Eskişehir’de yıllardır gündemden inmeyen bir bölge var.
“Hatboyu” olarak tanımlanıyor.
Önce demiryolu hattının yer altına alınması nedeniyle gündemin ilk sırasına yerleşti.
“Alınıyor”,”alınacak” derken sonunda demiryolu hattı yer altına alındı.
Alınmasına alındı da nasıl?
Anımsamak bile insanı ürkütüyor.
“Çalışmalar bölgedeki yaşamı felç etti” dense yeridir.
Bölgedeki esnaf ve tüccarlar perişan oldu.
Aralarında işyerini kapatmak zorunda kalanlar bile var.
Sıkıntı çeken yalnızca bölgedeki esnaf ve tüccarlar ile sınırlı değil… Bölgedeki konutlarda yaşayanlar da yolu bölgeden geçenler de (ki bölgeden yolu geçmeyen yok) perişan oldular.
Uzun sözün kısası “Eskişehir’de yaşayan insanların analarından emdikleri süt burunlarından geldi” dense abartılı olmaz.
İşin daha da kötüsü çalışmalar, belirlenen sürede tamamlanamadı.
Gecikme öyle kısa süreli falan değil… Ayları kapsıyor.
Uzun süreli gecikme nedeniyle çekilen çile de dayanılmaz boyutlara ulaştı.
Vatandaşların çektiği çilenin sorumlusu kim?
Kim olacak?
İşi kim yaptırıyorsa o… Yani TCDD…
Sonunda demiryolu hattı yer altına indirildi.
İndirilmesine indirildi de Hatboyu kent gündeminden inmedi.
Yine sert tartışmalara konu oldu.
Bu kez tartışılma nedeni oluşan alanın değerlendirilmesi…
“Hangi amaçla ve kim tarafından düzenleneceği” tartışıldı.
Bir yanda Büyükşehir Belediyesi, diğer yanda TCDD…
Büyükşehir Belediyesi “Hatboyunu bana verin, biz düzenleyelim” dedi.
TCDD tarafından ise “Hatboyu bizim mülkiyetimizde, düzenlemesini de biz yaparız” yanıtı geldi.
Tartışmalar aylarca sürdü.
Ancak değişen bir şey olmadı.
Kent için gerekli olan uzlaşma sağlanamadı.
Sonrası da anımsanacaktır.
TCDD sorumluluğunda bir “çevre düzenlemesi çalışması” başlatıldı.
Başlatılırken bitim için süre de verildi.
Verilmesine verildi de her zaman olduğu gibi yine boşuna oldu.
Başlatılan çalışmalar bir türlü bitirilemedi.
Tek çivi çakılmadığı dönemler bile yaşandı.
Bölgede ciddi sorunlar ortaya çıktı.
Olan da yine Eskişehir’de yaşayan insanlara oldu.
Dayanılmaz çileler çektiler.
Sorumlusu kim?
Kim olacak?
Elbette ki “burası bizim” diyen TCDD yetkilileri…
Çevre düzenlemesi, ağır aksak süren çalışmalar sonunda tamamlandı.
Çevre düzenleme çalışmaları tamamlanmasına tamamlandı da Hatboyu kent gündeminden inemedi.
Gündemden inmemesi boşuna değil…
Oluşan yeni bir sorun var.
O da kirlilik…
Bölge temizlenmiyor.
Son günlerde tartışılan da bu…
Tartışmayı başlatan Adalet ve Kalkınma Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Kaynarca…
Yaptığı açıklamalarla Tepebaşı Belediyesi’ni suçladı.
Suçlamaları karşılıksız kalmadı.
Cumhuriyet Halk Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’tan yanıtlar geldi.
Açıklamaların özü belli…
“Hatboyu’nun temizliğinden TCDD sorumludur” deniliyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Kaynarca yanıtlardan tatmin olmuş değil…
Suçlamaların sürdürüyor.
Son yaptığı açıklamada “bahane üretmeyin bölgeyi temizleyin” çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonu oldukça dikkat çekici…
“…Görevi yolcu taşımak olan TCDD Hatboyu’nun temizliğini üstlenirse Eskişehir kamuoyu bunu değerlendirecektir” diyor.
İbrahim Kaynarca, suçlamalarında “haklı” değil…
Son ifadesini de “politik kurnazlık” olarak nitelendirmek yanlış olmaz.
TCDD’nin bölgenin temizliğini üstlenmesi bir “lütuf” falan olmaz.
Tam aksine aylardır geciktirilen görevin yerine getirilmesi olur.
Bölgenin mülkiyeti TCDD’ye ait… Her aşamada vurgulandı.
Deyim yerindeyse “burası bizimdir, ne istersek o yapılır” denildi.
Bölgeyi sahiplenmesine sahipledi de sahiplenmenin gereklerini bir türlü yapmadı.
Bu tavrı yeni değil…
Başlangıçta da anımsattık.
Hatboyu’da yapılan her çalışma Eskişehir’de yaşayan insanlar için “çile kaynağı” oldu.
TCDD yetkilileri aynı tavırlarını sürdürüyorlar.
Sahiplendikleri bölgeyi sahipsiz bırakıyorlar.
Bölge tartışma konusu olurken ağızlarını açık tek laf da etmiyorlar.
Oysa bölgeye yönelik düşünceleri var.
Hatboyu üzerinde büfeler, çay bahçesi olarak değerlendirilecek bölümler var.
İşletmeye verilecekler.
Söylenilenlere bakılırsa işletmeci de belirlendi.
Aylık kira bedeli olarak “25 Bin Türk Lirası” gibi rakamlar dillendiriliyor.
Rakam şu veya bu olabilir.
Nereye gireceği belli… TCDD kasasına girecek.
Şimdiiii…
TCDD yetkilileri hem “bizimdir” diye bölgeyi sahiplenecek, hem de bölge üzerindeki bölümleri gelir kaynağı olarak değerlendirip para kazanacak… İş bölgenin temizliğine gelince de büyük bir vurdumduymazlık örneği sergileyecek.
Olacak şey mi bu?
Elbette ki hayır…
Adalet ve Kalkınma Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Kaynarca’nın bunları bilip bilmediğini bilemiyoruz.
Bilmiyorsa bile öğrenebilir.
Bölgenin bugünkü halinden sorumlu olan tek kurum var.
O da TCDD… Suçlanacak birileri varsa da TCDD’nin başında bulunanlardır.