Tepebaşı’nda mahalleler dolaşılıyor, evlerin kapıları çalınıyor.

Kapılar çalınmasına çalınıyor da her evin değil…

Yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin kapıları çalınıyor.

Kapıları çalan birisi kadın üç kişi…

Kapıyı açan erkekse erkeklerden birisi, kadınsa kadın konuşuyor.

Kapıyı açana “merhaba” deyip ismini doğrulattıktan sonra belediye başkanının selamını iletiyorlar.

Sonra da bir torbaya konulmuş 10 maske veriyorlar.

Buraya kadar tamam…

Yadırganacak bir şey yok.

Ancak iş burada kalmıyor.

“Parti üyeliğiniz devam ediyor mu” sorusu yöneltiliyor.

Yanıt “evet” ise bu kez “aktif misiniz” sorusu geliyor.

Yanıt “evet” ise teşekkür ediliyor, yok eğer “aktif değilim” olursa da “olsun, üyeliğiniz devam ediyor ya” deniliyor.

İşin bu yanı, belediye görevlilerinin alanına girmiyor.

Onun içindir ki soranlar oluyor.

“Mahalle sorumlusu musunuz yoksa parti yöneticisi misiniz?”

Soruya verilen yanıt ilginç…

“Belediye görevlisiyiz ama parti çalışması da yürütüyoruz.”

Şaşırtıcı bir yanıt…

“Ne alaka” diyen partililer de oluyor.

Bir “alaka” kurmak çok zor…

Yapılan için “üye bilgilerinin güncellenmesi çalışması” denilebilir.

İyi de bunu yapacak olan da belli…

Cumhuriyet Halk Partisi Tepebaşı İlçe Yönetim Kurulu…

Çalışma onlar tarafından yapılmıyor.

Dahası İlçe Başkanı Atilay Dalgıç ve yönetim kurulu üyelerinin böylesi bir çalışmadan haberleri bile yok.

İşin daha da ilginci, kapısı çalınanlar arasında Tepebaşı İlçe yönetim kurulu üyeleri bile var.

Doğal olarak şaşırıyorlar.

Sonra da “bu nasıl bir iş” diye bir birlerine soruyorlar.

Aslında “nasıl bir iş” olduğu belli…

Cumhuriyet Halk Partisi Tepebaşı İlçe Örgütü “devre dışı bırakılmış” durumda…

Bu bir başkan ve yönetici için “sineye çekilebilecek bir durum” değil…

Ancak “sineye çekilmiş” gibi…

Kabullenmeseler bile sesleri çıkmıyor.

Neyse…

Parti dışından yürütülen çalışmada “komik” dinelebilecek yanlar da var.

Kapıları çalınan partililer olduğu gibi telefonla arananlar da oluyor.

Telefonla arananlardan birisi Vedat Yücesan… Partinin milletvekilliğini yapmış bir isim…

Kendisine parti üyeliğinin devam edip etmediği soruluyor.

“Beni tanımıyorsunuz sanırım, ben eski milletvekillerinden Vedat Yücesan” yanıtını veriyor.

Bu yanıta rağmen hala “parti üyesi misiniz” sorusu yineleniyor.

Vedat Yücesan öfkeleniyor.

Ancak yine de öfkesini arayan görevliye yansıtmıyor.

Dahası telefonla arananlardan birisi de İl Başkanı Recep Taşel…

Ona bile “parti üyeliğiniz devam ediyor mu” sorusu yöneltiliyor.

Şaşırıyor.

Ancak yine de bozuntuya vermiyor.

Yalnızca “Sizi görevlendirenlere Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Recep Taşel’in selamı var deyin” demekle yetiniyor.

Tepebaşı İlçe Başkanı Atilay Dalgıç’ın aranıp aranmadığını bilemiyoruz.

Ancak arandıysa hiç şaşırtıcı olmaz…

İl Başkanı Recep Taşel’e  “parti üyeliğiniz devam ediyor mu” sorusu yöneltildikten sonra onu da tanımayıp aynı soruyu yöneltmiş olabilirler.

Neyse…

Olay oldukça dikkat çekici… Biraz da garip…

“Kimin eseri” olduğunu bilmiyoruz…

Geziler yok, kafeteryalar kapalı ya… Canı sıkılan birilerinin eseri olabilir.

Artık her kimse belli ki, “Tepebaşı İlçe Yönetimini devre dışı bırakarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni dizayn etmeye yönelik bir çalışma” yürütüyor.

Ancak partiyi tanımadığı, partililerin hassasiyetini bilmediği kesin…

“Yol yordam bilmiyor” dense de olur.

Böylesi bir işe soyunması yanlış…

Ama şu veya bu nedenle soyunmuş işte…

Böylesi bir işe soyunurken hiç olmazsa “işin yolunu yordamını” öğrenseydi bari…

“Hizmet içi eğitim” falan görseydi, yaptığı iş yanlış olsa bile “komik” denilebilecek hallere düşmezdi.