Malum piyasalar ile ilgili sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Kimisi bu durumu küresel ekonomik verilerle, bir kısmı başka şekilde değerlendiriyor. Ancak gerçek olan bir şey varsa piyasalarda çok ciddi bir sıkışıklık var. Bu konuda hükemetin aldığı tedbirler de zaten bunu gösteriyor. Döviz fiyatlarındaki artış, likidite sıkışması vesaire. Her neyse… Küçük esnaf, orta ölçekli ticaret erbabı ve sanayici zorlanıyor. Elbette pes eden yok ama pes etmeselerde işler zora irgidğinde bu toplumun her kesimine yansıyor. Son olarak alınan önlemler çerçevesinde Eskişehir’de gerek ETO, gerek ESO kendi kaynaklarından üyelerine yönelik olarak 100 Bin TL üst limitli kredi kullandırılması için hükümetin aldığı karar gereği harekete geçtiler. ETO ‘nun üyeleri için ayırdığı kaynak 54 milyon TL, ESOnun kaynağı da yanılmıyorsam 11 milyon TL civarındaydı. Sanayi Odası’ndan bu konuyla ilgili resmi bir açıklama yok ama ETO’nun yaptığı açıklamadan anlıyoruz ki şartlarını yerine getiren Eto üyelerinin büyük bölümü ayrılan 54 milyon TL 9.90 üst limitli kredinin 47 milyon lirasını kullanmışlar. Şimdi ETO üyeleri için kalan kredi miktarı 7 milyon kadarmış.. Uygulama ile ticaret erbabı azda olsa nefes alma imkanı bulmuş.. Doğrusu şu ki esnaf nefes alıyorsa piyasalar canlı hepimiz heyecanlı oluruz…
+++
80 GÜNDE DEVRİ ALEM VARDI YA…
Bilmem bugünün çocukları ne kadar okuyor. Ancak hayatımız boyunca okumaktan hiç vazgeçmedik. Gün oldu Robenson Cruzo’yu okuduk, gün oldu Kemalettin Tuğcu’nun acıklı hikayelerini okuduk, gün oldu Tommiks, Teksas, Zagor gibi pek çoğunun sakıncalı gördüğü çizgi romanları okuyup biriktirdik. Gün oldu Jules Verne’nin “80 Günde Devri Alem”ini, “Denizler Altında 20 Bin Fersah” kitabını bir solukta tamamladık. Okuyan, araştıran insanların ufuklarında mutlak bir gelişme olduğu bilimsel bir gerçek. Bugün çocuklarımız internetten, sosyal medyadan, akıllı telefonlardan ne öğreniyorlar bilmiyorum. Belki 30-40 yıl sonra bugünün teknolojilerini kullanmayanlar belki ayıplanacak. Onu da bilmiyoruz… Ama bildiğim tek şey papürüste bile olsa okumanın en üstün alışkanlık olduğudur.
Her neyse “80 Günde Devri Alem” nereden aklımıza geldi biliyor musunuz? Şu bizim Frigya Vadisi’ne gerçekleştirilen balonla seyahat denemelerinden. Fotoğrafları görünce bir anda çok eskilere gittim birden bire… Nereden nereye değil mi?
+++
SOKAK SES VERİYOR MU?
Referandum çalışmalarında “evet” diyenler de, “hayır”diyenlerde vites yükseltiyorlar. Eskişehir’de şimdiye kadar AK Parti ve CHP teşkilatlarından saha çalışmalarını gözlemleyebiliyoruz. AK Parti henüz gaza basmış değilm. Zira onlar genel merkezlerinin talimatlarını bekliyorlar. Ancak start verildiği andan itibaren gaza basacaklarından şüphem yok. Şimdilik ısınma turları atıyorlar. CHP ise bir taraftan sokakta, sahada tam gaz çalışıyor, diğer taraftan değerlendirme toplantılarıyla durum tespiti yapmaya çalışıyor.
Merak ettiğim şu “Sahada ses var mı?” ben şahsen çok yüksek sesle taleplerini ve eğilimlerini dillendirenler henüz istenilen seviyede değil. Siyasilere soruyorum, “Eliniz de somut veriniz var mı? Anket yaptırıyor musunuz?” Bu konuda da şimdiye kadar net bir cevap alabilmiş değiliz. Doğrusu sokağın sesi konusunda sahada olanlarda bir bilgi aktarmıyorlar..