Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, konuğumuz oldu sorularımızı yanıtladı. Türkiye’deki mevcut ekonomik durumun Eskişehir’e yansımalarını anlatan Güler, “Türkiye ekonomisinin gerçeklerini Eskişehir’den ayırmak pek mümkün değil. Yüksek enflasyonun etkisi hala işletmelerimizde baskı oluşturmaya devam ediyor. Cirolar artarken, karlılık düşüyor” dedi.
Cirolar artarken, karlılık düşüyor
Türkiye’deki ekonomik durum Eskişehir’i nasıl etkiledi? Görüşmelerinizde tüccarın talepleri hangi yönde oluyor genel olarak?
Türkiye ekonomisinin gerçeklerini Eskişehir’den ayırmak pek mümkün değil. Yüksek enflasyonun etkisi hala işletmelerimizde baskı oluşturmaya devam ediyor. Cirolar artarken, karlılık düşüyor. Bununla beraber işletme maliyetlerindeki artış da devam ediyor. Bazı sektörlerdeki üyelerimiz cirolar artmasına rağmen karlılığın azalmasından bazı sektörlerdeki üyelerimiz ise işlerin çok durgun olmasından şikayet ediyor. İnşaat, mobilya, beyaz eşya, perakende satış yapan firmalardan işlerin durgun olduğuna dair şikayetler alıyoruz. Hizmet sektörümüz için her ne kadar işler iyi gibi gözükse de orada da işletmelerdeki personel, kira, stopaj, diğer vergi yükümlükleri gibi artan giderler var. Bir de az önce söylediğim gibi enflasyonun etkisi işletmelerin de maliyetlerini yükseltiyor.
Üyelerimiz çaba gösteriyor
Üyelerimizin en çok şikayet ettiği konuların başında finansmana ulaşamamak geliyor. Özellikle ticari kredilerin faiz oranları işletmelerimizi zorluyor. Tüccarın ve sanayicinin bu şartlardaki faiz oranlarıyla kredi kullanabilmesi, bu krediyi döndürebilmesi gerçekten zor. Sanayici üyelerimiz de üretimin devam etmesine rağmen rekabet etmekte zorlandıklarını dile getiriyorlar. Ancak tüm olumsuzluklara rağmen üyelerimiz faaliyetlerine devam etmek; üretmek, ihracat yapmak, şehir ekonomisine güç katmak, istihdamın sürdürülebilirliğini sağlamak için çaba gösteriyor.
İşletmenizi ayakta tutabilmek gerçekten zor
Kapanan işyerleri var, işyeri devirleri oluyor, bu mevut durumun iyi yönde değişmesi için tavsiyeleriniz nelerdir?
Bu durumun çözümü belli… Tüccar ve sanayicinin finansmana daha kolay ulaşabilmesi ve kredi faizlerinin düşürülmesi. Bugün mevcut ticari kredi faizleriyle iş yapabilmek ve işletmenizi ayakta tutabilmek gerçekten zor. Sıkı para politikası devam ettiği sürece, bu girdapta olmaya devam edeceğimizi düşünüyorum. Çünkü finansman maliyetinin artışı raflardaki fiyatları da yani enflasyonu da olumsuz olarak etkiliyor. Ekonomiyi bir çark gibi düşündüğümüzde tüm parçaların kusursuzca çalışması gerekiyor. Dolayısıyla öncelikli mesele tüccar ve sanayicimizi uygun koşullarda finansmana ulaşmasını sağlamak olmalıdır. Diğer bir yandan işletmelerin üzerindeki yükler azaltılmalı. İstihdamın sürdürülebilirliği, yatırımların artarak devam etmesi için bu noktada da adımlar atılmalı.
Aynı masanın etrafında buluşabilmeliyiz
Eskişehir’in sorunlarının çözümü noktasında, şehrin tüm bileşenlerinin ortak hareket edebildiğini düşünüyor musunuz?
