorum sizlerin.
Bendeniz cuma günü yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Giden midir terk eden, yoksa kalan mı?
- Can YÜCEL