‘Güçlerinden şüphe edersen, şüphelerini güçlendirirsin.’

İçinde bulunulan her an büyük bir fırsattır. Peki ya niçin? Tam anlamıyla ne için? Zaman. Zaman gelip geçerken bugün için ne yaptık? Tam manasıyla. Mutluluk. Huzur için ne yaptık? Adalet için? Şimdi mesela… Kendimiz için. En son ne yaptık? Yeterince tanıdık mı kendimizi akan bir su misali geçip giden dünyada. Dönüp kendi içimize baktık mı hiç? Götüreceğimiz tek şey. Koca bir dünya.Peki ona hiç dönüp baktık mı?

O halde … Ne düşünür? Söyleyin peki ya ne hisseder? Tam manasıyla. Örneğin o ne bilir? Niyeti nedir? Nasıl biri?

Götüreceğimiz tek şey, yalnızca ona dair izler. Kapılırken dünyanın gözlerine, hangi zaman arkamızı döndüğümüz içimizden bu kadar uzaklaştık? Şöyle bir an olsun düşündüğümüzde, tedirgin edici bir hisle karşılaştık mı?

Anlam arayan bir bakış, güç yetiren bir omuz, dayanan bir yürek işte çalışan gerçek bir dünya. Bu dünyayı anlamak için her an büyük bir fırsattır. “Bir gün onu üzecek olursan dünyayı başına…” Ve yine olduğu gibi, dikkat kesilmiştim. Müthiş bir çıkış noktası. Bu nasıl bir adalet? Gökyüzündeki umut. Bir nefes. Derinliklerdeki su. Bir hayat.  O dünya, bir insan…

Ben ki yılların getirdiği o ahenk dolu dünyanın içerisinde fındık tanesi kadar bile olsa cüretkar bir şekilde oluşan koca bir dünyayken, yıkılan bir dünyayı tamir edebilecek kadar güçlü, yıkabilecek kadarda acizdim.

 Fayda ile gelişen bir güç unsuru. Daha da çok güçlenen. Güçlendikçe güçlenen. Faydalı gözler ve dayanan bir yürek bu dünyayı tamir edebilirse şimdi ben yine soruyorum. İnsanlık neden geriliyor? Bu doğa neden bu kadar hasta?

Öncelikle insanları bir yıkıma çeviren bu dünyanın katilleri… Ve yine her zaman olduğu gibi koca bir dünyadır.

Bir kez daha okuduğunuzda kesin olarak anlayacağınız bir güç var. “Bir gün onu yıkacak olursan bu dünyayı başına…”

Bakınız bu koca dünya derin bir sistemken henüz bu insanlık, hiç şaşmadı. O dünyadan bir gün olsun vazgeçersen, kendinden bir süre vazgeçmek zorunda kalırsın. Şimdi bu derin sistem… Bakınız koca bir dünyadır.

Bir dakika. Öncelikle bir dakikalığına saygıyı hak eden bir duruş. Bir dakika, uzun soluklu bir zaman…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

İnsanlar yalnız kendi derdi var sanır. Şayet hayvanlar konuşabilseydi insanlık ağlardı.