Eskişehir’in en önemli su kaynaklarından birisi Porsuk. Hatta en önemli su kaynağı diyebiliriz. Ancak Porsuk ile ilgili on yıllardır devam eden bir sıkıntı var. Daha önce Kütahya Azot ve Eskişehir Basma Fabrikası’nın yanı sıra, Kütahya’nın küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşları ile kanalizasyonlarının deşarjının yapılması sebebiyle yaşanmadık tartışma kalmadı. Yapılması gereken basit aslında… Maliyeti ne olursa olsun modern, biyolojik ve su kalitesini yükselten arıtma tesislerinin kurulması. Peki kuruldu mu? Bu konuda İl Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşulanlara bakılırsa pek de olumlu gelişmelerin olduğu söylenemez. Son toplantıda tartışılan konu Kütahya’nın Porsuk’u kirletmeye devam edip etmediğinin denetimle ortaya çıkarılması. Ancak sorun bu kadar değil. Tartışmalardan anlıyoruz ki Kütahya’da Eskişehir’in denetim yapmasına izin verilmiyormuş. Tam bu noktada Vali Azmi Çelik’in şehrin en büyük mülki amiri sıfatıyla söylediklerini, konuya sahip çıkma kararlılığını ve şehrin kurumlarının arkasında durma tavrını gerçekten çok takdir ettim. “Gerekirse güvenlik güçleriyle denetim yaparız!” az bir rest değil. Kütahya’da yapılanlar “Hem kirletip hem de kirletmiyoruz” tarzında mıdır? Yıllarca böyle olduğuna göre bugünde belki böyle bir şey mümkündür.
+++
PORSUK’UN KIYMETİNİ BİLMEK
Geçtiğimiz günlerde sessiz sedasız “Dünya Su Günü” dolayısıyla etkinlikler düzenledi. Su Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Eskişehir Sulama Birliği Başkanı Selami Ayaz, “2030’lu yıllarda Türkiye’nin su fakiri ülkeler sınıfına" gireceğini ifade ederek Eskişehir’inde bundan nasibi alabileceğini ifade etti… Aslında “su hayattır!” İnsanlığın uzaydaki araştırmalarında gezegenlerde aranan hayatın belirtisi olarak hep “su” gerçeği üzerinde durulmakta değil mi? Bugün kara kıta Afrika’da temel sorun su yetersizliği üzerine inşaa edilmiyor mu? Su olmayınca tahıl, sebze ve meyve de olmuyor. Dolayısıyla açlık ve kıtlık baş gösteren ülkelerin hepsindeki temel sorunu aşabilmek için Türkiye dahil yardım yapan ülkeler su kaynakları için kuyular açmıyor mu? Doğaldır ki ülkenin de şehrimizin de gündemi şimdilik su değil gibi görünse de petrolden daha temel ihtiyaç olan su kaynaklarının korunması ve çeşitlendirilmesi temel meselemiz olmalı. Sadece bu sebeple bile elimizdeki Porsuk gibi kaynakların hoyratça kirletilmesine izin vermemeliyiz.
+++
SUYUN SİYASETİ OLMAZ…
İl Koordinasyon Kurulu toplantısından çıkarılabilecek en önemli sonuçlardan birisi şehrin ortak bir sorunu karşısında kurumlar arasında ortak bir görüşün belirmiş olması. Bazı yaklaşımlara rağmen özellikle Vali Azmi Çelik’in tavrını gerçekten her türlü takdirin ötesinde gördüğümü belirtmeliyim. Eskişehir’in ortak çıkarı neyi gerektiriyorsa o şekilde tavır alınmış olması bu şehrin ve insanlarının kazancınadır. Çünkü bu şehir hep birlikte yaşadığımız hepimizin ortak paydasıdır. Bu ortak payda üzerinden ne siyaset yapılır, ne de sorunların çözümüne olumsuz yaklaşıldığında katkı yapılır. Çok açık sadece günümüzü değil geleceğimizi de etkisi altına alan bir sorun karşısında ortak tavır ortaya koymak için hangi kurum neyi temsil ediyordan ziyade, hangi kurum bu şehrin sorunlarını gerçekçi yaklaşıyor ona bakmak gerek. Bazen bazı gözlüklerin çıkarılmasında fayda var…