Gerçek adı Haluk Acil. Kamuoyu kendisini Haluk Levent ismiyle tanıdı.
1990'larda Anadolu rock müziğini yeniden canlandıran en önemli Türk rock sanatçılarından biri olan Levent, 1993 yılında çıkardığı albümle büyük bir çıkış yakaladı.
“Yollarda bulurum seni, takvimlerden çalarım seni” mısralarıyla başlayan müzik serüveni, yıllar içerisinde büyük bir değişim göstererek İzmir Marşı’na kadar uzandı
Derken; muhalif kimliğini geliştirdi. Böylelikle “aydın” sanatçılar arasına girmesi pek uzun sürmedi. Çünkü bu topraklarda aydın olmayı muhaliflikle eş değer gören çarpık zihniyete sahip pek çok insan vardı.
Gayrimeşru zaaflarının yanı sıra son derece kurnaz bir yapıya sahip olan Haluk Levent bu fırsatı kaçırmadı.
31 Temmuz 2017’de “AHBAP” isimli bir yardım derneği kurdu.
Muhalif kanattan büyük destek gören şarkıcının, doğru bilgiye sosyal medyadan ulaştığını zanneden kitleleri arkasına alması elbette uzun sürmedi.
6 Şubat 2023 tarihindeki "asrın felaketi" olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremler Levent ve kurduğu dernek için bir dönüm noktası olacaktı.
Milyonlarca yıl öncesine dayanan Anadolu coğrafyasında tüm zamanların en yıkıcı depremi yaşanmış, tarihten gelen refleksle krizleri birlikte yönetebilme becerisine sahip olan devlet ile halk el ele vermiş ve yaraları sarmak için seferber olmuştu.
Ama birilerinin temel gayesi depremin yaralarının sarılması değil, devletin itibarsızlaştırılarak iktidarın güç kaybetmesiydi. Bu şekilde siyasi iktidarı devirebileceklerini düşünüyorlardı. Tıpkı Gezi Parkı olaylarındaki gibi…
Ve hemen düğmeye bastılar. Öncelikle büyük bir dezenformasyon atağı başlattılar. AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ve 1868 tarihinde "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan Kızılay’ı hedef aldılar.
Eş zamanlı olarak da Haluk Levent’i ve kurduğu AHBAP derneğini parlatmaya başladılar. Devlet kurumlarına olmadık iftiralar atan ve kendi devletine itibar suikastı düzenleyen bu kirli zihniyetin temsilcileri, AHBAP Derneği ve Haluk Levent’e methiyeler düzerek kendisini “iyilik meleği” gibi gösterme yarışına girdiler.
Levent’in mali konularla ilgili suç geçmişi onlar için önemli değildi.
Çünkü muhalifti. Onlardan biriydi.
Bu emellerinde fazlasıyla başarılı oldular da: Nitekim Haluk Levent, beş yıl üst üste ülkenin en güvenilir kişisi seçildi.
Ve buraya kadar anlattığımız o koskoca balon geçtiğimiz hafta patladı.
Ama görüyoruz ki o karanlık dönemin sözde aydınları şimdilerde sus pus olmuşlar. Hatasının farkına vararak özür dileyeni bulmak bile mucize.
Neyse kendilerini meşgul etmeyelim de vakti zamanın da atmış oldukları sosyal medya mesajlarını silmeye devam etsinler.
Sonuçta Nazım Hikmet’in de dediği gibi; "Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanın korkusu."
Diğer yandan soruşturmanın arkasındaki bağlantıların bulunması ve titizlikle ortaya konulması da bir zaruret haline gelmiştir. Çünkü sıradan bir iş değil bu yaşananlar. Ortada organize bir kötülük ve telaffuz etmekte bile zorlandığımız korkunç büyüklükte paralar var. Bu da olayın Haluk Levent ve etrafındaki birkaç çalışanıyla sınırlı olmayıp, perde arkasında organize bir yapının olduğuna işaret ediyor. Çıkar amacıyla bir araya gelmiş karanlık kişilerle dolu bu ağın her ne pahasına olursa olsun ortaya çıkarılması gerekiyor.
Sonuçta suç dünyasının şöyle bir teamülü vardır: Rızkını helal yoldan kazanan bir insanın koltuğunun altında eve götürmek üzere olduğu bir somun ekmeği bile hiçbir kuvvet zorla alamaz. Canını verir ama o helal ekmeğini kimseye vermez. O yüzden de kimse kolay kolay böyle bir işe cesaret edemez.
Ama gayrimeşru bir kazançsa, hele bir de bu olayda bahsedilen gibi korkunç bir para tutarı söz konusuysa.
Sırtlan gibi üşüşürler adama. Olayın majör tarafı da bu zaten: “O sırtlanları kim, nasıl engelledi?”
Bu soru yanıtlanabilirse olayla ilgili sır perdesi işte o zaman tam olarak ortadan kalkacaktır.
Neticede “AHBAP” varsa mutlaka “çavuş” da vardır.
Yorum sizlerin.
Bendeniz pazartesi günü yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Bir devlet sınırları kadar değil, ihanete verdiği cezalar kadar büyüktür.
- Attila