Ve o kritik gün geldi efendim.

Özgür Özel’in “Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da. Ya partimizi geri alacağız, ya bunun bir yolunu bulacağız ya da yeni bir yol açacağız” sözlerinden sonra şimdi tüm dikkatler bugün açıklanacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemeden çıkacak kararı bilemesek de ortaya konulan delilleri göz önüne aldığımızda Özel ve ekibinin istediği yönde bir karar çıkması zor gözüküyor.

Bu durumda ise Özel’in gün içerisinde yapacağı açıklamayla “Yeni Parti” ile ilgili start vermesi bekleniyor.

***

Açıkçası efendim; siyaset dünyasındaki beklenti genel olarak bu şekilde olsa da, bugün “Yeni Parti” ile ilgili bir karar alınacağına pek ihtimal vermiyorum.

Hatta kısa ve orta vadede de böyle bir adım atılmasını beklemiyorum…

Nitekim iktidar hedefiyle yola çıkacak bir parti kurmak turşu kurmaya benzemez.

Çünkü bunu gerçekleştirebilmek için pek çok majör sorunu çözebilme kabiliyet ve yeterliliğine sahip olunması gerekir.

Nedir onlar?

En başta yasal mevzuatın sağlanması koşulu geliyor.

Yeni kurulan bir siyasi partinin seçime girebilmesi için oy verme gününden en az 6 ay önce illerin en az yarısında (şu anki durumda en az 41 il) teşkilatını kurmuş ve büyük kongresini tamamlamış olması şartı var.

Tamam; Özgür Özel’in, teşkilat için gerekli insan kaynağı konusunda hiçbir sıkıntı yaşamayacağı kesin.

Lakin işin bir de parasal boyutu var.

Şöyle ekibiyle Ankara’dan çıkıp Polatlı’ya kadar gitmeye kalksa bile ortaya çıkacak masrafın altından kalkması kolay değil. Gerekli taşıtların temini, yakıtı, kendilerinin yedikleri-içtikleri, afişler, posterler… Yani neler var neler…

Neticede pek çok konuda olduğu gibi siyasette de parasız saadet olmuyor.

Peki gerekli mali kaynağı bir şekilde sağlayamazlar mı?

Çok zor efendim.

Yeni partinin hazine desteği olmadığı için bu konuda tek seçenek var, o da yapılacak bağışlar.

Siyasi Partiler Kanunu’na göre; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan tüm gerçek kişiler, dernek, vakıf, sendikalar, kooperatifler, kamu kurumu niteliğindeki odalar ile Türk şirketlerden bağış alabilir almasına da; kolay kolay hangi iş insanı, şirket ya da kurum bu yönde bir irade ortaya koyabilir, işin bu tarafı tam bir muamma…

Üstelik bir gerçek veya tüzel kişinin bir siyasi partiye aynı yıl içerisinde yapabileceği bağışın üst limiti her yıl yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmekle birlikte 2026 yılı için bu konudaki üst sınır yasal mevzuata göre kişi başı 634.210,94 TL.

Bu rakam ise iktidar olma hesaplarıyla yola çıkacak olan bir parti için çerez niteliğinde.

Elbette ki iş, sadece mali kaynağı sağlamakla da bitmiyor. Aşılması gereken daha pek çok sorun var.

Mesela Özgür Özel’in siyasi akıbetinin ne olacağı konusunda önemli bir belirsizlik söz konusu.

Neticede kurulması planlanan yeni partinin muhtemel genel başkanı Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezleke TBMM’ye çoktan sunuldu. Bu sürecin sonunda Özel’in “siyasi yasak” gibi sonuçla karşılaşmayacağının garantisi var mı?

Ki böyle bir durumda yeni partinin varlık gösterebilmesi mümkün olabilir mi?

Diğer yandan her şey yolunda gitse bile partinin A Takımında yer bulamayarak hayal kırıklığı yaşayan isimlerin göstereceği tepkiyi de hafife almamak gerekiyor.

Nitekim; iktidara yürüyecek bir parti kuracağım demek kolay da, bunu başarabilmek son derece zor.

Yorum sizlerin.

Bendeniz çarşamba günü yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Siyaset, imkânlar sanatıdır

  • Benjamin Disraeli