CHP'de uzun süredir devam eden sancılı sürecin artık son perdesine gelindiğini söylemek yanlış olmaz.

Neden mi?

Çünkü artık "yeni" bir parti var.

Bu gelişmeyle birlikte CHP'nin kendi içinde verdiği güç mücadelesinin de büyük ölçüde sona ereceğini düşünüyorum.

Aynı masada oturup birbirine muhalefet edenler, artık farklı masalarda siyaset yapacak.

Aynı parti çatısı altında süren hesaplaşmalar yerini yeni siyasi adreslere bırakacak.

Bunun en önemli sonucu da parti içindeki bitmek bilmeyen gerilimin azalması olacaktır.

Artık il başkanlığı atamaları kriz olmaktan çıkabilir.

Artık parti binaları önünde nöbet tutulmaz.

Artık her kurultay öncesi aynı tartışmalar yeniden ısıtılmaz.

Çünkü herkes kendi tercih ettiği yolda yürümeye başlayacak.

Eskişehir'de de gözler şimdi örgütlenmeye çevrildi.

İl Başkanı Talat Yalaz'ın önümüzdeki süreçte yönetimde bazı revizyonlara gitmesi şaşırtıcı olmaz.

Her ayrılık, beraberinde yeni bir yapılanmayı da getirir.

Milletvekilleri ve belediye başkanları cephesinde ise bekleyiş sürüyor.

Utku Çakırözer ile yaptığım görüşmede, grup başkan vekilinden gelecek açıklamanın beklendiğini, birkaç gün içinde tablonun netleşeceğini ifade etti.

Eskişehir özelinde Jale Nur Süllü dışında farklı bir ayrılık beklemiyorum.

Habil Dökmeci konusunda ise soru işaretlerim olsa da CHP'den ayrılacağı kanaatinde değilim.

Diğer isimlerin tavrı ise kısa süre içinde netleşecektir.

Aslında bu yaşananlar sadece bir parti değişimi değil...

Bir dönemin de kapanışı.

Kemal Kılıçdaroğlu, yıllarca "partiyi bir arada tutan lider" olarak anılmak istedi.

Fakat bugün gelinen noktada, geriye dönüp bakıldığında en çok konuşulacak başlıklardan biri, CHP'nin yıllar süren iç gerilimlerinin çözülememiş olması olacak.

Kendi döneminde yaşanan kırılmalar, bitmeyen hizip tartışmaları ve liderlik mücadeleleri sonunda yeni bir siyasi adresin doğmasına zemin hazırladı.

Siyasette bazen kazanarak kaybedersiniz...

Bazen de koltuğu korurken örgütü kaybedersiniz.

Şimdi herkes için yeni bir sayfa açılıyor.

Yeni bir parti...

Yeni bir örgütlenme…

Yeni hedefler...

Yeni iddialar...

Ve belki de en önemlisi...

Yeni bahaneler olmayacak.

Çünkü artık kimsenin "parti içinde bizi engellediler" deme lüksü yok.

Herkes kendi kurduğu cümlenin, kendi seçtiği yolun ve kendi siyasetinin hesabını verecek.

Siyasette bazen en zor olan yeni bir yol açmak değildir.

O yeni yolda yürüyebilmektir.

Yeni yolunuz açık olsun...