Ligde sezonun ikinci yarısı devam ediyor.

Eskişehirspor’un durumu ortada…

“Olumlu” denilebilecek en küçük bir gelişme yok.

“Kötü” denilebilecek ne varsa hepsi bir arada…

Galibiyeti hiç yok.

Doğal olarak puanı da çok az…

“Ligin dibine demir atmış” durumda…

Kurtulma olasılığı da artık yok.

Eskişehirspor’un ulaşacağı sonuç için sezonun tamamlamasını beklemeye gerek yok.

Sezon sonunda olacak olan bugünden belli…

Eskişehirspor, bugünden küme düşmüş durumda…

Söylemeye insanın dili varmasa da gerçek bu…

Yönetim kurulu da bunu kabullenmiş durumda…

Artık “toparlanacağız” falan türünden laflar etmiyorlar.

Hoş etseler ne olacak?

İnandıracak tek kişi bile bulamazlar.

Onun içindir ki, yönetim kurulu gelecek sezon için ümit vermeye çalışıyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akgören, son açıklamasında bunu vurguladı.

“…Mevcut puan tablosunda bu sene ligde kalma umutlarımızı çok aza indirdik. Bu seneyi elimizden geldiği kadar dosyaların kapatılmasına harcayacağız. Önümüzdeki sezon için transfer tahtasını açmayı ve düşmekte olduğumuz lige geri dönmeyi planlıyoruz…”

Söyledikleri yalnızca bu kadar değil…

Geleceğe yönelik iddialı söylemleri de var.

“…Bütün camiamıza şu müjdeyi verebilirim. Eskişehirspor’umuz için yolun sonu karanlık değil. Biz şu anki karanlık tünelden çıkacağız ve Eskişehirspor’u temizleyeceğiz. Öyle bir takım oluşturacağız ki bütün şehrin arkasından geleceği bir takımın temellerini atmayı planlıyoruz…”

Gelecek için söyledikleri de bu ve benzeri sözler…

Kulağa hoş gelen sözler…

Ancak ortadaki gerçek karşısında bir anlam taşımıyor.

Gerçek ortada…

Eskişehirspor, daha sezonun sonu gelmeden küme düşmüş durumda…

Bundan daha kötü ne olabilir ki?

Mustafa Akgören ve yönetimi 24 Kasım 2019 tarihinde göreve geldi.

O günden bugüne kadar geçen süre 14 aydan fazla…

Bu sürede “futbolcu göndermek” ve “günü kurtarmak” dışında yapılan bir şey yok.

“Yapılacak” denilenlerin hepsi sözde kaldı.

Geride kalan süre böyle iken geleceğe yönelik iddialı sözler inandırıcı olabilir mi?

“Evet” demek çok zor…

Son günlerde “proje” olarak açıklananlar var.

Birisi “sanal para” diğeri de “fidan kampanyası”…

Ne kadar kaynak yaratacaklarını kestirmek çok zor…

İşin daha önemli bir yanı daha var.

Özellikle “sanal para” konusu ciddi bir iş…

Resmi izinler gerekiyor.

Bunların yanı sıra aslında genel kurul kararı da alınmalı…

Genel kurul yalnızca bunun için gerekli değil…

Dedik ya, Mustafa Akgören ve yönetimi bir yılı aşkın bir süredir görev başında bulunuyor.

Şimdi de geleceğe yönelik planlar hazırlıyorlar.

İyi de gelecek planları yapmadan önce geride kalan 14 aylık dönemin hesabını vermeleri gerekmez mi?

Elbette ki gerekir.

Mustafa Akgören ve yönetimi gelecek planları yapmadan önce genel kurulu toplamalılar.

Genel kurulda önce 14 ayın hesabını genel kurul üyelerinin bilgisine sunmalılar.

Daha sonra da gelecek planlarını ortaya koyup yeniden yetki istemeliler.

Genel kurul yetki verirse, bugün “yapacağız” dediklerini yapmak için kolları sıvarlar.

Genel kurulun toplanmasında en küçük bir sakınca yok.

Takım zaten küme düşmüş durumda…

Onun için “takımı olumsuz etkilemesi” diye bir şey söz konusu bile olamaz…

Genel kurulun toplanması, en küçük bir sakınca oluşturmayacağı gibi büyük yarar sağlar.

Genel kurulun yapılmaması sıkıntı yaratır.

Mustafa Akgören ve ekibi bunları bilmiyor mu?

Elbette ki, biliyorlardır.

İyi de neden genel kurulu toplamıyorlar?

Soruya “akla yatan” bir yanıt bulmak olanaksız…

Mustafa Akgören ve ekibi her fırsatta “Eskişehirspor’u çok seviyoruz” diyorlar.

Doğrudur.

Bu konuda aksini söylemek olanaksız…

Ancak genel kurulu toplamamak ile “çok seviyoruz” dedikleri Eskişehirspor’a büyük zarar veriyorlar.