Sosyal medya aracılığı ile yapılan bir paylaşım

“Eskişehir için çok üzücü bir haber

Üniversitelerimizin BİLİM ÜRETMEK, TEKNOLOJİ GELİŞTİRMEK, gençlerimize Aş ve İş imkanı sağlamak için yaptığı URAYSİM Mükemmeliyet Projesi için

BELEDİYELER yürütmeyi durdurma kararı almak için mahkemeye başvurdular.

Aynı belediyeler aynı proje için meclislerinde oybirliği ile yapılmasına onay da vermişlerdi.”

Paylaşım böyle…

Bazı sözcüklerin büyük harfle yazılması bizim tercihimiz değil…

Paylaşımı aslına dokunmadan aktardık.

Sahibini tahmin etmek zor değil…

Bu paylaşımı yapan Celalettin Kesikbaş… Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı…

Daha önce yaptıkları gibi açıklama yapmak yerine sosyal medya hesabından paylaşım yapmayı tercih etmiş.

Kendi tercihi…

Bu açıdan söylenilecek fazla bir söz yok.

Ancak, paylaşımı ile ilgili olarak söylenecekler oldukça fazla…

Her şeyden önce net değil…

Mahkemeye başvuranlar için “BELEDİYELER” tanımlamasında bulunuyor.

Eskişehir’de çok sayıda belediye var.

Paylaşımla birlikte akla gelenler de belli…

İlk sırada Odunpazarı Belediyesi geliyor.

İlk sırada akla gelmesi de boşuna değil…

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Celalettin Kesikbaş’ın, Alpu Ovası’nda gerçekleştirmek istediği “ihtisas organize sanayi bölgesi” ne şiddetle karşı çıkıyor.

Gerekçelerini de somut olarak ortaya koyuyor.

Peki, “mahkemeye başvuran” o mu?

Değil…

Mahkemeye başvurma yetkisi de yok zaten...

Celalettin Kesikbaş’ın paylaşımındaki “BELEDİYELER” tanımlaması ile birlikte akla gelen bir başka belediye de Büyükşehir Belediyesi…

Onun akla gelme nedeni de belli…

Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de “ihtisas organize sanayi bölgesi” isteğine karşı çıkıyor.

Karşı çıkışını net olarak ortaya da koydu.

“Mahkemeye başvuran” belediye, Büyükşehir Belediyesi olabilir mi?

Yanıt evet…

Büyükşehir Belediyesi mahkemeye başvuruda bulundu.

Celalettin Kesikbaş bunu bilmiyor mu?

Elbette ki biliyor.

Peki neden “Büyükşehir Belediyesi” demek yerine “BELEDİYELER” gibi genel bir tanımlama kullanıyor.

“Büyükşehir Belediye Başkanı yılmaz Büyükerşen’den korktuğu için” olabilir mi?

Bilemiyoruz artık…

Ancak “BELEDİYELER” gibi genel bir tanımlama kullanması boşuna da olmaz…

Neyse…

Mahkemeye başvuran yalnızca Büyükşehir Belediyesi değil… Alpu Belediyesi de başvuruda bulundu.

İki belediyenin yanı sıra çok sayıda vatandaşın da başvurusu bulunuyor.

Celettin Kesikbaş’ın paylaşımında belirsizliğin yanı sıra “gerçeğe aykırılık” ya da “gerçeğin çarpıtılması” olarak nitelendirilecek yanlar da var.

Mahkemeye başvuranlar, Celalettin Kesikbaş’ın aktardığı gibi “URAYSİM Mükemmeliyet Merkezi’ne karşı” değil…

Ona kimsenin karşı çıktığı falan yok.

Karşı çıkılan, rayların tarım alanlarından geçirilmesi…

Alpu Ovası’nda çok geniş bir tarım alanı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…

Ziraat Mühendisleri Odası yönetim kurulu tarafından da ortaya konuldu.

Celalettin Kesikbaş, bunları bilmiyor mu?

Elbette ki çok iyi biliyor.

“Gerçeği çarpıtarak” algı yaratmaya çalışıyor.

Algı yaratma çabası yalnızca bununla sınırlı değil…

“Aş” ve “iş” diyor.

Yaptığı için “popülizmin daniskası” dense yeridir.

Yaptığı son derece yanlış…

“Aş” da “iş” de elbette ki son derece önemli…

Ancak bunu sağlamanın tek yolu “tarım alanlarının sanayiye açılması” değil…

Tarımın önemi salgınla birlikte çok daha iyi anlaşılmış durumda…

Tencere, tava fabrikası her yere yapılabilir ama tarımsal üretim her yerde yapılamaz.

Onun tarım yapılabilecek ovaları gözbebeği gibi korumak gerek…

Tarımsal üretim olmaz ise her anlamda aş da olmaz…

Patates, domates, nohut, mercimek ve benzeri tarımsal ürün olmadıktan sonra hiç aş olur mu?

Tarımsal ürenler olmadıktan sonra tencere ve tavan ister paslanmaz çelikten olsun isterse sağlığa uygun dökümden yapılsın hiç fark etmez… İçlerinde pişirilecek gıda olmadıktan sonra aş yapılmaz…

Aş ve iş için de önce tarım gelir.

Korona virüs salgını ile birlikte tüm dünya bunun farkına daha bir vardı.

Celalettin Kesikbaş hala farkına varamadı mı yoksa?