Evet arkadaşlar…
Kısa bir tatilin ardından yeniden birlikteyiz.
CHP'de işler yine karışık.
Gerçi CHP'de işler her zaman biraz karışıktır ama bu kez mesele il örgütüyle sınırlı değil.
Malumunuz, "mutlak butlan" krizi bayram öncesinden beri siyasetin en sıcak başlıklarından biri.
Sinirler öylesine gergin ki...
İnsanların ne şaka kaldıracak hali var ne de espri yapacak.
Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte yürüyen CHP İl Başkanı Talat Yalaz'ın fotoğrafını görünce kıskandım.
Yapay zekâ ile kendimi de o kareye ekledim.
Açıkçası çok hoşuma gitti.
Biraz da mizah yapayım, insanlar tebessüm etsin istedim.
Ama ne tebessümü...
Bir anda troll ordularının hedefi oldum.
Neler yazdılar neler...
İşin ironisini özellikle belirtmek zorunda kaldım.
Hani insan espri yaptıktan sonra dönüp "Arkadaşlar, şaka yaptım" der ya...
İşte o an bütün büyünün bozulduğu andır.
Ben de kendi kendime dedim ki:
"Özge, bu süreçte şaka falan yapma."
Çünkü memlekette mizahın bile kaldıramadığı bir gerginlik var.
Gelelim mutlak butlan krizine...
Kemal Kılıçdaroğlu artık kimseyi şaşırtmıyor.
Asıl şaşırdığımız şey şu…
Biz bu adama nasıl inandık?
Nasıl güvendik?
Bu kadar mı safmışız?
Geçmişte kime oy verdiğimizi, kimi desteklediğimizi bir kenara bırakalım.
İnsanların canını yakan şey siyasi tercihleri değil, uğradıklarını düşündükleri hayal kırıklığıdır.
Çünkü birçok kişi ona sadece bir siyasetçi olarak bakmadı.
Bir umut olarak baktı.
"Dürüst adam" diye oy vermedi mi insanlar?
"Bu adam çalmaz" diye düşünmedi mi?
Bugün gelinen noktada ise insanların kafasında çok daha büyük sorular var.
Ben artık dürüstlük konusunda bile endişe duyuyorum.
Çünkü gözümüzün içine baka baka bambaşka şeyler söyleyen insanlardan her şeyi beklemek mümkün.
Bütün bunlar bir yana...
Yarın pazartesi.
Yeni bir hafta başlıyor.
Ve CHP örgütlerinde sıradan bir pazartesi olmayabilir.
Yarın her şey olabilir.
İl başkanları görevden alınabilir.
Yerlerine mutlak butlan ataması yapılabilir.
Yani yarın CHP İl Başkanı Talat Yalaz’dan görevden resmen alınabilir arkadaşlar.
Hatta alındı…
Haberiniz yok bence…
Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu'nun en büyük çekincesinin il başkanları olduğunu düşünüyorum.
Bunu aklınızın bir köşesine yazın.
Belediye başkanlarına ya da milletvekillerine istediği gibi yön vermesi kolay olmayabilir.
Ama il başkanları doğrudan örgütün omurgasını oluşturur.
Bir hamle gelecekse ilk adresin orası olması sürpriz olmaz.
Bir başka ayrıntı daha...
Bayram boyunca bazı CHP il örgütlerinin sosyal medya hesaplarına müdahaleler yapıldığı, erişimlerin sınırlandığı yönünde bilgiler geldi.
Bu engellemeler aslında çok şey anlatıyor.
Hatta gözdağıdır.
Siyasette bazen bir hesabın şifresi değişir...
Ama aslında verilen mesaj çok daha büyüktür.
Çünkü bazen "erişimi kapatmak" "seni devre dışı bırakıyorum" demenin başka bir yoludur.
Ve il başkanı Talat Yalaz, bayram tatilinde mutlak butlan ekibi tarafından devre dışı bırakılmıştır.
Mutlak butlan cephesi ise beni gerçekten şaşırtıyor.
Hatta şok ediyor.
Hem korkuyorlar...
Hem de oluşumun içinde yer alıyorlar.
İnsan korktuğu bir şeyin neden parçası olur?
Ya savunduğu davaya inanmıyordur...
Ya da işlerin yolunda gitmediğini herkesten önce görüyordur.
Geçenlerde söz vermiştim.
"İçinizdeki Kemalcileri yazacağım" demiştim.
Yazdım da...
Ama sonrasında gelen telefonlar, mesajlar, telaşlar gösterdi ki insanlar söylediklerinden çok, ortaya çıkacak gerçeklerden korkuyor.
Bir CHP’liyi telefonda tersledim.
Oluşumun liderlerinden…
İsim ver diyorum, oluşum içinde kimler var diye soruyorum.
Gayet doğal bir soru değil mi?
Ben onların izni olmadan sana nasıl isim veririm diye bana atar yapıyor.
Pardon da gizli bir oluşum mu?
Madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz, bu kadar inanıyorsunuz, bu neyin sırrıdır arkadaş?
Şunu anlayın önce…
Korkunun olduğu yerde güven olmaz.
Güvenin olmadığı yerde de siyaset ayakta kalamaz.
Ve CHP’liler yarın o il başkanlığı koltuğuna iyi bakın.
Talat Yalaz aslında bayramda görevden alındı.
Sosyal medya erişimi kesilen yerde aslında sadece hesaplar değil, görevler de sessizce askıya alındı.
Anlayana…