Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi yöneticilerinin, Hamamyolu Projesi ile ilgili düşünceleri olumsuz.

Proje kapsamında yapılanları “çevre katliamı” olarak nitelendiriyorlar.

Arka arkaya yaptıkları açıklamalar ile düşüncelerini kamuoyu ile paylaştılar.

Son açıklamalarında yaptıkları bir çağrı var.

“Proje durdurulsun” diyorlar.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un çağrıya verdiği karşılık olumsuz…

“Onları muhatap kabul etmiyorum, ne yaparlarsa yapsınlar…”

Olumsuz olduğu gibi oldukça sert bir karşılık…

Doğru değil…

Keşke öyle bir karşılık vermeseydi.

Neyse…

Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi Yönetimi, bu karşılık karşısında suskun kalmadı.

Yaptıkları yeni bir açıklama var.

Başlangıcı “muhataplık” ile ilgili…

“Odunpazarı Belediye Başkanı’nın ‘muhatap almıyoruz’ şeklinde yapmış olduğu açıklama kamuoyu adına üzücüdür. Muhatap almadığı kurum Mimarlar Odası’nın Eskişehir Şubesi’dir. Muhatap almadığı kurum Anayasa’nın 135. Maddesi ile kurulmuş, diplomalarını bu ülke topraklarına ve varlıklarına karşı senet olarak gören, halkın çıkarları doğrultusunda bilimi ve tekniği halkına sunan bir kurumdur. 60 yıllık birikimi ile halkın güvenini almış, mimarlık eğitiminden aldığı tüm birikimi kişisel çıkarları için değil, memleketin toprakları ve varlıkları için sunmuş kişilerinin biraradalığının kurumudur. Sayın Başkan’ın bu ifadesini talihsiz bir açıklama olarak görmekten ve Mimarlar Odası’nın yasalar karşısındaki muhatabiyetini hiçbir gücün değiştirmeyeceğini bir kez daha kamuoyumuz ile paylaşırız…”

Oldukça iddialı bir başlangıç…

Hepsi iyi hoş da Oda yönetiminin “çevre katliamı” olarak nitelendirdiği projeyi hazırlayan da bir mimar…

Aynı şekilde Hamamyolu Projesi için “bölgeyi canlandırma ve çevreyi koruma amacına uygun bir proje” diyen Banu Gürlek de bir mimar… Dahası Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu’nda da yer alıyor.

Açıklamayı yapan Mimarlar Odası yönetim Kurulu tanımlaması onu da kapsıyor mu ki?

Kapsamıyor olsa gerek…

Neyse…

Açıklamada yine sert eleştiriler var.

Büyük bölümü de ağaçlar ile ilgili…

Odunpazarı Belediyesi’nin ağaçlarla ilgili “ağaçlar kesilmedi, nakledildi” şeklindeki açıklamaları samimi bulunmuyor.

“…Niyetiniz o ağaçların yaşaması olsa idi, transplantansyon diye bildiğimiz teknik çalışmayı gerçekten yapar, ‘dostlar alışverişte görsün’ edası ile davranmazdınız. Tarihe tanıklık değeri ile korunması gereken kültür varlığı olarak bile tanımlanabilecek ve tescillenebilecek anıt ağaç karekteri taşıyan ve yarım asrı aşkındır ‘yer’ tutmuş bir ekosistem servis alanı olma karakteri geliştirmiş, tür ve cins özelliği ile canlı materyal olarak bir mekan geliştirmiş olan Hamamyolu çınarları ve ıhlamurları evet taşınmış, yerleri değiştirilmiştir. Ancak şimdiki yerlerinde yaşayamayacakları ve yok olacakları kesindir. Bu bilgi bilimsel bir bilgidir. Meslek erbapları olan peyzaj mimarlarının meslek pratiklerinden alınarak müdahaleler yapılmıştır…”

“…Yaratmaya çalıştığınız sanal algıyı anlamakta zorluk çektiğimizi ve varlıklarımızın artık yeri ne olursa olsun bizimle olmayacağını, kuruyarak öleceklerini söylediğimizde bizi neden anlamıyor ve samimi olmayan açıklamalar yaparak halkımızı bir kez daha bilgi kirlenmesi ile karşı karşıya bırakıyorsunuz…”

Açıklamada başka eleştiriler de var.

Tamamı ağaçlarla ilgili…

Ağaçların önemi tartışılmaz…

Onlara zarar verecek bir uygulama elbette ki kabul edilemez.

“Ağaçların ölümüne yol açacak” bir proje “kusurlu” sayılır.

Buna tamam…

Peki ya projenin tamamı için ne deniliyor.

O “önemli kusur” dışında doğru ve yararlı bir projemidir?

Mimarlar Odası yönetiminin açıklamalarında “soruya yanıt” olabilecek bir şey yok.

Proje hakkında hala bilgi sahibi değiller mi yoksa?

Neyse…

Açıklamanın sonunda yeni bir çağrı var.

“Sayın Başkan ve teknik ekipler gelin hep beraber halkın önünde tartışalım, katılımcı olalım. Zararın neresinden dönülürse kardır.”

Böyle bir açıklama ile yapılan çağrı karşılık görür mü?

“Evet” demek olanaksız…

Alacağı karşılık yine “muhatap almıyoruz” türünden bir şey olur.

Ancak gelinen nokta ortada…

Ciddi bir sıkıntı var.

Hamamyolu Caddesi, kentin önemli bir bölgesi… Buraya uygulanacak projenin önemi de kesinlikle tartışılmaz.

Böylesi önemli bir proje konusunda Odunpazarı Belediyesi ve Mimarlar Odası gibi “işbirliği yapmaları” gereken iki kurum karşı karşıya gelmiş durumda… Aralarında sert bir tartışma yaşanıyor.

Bu hoş değil…

Ortadan kaldırmak gerek…

Bunun yolu da belli… Kısaca “görüşüp konuşmak” denilebilir.

İki kurumun başında bulunanların “halkın önünde tartışması” doğru olmayabilir. Sıkıntıyı gidermediği gibi yeni sıkıntılar yaratabilir.

Onun için olacağı yok.

O olmaz da iki kurum yöneticilerinin bir araya gelip projeyi masaya yatırmaları da olmaz mı?

Neden olmasın, elbette ki olabilir.

Umarız ki olur da…