‘Sen benim bu âlemde

ünümü duymadın mı hiç?

Ben bir hiçim, hiç’

Hz.Mevlana

 ‘Dedim, insan özetle nedir?

Dedi, bir ayağı cennette bir ayağı cehennemdedir.

Dedim, bu nasıl bir yüktür?

Dedi, korkma ya hu, Allah büyüktür.

Dedim, burası nasıl bir dünyadır?

Dedi, imtihan dolu bir handır.

İmtihan nedir?

Dedi, varlığın göstergesi.

Varlık nedir?

Dedi, yoklukta var olmaktır.

Dedim, yokluk nedir?

Dedi, varlıkta yok olmaktır.

Hayat neden ibarettir? Nasıldır?

Dedi, bilmeyene zevk ü sefa, bilene külfettir. Oyunun aslıdır.

Dedim, ne ararız bu diyarda?

Dedi, kendini sır eden kuvveti.

Dedim, yoruldum.

Dedi, Allah’tandır umudum.

Aşk nedir?

Dedi, az konuşulan, çok yaşanan inançtır.

Dedim, konuşmak?

Dedi, bolca susmaktır.

Dedim, her şey bir gün bitecek mi?

Dedi, bitti sandığın yerde başlayacak.

Dedim, sen kimsin?

Dedi, ben yok.

Biz kimiz?

Dedi, misafir.

Dedim, neye geldik?

Dedi, doymaya.

Peki ya sonra? Dedim.

Dedi, sorguya.’

‘Öyleyse sabredin. Kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine üstün tutar.’

Açlık ve tokluk arasındaki en belirgin fark algılama biçimleridir.

Eğer bir şeyin sizi doyurmayacağına kalbinizle inandıysanız o şey sizi doyurmayacaktır. Bu bir savaş halidir. Eğer o şeyin sizi doyurduğuna kalbinizle inandıysanız o şey sizi doyuracaktır. Bu ise bir uyum halidir. Çünkü her ikisinde de doymuşsunuzdur.

Eğer bir şeyin size zarar verdiğini görmüş ve bunu görmezden gelmek istemişseniz, kendinizi bu yönde  bir algıya inandırmışsanız, en az şekilde zarar göreceksiniz. Bu bir uyum hali sayılmaz. Eğer tam tersi düşündüyseniz ve zarar gördüğünüzü fark ettiyseniz, var olanı fark etme algısı bir uyum halidir. Bu durumu kabullenirken ve doğru bir şekilde algılarken de, zarar görebilirsiniz. Ve bu bir savaş sayılmaz. Çünkü her ikisinde de zarar görmüşsünüzdür.

Açlık ve tokluk arasındaki en belirgin fark algılayış biçimleridir.

Aktarım geliştirir. Faydalı bir aktarım belki de dünyayı güzelleştirebilir. Güzelliğe açıktır canlılar. Çirkinliğe her zaman göğüs germeli.

Bir kuşa anlatın. Yanlış duymadınız. Bir kuşa mutlaka anlatın. Denediniz mi hiç? Ve hissettiniz mi? Hatta bir çok kuşa anlatın. Ve onlar bu yeryüzünün melekleridir. Hayatın gözü, dili ve hatta kulağı. Onlara bir şey anlatmayın. Şimdi yalnızca bakın. Hiç görmezden geldiniz mi onları? Belki de açtı. Onlar sizi çoktan gördü. Ve hatta ezberledi bile… Lazım. Lazım. Yine unuttular aziz!  Lazım diyorum. Hayatın gözü, dili ve hatta kulağı. Her daim lazım. Ve bizlere mutlaka lazım. Katlediyorlar. Yok ediyorlar aziz! Çünkü onlar bizlere lazım. Mahvediyorlar bu hayatı aziz! Bu hayatı katlediyorlar.

Anlatın, anlatın bunları. Onlar hayattayken mutlaka anlatın… Duyuyorlar. Ve şimdi susun. Onlar zaten biliyorlar.

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Gönül aynan saf olmadıkça, çirkini güzelden ayıramazsın.

  • Hz. Mevlana