Adalet, haksızlıkları unutmamaktır. Unuttuklarını hatırlatmak, duyarlı bir nesil uğruna, acıya güç getirmektir.

Güçsüzlüğe boyun eğmek değil, lügatta var olan kelimelerle anlamlı bir hayat inşa edebilmektir. Kelimeleri doğru telaffuz edebilmek. Her şeyden önce doğru anlayabilmek. Söylenilen her sözü yaşatabilmek için uğraşabilmek. Konuşabilmek her şeyden önce yaşatabilmektir. Peki bunun hakkı? Önce yaşatabilmek sonra ise konuşmayı hak edebilmek.

 ‘Değersizdir sözleri hiçbir derde derman olmamış filozofun.’

Hakkı hak edebilmek. Hak için hak etmek. İçtiğin su kadar israfı önleyebilmek. Yediğin yemek kadar, bir hayvanı doyurabilmek. Yürüdüğün yol kadar, yol olabilmek. Yol alabilmek… İşte adalet. Güldüğün her saniye bir dertliye derman olmak. Kalktığın her an şükredebilmek neticesinde ilham olabilmek, kaynak olabilmek. Işık… olabilmek.  İşte adalet. Bir saniyesi dahi sekteye uğratılmadan, geri alınamayacak kadar kuvvetli bir adalet…

Bu sistem sekteye uğratılmayacak kadar kuvvetliyken, soruyorum. Ey insanoğlu. Mazlumun ahıyla savaşabilecek bir güce mi mensupsun? Bu adaleti değiştirebilecek kadar kuvvetli bir başkaldırıya mı?

Gücünü nereden alıyorsun? Kaynağın için…

Aldanma insanoğlu.

Korkuyorlar. Ne kadar çok zerre bir kıpırtısı varsa üzerinde, yansıttığın pırıltıdan o kadar çok korkuyorlar. Hak bir zelzele. Hak bir israftır. Hak bir çocuğun gözyaşıdır. Kırılan bir gelecek. Bir bakıştır hak. Bir vedadır.

Haktır kaynağın hakkına girmek. Haktır adalete adaletsizlik etmek. Başını eğ, sorularını daima dik tut. Kendinden vazgeçmemek uğruna hak için kazan. Hak için kaybet. Alamayacaklar. Onlar başaramayacaklar. Kaynak özdedir. Ve tektir. Tek. Bir.

Verin çiçeklerin hakkını verin..! Verin o çiçeklerin hakkını.

Şimdi o çiçekleri verin… Bitek topraklara serin.

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Marifet bakarken iki gözün altındaki perdeye ulaşmaktır.

  • Faruk Yiğit ARAZ