Haftalardır gelmesi beklenen bir tarih var.
1 Mart 2021…
Beklenme nedeni belli…
“Yeni normalleşme dönemi”…
Korona virüs belasının ülke sınırlarından giriş yapmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti.
Bu sürede yaşananları unutmak olanaksız…
Önlemler alındı, büyük mücadele verildi.
Ne yazık ki, büyük bela henüz defedilebilmiş değil…
Varlığını sürdürüyor.
İşin kötüsü o yetmezmiş gibi bir de mutasyona uğramış hali başa bela oldu.
Bu, daha da büyük bir bela…
Korona virüsten daha hızlı yayılıyor, yarattığı hasar da daha büyük oluyor.
Uzun sözün kısası büyük tehlike henüz geçmiş değil…
Gevşemeye yer yok.
Ancak, bir de piyasanın içinde bulunduğu durum var.
Bazı işyerleri yaklaşık bir yıla yakın süredir kapalı…
Onların yanı sıra Haziran’da açılan ama sonra yeniden kapatılan işyerleri bulunuyor.
Aralarında açık olanların da çalışma olanakları son derece kısıtlı…
Esnafın hali malum…
Defalarca dile getirildi.
Tek kuruşluk gelirleri yok.
Buna karşılık başta kira olmak üzere giderleri devam ediyor.
Sayıları az-uz değil…
Oldukça fazla…
Sorun yalnızca onlarla sınırlı değil…
O sekterde çalışan binlerce insan var.
Sektördeki çalışma koşulları belli…
Çalışanların büyük bölümünün sosyal güvencesi yok.
Günlük ya da haftalık ücretler ile çalışıyorlar.
Yaklaşık bir yıldır çalıştıkları işyerleri kapalı…
Çalışmak için bir başka alternatifleri yok.
İşsizler…
Ancak sosyal güvenceleri olamadığı için “işsizlik parası” alamıyorlar.
Aynı şekilde “kısa çalışma ödeneği” almaları da söz konusu değil…
Yaklaşık bir yıldır ne yaparlar bilinmez…
Gerek işletmecilerin gerekse çalışanların bu koşullara dayanmaları olanaksız…
“İş yerlerinin açılmasını” bekliyorlar.
Bu konuda ümit verici açıklamalar da var.
“Mart ayı başında yeni normalleşme başlayabilir” denildi.
“Yüz yüze eğitim” konusunda programlar falan da açıklandı.
Sonunda beklenen Mart ayı geldi.
Bakanlar Kurulu bugün toplanıyor.
Toplantıda Bilim Kurulu’nda yapılan değerlendirmeler ele alınacak.
Korona virüs tablosu üzerinden yeni önlemler değerlendirilecek.
Sonunda da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, alınan kararları açıklayacak.
Kulaklar Ankara’ya çevrilmiş durumda…
Toplantı öncesinde yapılan değerlendirmelere göre “genel önlem yerine illere göre önlem alınması” daha ağır basıyor gibi…
“Valilere yetki verilecek” de deniliyor.
Son günlerde illerdeki vaka durumunun açıklanmasının nedeni de bu olsa gerek…
Son açıklanan verilere göre Eskişehir’in rengi sarı…
Bu “orta riskli” anlamına geliyor.
Bunun yaratacağı koşulları bilemiyoruz…
Farklı söylemler var.
“Eskişehir yeni normalleşme kapsamına girecek” denildiği gibi “Eskişehir yeni normalleşmeyi kıl payı kaçırdı” da deniliyor.
Hangisinin geçerli olduğu bugün netleşecek… Neyin nasıl olacağı da yarın kesinlik kazanacak.
Dedik ya, kararın ne olacağını bilemiyoruz…
Ancak, Eskişehir piyasasının daha fazla dayanması olanaksız…
“Yeni normalleşme dışı” kalmak büyük bir hayal kırıklığı yaratır.
Elbette ki, bir de işin sağlık yanı var.
Hepsinden önemli…
En küçük bir gevşeme üçüncü dalgaya neden olabilir… Olursa da bugüne kadar katlanılanların hepsi boşuna gitmiş olur.
Hani “aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” hesabı var ya… Tam da öyle bir durum söz konusu…
Bakalım ne olacak?
Bekleyip göreceğiz…