Odunpazarı Belediyesi’nde işler yine karıştı.

Bu kez mesele sendika...

Önce bir geçmişe gidelim ama…

Malum Odunpazarı Belediyesi’nin çalışanlarından ve Kazım Kurt’un sağ kolu da olan Deniz Kalkan Belediye-İş Sendikası başkanlığına aday oldu.

Birkaç yıl önce...

Kendisini Kazım Kurt destekledi.

Ancak belediye desteğine rağmen Deniz Kalkan Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak karşısında seçimi kaybetti.

Şimdi yeni bir taktik gelişti.

CHP’nin butlancı başkanı Kemal Kılıçdaroğlu herkese kötü örnek oluyor desem yanılmam.

Mahkeme kararıyla CHP’nin başına gelince ve partiyi böl, dağıt parçala sürecine sokunca herkes de aynı etki oluşuyor.

Herkes birbirini örnek alıyor.

Kaybedenler kazanamadığı seçimler için belirli yöntemlere başvuruyor.

Eleştirdiklerinin aynısı oluyor.

Deniz Kalkan’ı destekleyen ancak kaybeden Kazım Kurt yenilgiyi hala unutmamış olsa gerek şimdi de Çağdaş Sen sendikası altında örgütlenmeye başlamış.

Yani destek veriyor.

Görünen yüzünde Deniz Kalkan ve Güney Demirdaş var.

Deniz Kalkan’ın şube başkanı olması amaçlanıyor.

Gerçekten!

Ben duyunca çok şaşırdım!

Amacı da anladım.

Amaç belli...

Amaç Belediye İş Sendikasını öldürmek...

Sendikanın içini boşaltmak...

Etkisiz hale getirmek...

Belediye İş Şube Başkanı Kemal Azak, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Örgütlü olduğumuz Odunpazarı A.Ş.‘inde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi’nin süreci 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam etmektedir. Buna rağmen yeni kurulan bir sendikanın, belediye yönetiminin ve Belediye Başkanının adını kullanarak işçiler üzerinde baskı kurduğu, çalışanları zorla sendika üyeliğine yönlendirmeye çalıştığı yönünde çok sayıda şikâyet tarafımıza ulaşmaktadır.

Hiç kimse işçilerin sendika seçme özgürlüğüne müdahale edemez. Belediye Başkanının adını kullanarak ya da amirler aracılığıyla çalışanlar üzerinde baskı kurulması, sendikal özgürlüğe aykırıdır ve hukuki sorumluluk doğurabilecek ciddi bir durumdur. Tüm çalışanlarımızın bu konuda bilinçli olmasını istiyoruz.”

Yani Kemal Kılıçdaroğlu ve cephesini bölmekle eleştirenler aynı girişimi sendika üzerinden deniyor.

Bir zamanların yenilgisini hazmedemeyenler çareyi işçileri bölmek adına kurulan yeni bir sendikada birleşilmesini isteyerek, baskılarla diğer sendikayı yok etmeyi amaçlıyor.

Yani “mutlak butlan” sendikacılar işçileri ikiye ayırıyor.

Bir tarafta ölen bir sendika var, diğer tarafta ölünün üzerinden kurulmaya çalışılan bir güç!

Butlan sendika yorumum ilginç gelebilir.

Elbette mahkeme kararı yok ama sonunda bölmek ve yok etmek amaçlanıyorsa soruyorum size....

Onların butlancılardan farkı nedir?