Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Masası’nın Eskişehir’e geliş amacı belli…

Sorunları dinlemek, çözüm önerilerini aktarmak…

Sanayici, tüccar ve esnaflarla görüştüler.

Dertleri, sorunları dinlediler.

Dinledikleri yalnızca onlarla sınırlı kalsa neyse… Amaç o zaten…

Ne var ki, onlarla sınırlı kalmadı duydukları…

Neler duydular, neler…

Bazıları neyse de bazıları, en hafif tanımlamayla şaşırtıcı…

Hele Milletvekili Jale Nur Süllü’nün ağzından çıkanlar var ki, tanımlama bulmak olanaksız…

İstanbul’dan gelen milletvekillerine söylenmeleri şöyle dursun, ağıdan çıkartılmaları bile çok garip…

Jale Nur Süllü ile 2 İstanbul milletvekili arasındaki diyalogu BAKIŞ sütunlarında aktardık.

Cumhuriyet Halk Partililer arasında yarattığı tepki çok büyük…

Öyle olması da çok doğal…

Söyledikleri inanılır gibi değil…

Şu lafa bir bakın…

‘’… Beni tanımayan örgütü ben de tanımam…’’

Politikaya daha yeni ‘’merhaba’’ demiş olanlar bile böyle bir laf etmez…

Doğal olarak partilileri ayağa kaldırdı.

‘’Parti çalışmalarına katılmadan, parti için önem taşıyan makamlara tepeden inme geldi. Birileri sayesinde önce belediye meclisi üyesi, sonra milletvekili oldu.

Bunları unutup partiye, örgüte saygısızlık etmeye hiç hakkı yok.

Eğer partinin adayları önseçimle belirlenmiş olsa böylesi sözleri ağzına almaya cesaret edemezdi…’’

‘’…Milletvekili olarak parti binasına adımını bile atmıyor. İl binasına uğramadığı gibi ilçelerde de partililerden uzak duruyor. Sanki bağımsız milletvekili gibi hareket ediyor. Tüm bunlara rağmen partinin milletvekili olduğu için kimse söz söylemiyor.

Partide tüzük hükümleri işlemiş olsa bu yaptıklarının hiç birisini yapamaz. Yaparsa da karşılığını görür…’’

Ve daha ne tepki sözleri…

Partilileri ayağa kaldıran yalnızca ‘’beni tanımayan örgütü ben de tanımam’’ sözü değil…

Büyük tepkini ötesinde öfke yaratan bir başka sözü var.

‘’…Eskişehir CHP’li bir kent değil. Yılmaz hocam ve Ahmet abim gibi başarılı belediye başkanlarımız var. Onların sayesinde oy alıyoruz…’’

Partililer bu sözlere çok öfkelenmiş durumda…

‘’… Parti listesinden milletvekili seçildiği halde partiyi küçümsüyor. DSP’den Odunpazarı Belediye Başkanı adayı olup seçilemediğini ne çabuk unutuyor…’’

‘’2002 seçimlerinde Yılmaz Büyükerşen ve Ahmet Ataç DSP’li belediye başkanları idi. Jale Nur Süllü de DSP’deydi. O seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi, Eskişehir’in 6 milletvekilinden 3’ünü kazandı. Belediye başkanlarının ve Jale Nur Süllü’nün bulunduğu DSP Türkiye genelinde barajın altında kaldığı gibi Eskişehir’de de çok az bir oy alabildi…’’

‘’…Son milletvekili seçimlerine girilirken CHP’nin 3 milletvekili vardı. Eskişehir’in milletvekili sayısı 6’dan 7’ye yükseldi. CHP’nin 3 milletvekili garanti olduğu gibi 4 milletvekili çıkartma olasılığı vardı. Ancak elindeki 3 milletvekilini bile koruyamadı. Yalnızca 2 milletvekili çıkartabildi.

Bunun tek nedeni aday listesidir. Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü, Nuray Akçasoy ve Engin Çakmak’ın ilk 4 sıraya yerleştiği aday listesi partililerden ve Eskişehirlilerden büyük tepki gördü. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce’ye oy veren seçmenler milletvekili seçiminde başka partilere oy verdiler. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçiminde alınan oylar arasındaki fark bunun açık kanıtıdır.

Jale Nur Süllü ve onun gibi tepeden inme adaylar yüzünden parti elindeki milletvekilini kaybetti. Jale Nur Süllü mahcubiyet duyacağına partiyi küçümsüyor…’’

‘’…Hem belediye meclisi üyesi iken hem de milletvekili iken mahallesinden delege olmak istedi. İkisinde de mahalle delegesi seçilemedi. Partililerin mahalle delegesi seçmediği bir kişi birileri sayesinde tepeden inme milletvekili oldu. Önümüzdeki seçimlerde adaylar önseçimle belirlensin. Bugün örgütü tanımam diyen Jale Nur Süllü bakalım 6 kişilik listeye girebilecek mi?’’

Ve benzeri ne sözler…

‘’Partililer öfke yağdırdı’’ dense yeridir.

Daha önce de dile getirdik.

Jale Nur Süllü’nün söyledikleri inanılır gibi değil…

Tanımlamak için ‘’gaf’’ sözcüğü çok hafif kalır.

Hele bir sözü var ki…

‘’Yılmaz hocam ve Ahmet abim çok başarılı çalışmalar yapıyor. Diğer belediyeler için bir şey diyemem. Mafyatik ilişkilerden söz ediliyor…’’

Haydaaaa…

Bir milletvekili kendi partisinden belediye başkanlarının yönettiği belediyeler için böylesi bir söz söylüyor.

Olacak şey değil…

Söyleyecek söz bulmak çok zor…

Aslında partililerin söylediği çok şey var.

Ama neyse…

Onları buradan aktarma olanağımız yok.

Kulakları fazlasıyla çınlamıştır zaten…