Korona virüs salgını ile birlikte ne kadar önemli olduğu ortaya çıkanların başında tarımsal üretim geliyor.

Bunu görmeyen yok.

Dile getiren de oldukça fazla…

Peki gereği yapılıyor mu?

“Evet” demek çok zor…

Türkiye’de tarım alanlarının büyük bölümü yok edildi.

Elde kalan sınırlı tarım alanı var.

Bugüne kadar yok olmaktan kurtulanlardan birisi de Alpu Ovası…

Gerek Türkiye, gerekse Eskişehir için büyük önem taşıyor.

“Göz bebeği” gibi korunması gerekiyor.

Ne yazık ki yapılan tam tersi…

Alpu Ovası’nı yok etmek için hamle üzerine hamle yapılıyor.

Bir hamle savuşturulmadan yenisi ortaya çıkıyor.

Son günlerde gündeme gelen yeni bir hamle var.

URAYSİM projesi kapsamında raylar döşenecek.

Rayların döşenebileceği geniş araziler var.

Onların üzerine döşenebilirler.

Doğalında yapılması gereken bu…

Yapılan ise tam tersi…

Raylar, sulanabilir tarım arazilerinin üzerine döşenmek isteniyor.

Atılan somut adımlar da var.

Anadolu Üniversitesi kamulaştırma çalışmalarına başladı.

Üreticiler büyük endişe içerisindeler.

“Yapmayın”, “etmeyin” dediler.

Ne yazık ki, dinleyen olmadı.

Son olarak yapılan bir değerlendirme ve uyarı var.

Yapan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Muazzez Günay…

Diyor ki

“5430 Sayılı toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun 14’ncü maddesine dayanarak Büyük Ova statüsü ile ilimizde 3 ova oluşturulmuştur. Bunlardan Alpu Ovası 51 Bin hektardır. Bakanlar Kurulu’nun 12.12.2016 Tarih ve 2016/9620 Sayılı Kararı ile ilimizde 3 büyük ova koruma alanı olarak belirlenmiştir. Koruma alanı ilan edilen bu ovaların ‘tarımsal SİT kapsamında değerlendirileceği’ yazılıdır.

-Alpu ovasında bir çok Mahallede 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulaması ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa bağlı olarak toplulaştırma uygulaması yapılarak tapuları dağıtılmıştır.

-Alpu Ovasında DSİ tarafından açılmış 42 adet sulama kuyusu bulunmaktadır. Bazı mahallelerde Sulamada Kapalı Sulama Sistemi uygulanmış, bazı mahallelerde Kapalı Sulama Sistemi Projeleri Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kabul edilmiş, uygulama aşamasına gelmiştir.

-Kamulaştırılması planlanan araziler Mutlak Tarım Arazisidir. Alpu ovasında Tohumculuk sektörü önemli bir üretim sektörüdür.

- Alpu ovasında büyük çaplı bir çok hayvancılık işletmesi mevcut ve ilimizde hayvancılık-et üretimi deyince ilk akla gelen Bozan’dır.

- Alpu Ovası buğday, şekerpancarı, mısır ve ayçiçeği gibi stratejik tarım ürünlerinin ilimizde en yüksek verimle yetiştirildiği topraklara sahiptir.

Proje, büyük bir elips çizen ve ara hatları olan test yolları ile  araziyi kapsaması dışında  bulunduğu mevkideki arazileri 8 parçaya bölerek birbiri ile irtibatını kesecek, tarımsal bütünlüğü bozacak, tarımsal alt yapı  tesislerini ölü hale getirecek aslında bundan kat be kat daha fazla araziyi etkileyecektir. Bitkisel üretim ve hayvansal üretimde önemli kayıplara yol açacaktır.

- Proje ile bölge insanına iş-aş vaadinde bulunulmaktadır. Bu vaadlere karşı çiftçiliğin bir meslek, bir iş olduğunu hatırlatmak isteriz.  Çiftçilerimiz kendi işletmelerinde, öz sermayelerini ve beden güçlerini kullanarak üretim gerçekleştirerek ülkemizin insanlarının doymasının garantisi olmaktadırlar.

-İstihdam yönünden devlete hiçbir yükleri olmadığı gibi çalıştırdıkları sürekli ve geçici işçilerle istihdama da önemli katkılar vermektedirler. Her yıl şehir dışından gelen yüzlerce geçici işçi bu bölgede çapa, söküm, çuvallama ve yükleme işlerinde çalışarak memleketlerine o yılı geçirecek bir para ile dönmektedirler.

Bir taraftan erozyonla kaybolan santim santim toprak kaybını önlemeye çalışırken, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı ile dekar toprak kayıpları ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği açısından endişe vericidir. TMMOB Ziraat Mühendisleri olarak karar vericileri çiftçilerimizin proje ile ilgili haklı itirazlarını duymaya ve proje için alternatif arazi bulmaya çağırıyoruz.

 Unutmayalım toprak tükenebilir bir kaynaktır."

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Muazzez Günay’ın değerlendirmeleri ve uyarısı böyle…

Değerlendirmelerine itiraz etme olanaksız…

İtiraz eden varsa gerekçeleri ile birlikte ortaya koysun.

Doğru değerlendirmeler ışığında yapılan uyarı görmezden gelinemez.

Dikkate alınması gerekir.

Muhatabı da belli…

Anadolu Üniversitesi gibi bir bilim yuvası…

Başında bulananların tarımın ve Alpu Ovası’nın ne kadar önemli olduğunu bilmeleri gerekir.

Elbette ki biliyorlardır.

Ancak onlar için yalnızca “biliyor olmak” yetmez…

Gerekeni de yapmalılar.

Onlardan beklenilen budur.

Umarız ki karşılıksız bırakmazlar.