Berhan Şimşek…

İlk anımsadığım Orhan Aksoy’un yönetmenliğini yaptığı “Acımak” filmindeki başarılı oyunculuğu…

Daha birçok filmde tabii…

Sonrası etkili ve güçlü bir siyaset ile 2010 yılı itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki siyasi kimliği…

Oyunculuğundan daha mı etkili? Tabii ki aynı segmentte değil ama yine de daha çok öne çıktı diyemeyiz.

Siyasette il başkanlığının etki alanı ile sınırlarını aşar mı? Aşmalı mı? Bu sınır nerede başlar? Nerede biter? Birçok şey gibi bunu da kestiremiyoruz.

Açıkçası belki de birçok şey yeniden yapılandırılıyor.

Buna “Creative bir çalışma…” diyerek ne kadar güzelleyebiliriz? Üzerine düşünülebilir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevden alınan Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz bana hep, muhalefeti abartılıp savaşa dönüştüren ve her durumda sokakları işaret eden 70’li yılların siyaset anlayışını hatırlatıyor.

O dönemin en çok etkisinde kalan nadir insanlardan.

Muhalefetin günümüzde verildiği yer malum, kendi içinde birbirleri ile olan muhalefet anlayışı..

Bugün bir de baktık Berhan Şimşek de sınırlarını aşıp Eskişehir’e kadar uzanıp Talat Yalaz’ı hedef alan sert ve hakaret dolu ifadeler ile bu ifadelere cevap veren Talat Yalaz tartışmasını izledik.

Siyasetin, hatta muhalefetin geldiği nokta inanılır gibi değil.

İl başkanları birbirlerine hakaret ediyor.

Şimdi şu duruma bakınca sadece Eskişehir’de değil Türkiye’nin 81 ilinde yaşanan bu Cumhuriyet Halk Partisi ve daha çok butlana muhalif olan yeni parti tarafı görevden alınanların yerine atanacak il başkanı bulmakta ciddi zorlanacaklardır.

Sıradan bir dönem olsa il başkanlığı için herkes adeta sıraya girecekken şu ortam şahısları ciddi itibarsızlaştıracak, hatta siyaset yapmalarına bile engel olacaktır.

İmamoğlu’nun “Bu hadise Türkiye’yi hatta Cumhuriyeti hedef almaktır.” ifadesinden haricen yeni bir açıklaması, hatta işareti yok denmiş ama kendi iç kavgaları dışında ülkenin menfaatine ettikleri bir muhalefet yok. İnsanlar aslında o kadar önemsemiyor butlanı… “Bu sıkıntıları kim çözebilir?” arayışı içinde.

Sonuçta iki CHP olduğunda bu tamamen Cumhur ittifakına yarar.

Yalaz, çok sert ve ‘yanlı’ bir tavır içinde. Avukat olmasına rağmen karara hukuki bir yorum getirmediği gibi kabullenmiyor da.

Bu sert üslubu nedeniyle kendinden yaşça büyük ve siyaseten kıdemli bir bayan olan Jale Hanım’a da düşüncelerine saygı göstermeden saygısızca sert bir tutum içerisinde.

Ayşe Başkan’a olan yakın olma çabası ona yeni partide nasıl yer açar? O da muamma…

Siyaset ne zaman eski haline döner? İktidar partisi ne zaman karşısında gerçek bir muhalefet partisi görür bilinmez ama mutlak butlan, hatta Özgür Özel CHP’si öncesinden Kılıçdaroğlu döneminde de son 26 yıldır hiçbir zaman muhalefet partisi olmanın hakkını verememişti.

Görünen o ki ülkede daha çok uzun yıllar, ‘muhalefetsiz iktidar’ anlayışı eskinin ezberini unutturacak.

Berhan Şimşek‘in Talat Yalaz özentisi, yine Talat Yalaz’a hakaret ederek varlık gösterme çabası da en az Talat Yalaz kadar kendine, hatta partisine zarar verecek.