Eskişehirspor’da dün olağanüstü kongre zamanıydı. Ama ne yazık ki 25 gün zaman yetmedi, bir on günlük süreye daha ihtiyaç olduğu söylendi kongre salonunda yeni ve güçlü bir yönetim oluşturulması için. İyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim… Ama öğrendiğim kadarıyla Eskişehir’in aktörleri, yani seçilmişleri ve STK temsilcileri arasında eylemde olmasa da söylemde birlik havası estiği kesin. Bir masa etrafında toplanıp ortak bir çözüm oluşturamasalarda mekik diplomasisi diyebileceğimiz yöntemle anlayış birliğine varılmış gibi görüntüye sahibiz. Bu bile dünkü kongrede yeni bir yönetim oluşmamasına rağmen gelecek adına azda olsa umut verici gelişme denilebilir. Dünkü kongrede olması gerekenlerin önemli bir bölümü ne yazık ki çeşitli mazeretler ile olamadılar veya olmadılar. Ancak verilen sözlerin kulüp başkanı sıfatıyla Halil Ünal tarafından açıklanmış olması bir mesafe alındığını göstermesi bakımından önemli. Yarın öbürgün, ‘hayır ben öyle bir söz vermedim’ demeyeceklerine göre…
Eskişehirspor bu şehrin ortak değeri ve markası. Bu değerin daha doğrusu markanın etrafında birleşmek belediye başkanlarından, milletvekillerine, siyasi parti teşkilat yöneticilerinden, sivil toplum örgütlerinin seçilmiş şahsiyetlerine kadar herkese düşen en acil görevdir.
+++
BAKIN ŞU SEVİNDİĞİMİZ ŞEYE…
Dünka gazetelerde Ramazan Bayramı süresince Eskişehir sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazaları ile ilgili rakamların içerikte yer aldığı haberler yayınlandı. Buna göre bir önceki bayrama göre alınan tedbirler sayesinde trafik kazalarında azalma olmuş. Bayram süresince 35 kaza meydana gelmiş, 2 kişi hayatını kaybetmiş, 63 kişi de yaralanmış. Buna sevinelim mi, yoksa üzülelim mi? Her ikisi de değil yapmamız gereken. Bir can değil bir damla kan bile büyük kayıptır hepimiz için. Bir vatandaşımızın başramı bayram gibi yaşamaması ve hastane kapılarında vakit geçirmesi sadece onu değil, onun etrafındaki onlarca kişiyi olumsuz etkiliyor. Bu sebeple kazaları elbette bitiremiyiz ama bu rakamların minimize edilmesi de hepimizin boynunun borcudur.
+++
DOĞRUCU DAVUT BULUŞAN
Süleyman Buluşan Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı. İlgniç bir kişiliğe sahiptir. Doğru bildiklerini bir siyasetçi kıvrak zekasıyla söyler geçer. Birileri kırılacak, alınacak, ben bu işten siyaseten zarar görürüm hesabı içerisinde olmaz. Türkiye’de bir süredir gıda ürünlerinde ve özellikle de et konusundayaşanan sıkıntının aşılması için hükümetin aldığı gümrük vergilerinin indirim kararını eleştirmiş. Kararın zamanlamasanın yanlış olduğuna işaret ederek temsil ettiği üreticinin sorunlarını dile getirmiş.doğrusu da bu… İthalatta vergilerin indirilmesi yerine örneğin hem et ürünlerinde hemde ithali yapılan tahıl ürünlerinin KDV oranlarının düşürülmesinin daha doğru olacağını söyleyen konunun pek çok uzmanı var. Çünkü ithalat vergilerinin düşürülmesi muhtemeldir ki fiyatları belki bir miktar aşağı çeker ama bu kalıcı bir önlem olur mu, olmaz mı ciddi şekilde tartışılır. Sen kendi üreticine diyorsun ki “Senden yüzde 18 KDV almaya devam edeceğim, amaithal edilen ürünlerdeki vergileri indiriyorum.” Bunun bir anlamda üreticiyi mağdur, ithalatçıyı mağrur ettiği gerçeğinin de görülmesi gerekir. Yani Buluşan yine doğrucu Davut olmuş ve gerekenleri söylemiş. Umarım dikkate alan olur.