‘Tüm kâinatın varoluş bilgilerinin satır satır yazıldığı bir sistem. Hem zerreye ait hem bütüne ait olan varoluş ile ilgili bilgilerin muhâfaza edildiği … Hakikatlerin saklandığı levhalar. Ruh boyutuna ait olan bir yazılım…
Bir incir tohumu düşünelim: İncir tohumunun içinde incir ağacına ait olan tüm bilgiler muhâfaza edilmiştir. İncir ağacına ait olan: filiz, dal, yaprak, çiçek, meyve satır satır yazılıdır. Hatta yaprak sayısı, meyve sayısı, incir ağacının büyüklüğü gibi birçok bilgi satır satır… Tohumda incire ait olan bilgiler muhâfaza edilmiştir. İncir tohumundan incir ağacı çıkar ve incir ağacının tüm bilgileri yine yeni oluşacak olan incir tohumunda saklanır. İşte incir tohumunun içindeki sistem. Ağacın tohumunda ne yazılı ise, o tohumdan o ağaçla ilgili şeyler açığa çıkar.
Kâinatın varoluşunu düşünürsek, kâinatın varoluşu süresince ortaya çıkan varlık da aynı incir tohumundan incir ağacının ortaya çıkışı gibidir. Varoluş ile ilgili sistem bir özden açığa çıkar. Bu özde varoluşa ait olan tüm bilgiler yazılıdır.
İnsandaki: huy, davranış, korkular, iyilik ya da kötülük yapma halleri, aileden çocuğun sistemine yazılır ve bu yazılım nesiller boyu devam eder. Her birey atasından gelen tüm hâl ve davranış mirasını taşır. Kendi yaşadığı zaman diliminde kendi bedenine, toplumdan ve çevreden gelen her türlü durumlar yazılır ve bunu bir sonraki nesile aktarır. Kitap, birçok yerde güzel davranışlı olmayı, güzel sözler söylemeyi tavsiye eder. Tüm sözler ve davranışlar kaydedilir ve kişinin levh-i mahfûzunda kayıt altına alınır. Ve gelecekte kişinin ve kişinin neslinden gelenlerin kaderi olur.
Bir bebek aileden gelen tüm halleri taşır. Bebek ailede ve toplumda ne duyarsa ne görürse hangi hâl ve davranışlara şahit olursa bunların hepsi bebeğin levh-i mahfûzuna yazılır. Ve daha sonra bu yazılanlar bir tohumdan filizin çıkması gibi açığa çıkar.
Bugün genetik ilmi dediğimiz ilim, genlerde yazılı olan sistemi okumaya tanımlamaya çalışıyor. Atalardan ve çevreden gelen hastalık taşıyan genlerin okunması ve tamir edilmesi genetik ilminin bir mucizesidir.
Kişi toplumda ne söz söylerse söylesin ne davranışlar sergilerse sergilesin bunların hepsi kişiye, çevresindeki kişilere, varlığa satır satır yazılır. Hâl ve davranışlar bir mirastır. Her söz her davranış ileride kişinin kendi davranış kaderi olur. Söylenen her söz ve davranış kişinin genetik yapısına satır satır yazılır. Ve zamanla ortaya çıkabilir.
Kişinin yazılı olan sayfaları vardır ve aynı şekilde boş sayfaları vardır. Bu boş sayfalara kişinin çevresinden, aileden, toplumdan aldığı tüm eğitim, hâl, davranış, yemek-içmek ve benzer birçok şey satır satır yazılır. Ve bunlar saklanır. Onun için insana hep iyi hallerde olması, güzel konuşması, çevresine varlığa iyi davranması, sağlıklı beslenmesi tavsiye edilir.
Kişinin: öfkesi, yalanı, dedikodu yapması, kibri, zararlı halleri, menfaat içinde olma halleri hep o kişinin beşeri vücudunun levh-i mahfûzuna kaydedilir. Ve bu kaydedilenler nesilden nesile geçerek gelecek nesillerin hâl ve davranışı olur.’
‘Atalarımız boşuna dememiş ne ekersen onu biçersin. ’
Güzel bir gelecek inşa etmek bizlerin hâl ve davranışlarıyla doğrudan ilgilidir. Öz farkındalık ve inşaa ancak iyi birer insan olmak ve niyetle doğrudan bağlantı içerir. Niyet bir çok olayın başlıca kaynağıdır. Kaynak bizler ve özümüzdür. Özünü görmek geleceğe ışık tutmaktır. Karanlık bir patika da yoluna ışık kaynağı olmak yalnızca kendine yaptığın bir iyilik olamaz.
O patikayı temizleyen bir geçmiş, gelecek için bir ışık bekliyor olabilir.
Gelecek bizleriz.
Farkında olduğun ve ısrarla çalıştığın her şey için geçmişine bir ışık kaynağısın.
Niyetlendiğin her şey geleceğin için bir hazırlık.
Hazır mısın?
Geçmiş için. Gelecek için. Kendin için.
Yalnız bir tehlikeden bahsedeceğim:
Bu dünya kendini tanıyamamış insanlarla doludur.
Bu yüzdende engelsiz bir yaşam düşünmek mümkün değildir.
Unutma! Dünya dönüyor, güneşte her zamanki gibi parlıyor. Ve asırlardır, buna mani olamadılar.
Şimdi anlıyor musun?
Evet, evet. ‘Kayalığa yapışan bir midyenin, direnme gücü var onda.’ Anlıyor musun?
Çünkü o bir ağaç ve bin nefes. Bir ağaç, bin nefesse…! Bin ağaç, kaç nefes?

GÜNÜN SÖZÜ:
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.
- Albert Einstein