Ben her fırsatta Eskişehir’in sorunlarının ortak irade ve akılla çözüme kavuşturulabileceğini dile getiriyorum. Eskişehir’i ilgilendiren her meselede kurum ve kuruluşların yöneticileri ayrı gayrı olmadan, farklı düşüncelere rağmen aynı masanın etrafında buluşabilmeli. Nitekim oda başkanlığım döneminde de hep bu düşünce doğrultusunda hareket ettim. Söz konusu Eskişehir ise tüm farklı düşüncelerin bir kenara bırakılması gerektiğine inanıyorum. Geçtiğimiz yıllara nazaran Eskişehir’in bu yönde geliştiğini düşünüyorum. Farklı isimler adı altındaki platformlarda kurum ve kuruluşların yöneticileri bir araya gelip, sorunlarını tartışabiliyor. Üstelik birlikte hareket ederek, şehrin taleplerini ve sorunlarını Ankara’da da dile getirebiliyor. Bu irade ve kararlılık Eskişehir lobisinin gelişebilmesi için çok önemli. Çünkü şehrin sorunlarının çözümünde lobicilik ve o şehrin tüm dinamiklerinin ortak hareket etmesi avantaj sağlıyor. Umuyorum şehri ilgilendiren her konuda bu yönde hareket etmeye devam edilebilir.
Deprem gerçeğini görmezden gelerek yaşamak mümkün değil
Şehrimizde üyelerinizi de etkileyecektir mutlaka bir kentsel dönüşüm konusu var, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kentsel dönüşüm konusu tüm şehri yakından ilgilendiriyor. Ülkemizde yaşanan depremlerde çok can kaybettik. Deprem gerçeğini görmezden gelerek yaşamak mümkün değil. Şehrimizdeki herkesin güvenli binalarda yaşamını sürmesi, can kaybı yaşanması elbette önceliklendirilmeli. Ancak kentsel dönüşüm konusunda birden fazla etken var. Mevcut arsa ve bina sakinlerinin beklentileri ve artan inşaat maliyetleri gibi gerçekler var. Ek olarak, mülk sahiplerinin de finansmana erişimi günün koşullarında çok güç. Ancak tüm bunlara rağmen hiç zaman kaybetmeden, şehrimizdeki binaların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi gerekiyor.
Siyasette ismimin geçmesini doğal karşılıyorum
Siyasette de zaman zaman isminiz geçiyor, sizin bu konuda düşünceniz nedir?
Evet bu normal bir süreç. Çünkü Eskişehir Ticaret Odası gibi güçlü ve köklü bir kuruluşta başkan olarak görev yapıyorum. Birlikte görev yaptığım arkadaşlarımızın desteğiyle de çok başarılı işlere imza attık. Önce Eskişehir Ticaret ve Sanayi Müzesi’ni şehrimize kazandırdık. Ardından da ETO TÜYAP Fuar Merkezini, Vehbi Koç Kongre Merkezi’ni faaliyete geçirdik. Eskişehir’in 50-60 yıl boyunca konuşulan bir konusunu gündemden kaldırdık. “Yapılamaz, işlemez” denilen noktada Eskişehir Fuar Kongre Merkezi geçtiğimiz yıl 420 bin kişiyi ağırladı. Düzenlenen iş organizasyonlarına, kültür sanat etkinliklerine Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre şehirlerden on binlerce kişi konuk oldu. Gerçekleştirilen tüm bu iş ve kültür sanat etkinlikleri şehrin hizmet sektörüne güç katıyor. 6 ay önce de Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binasını faaliyete sunduk. Üstelik tüm bu projeleri bütçemizi çok iyi yöneterek, borçlanmadan gerçekleştirdik. Sözünü ettiğimiz her projeyi tamamladık. Dolayısıyla tüm bunları yapan Eskişehir Ticaret Odası’nın başkanı olarak ismimin geçmesini doğal karşılıyorum. Ama ben kendimi siyaset noktasında bugüne kadar hiç konumlandırmadım. Öyle bir talebim de olmadı. ETO başkanı olarak üyelerimize ve Eskişehir’e hizmet etmekten gayet memnunum.
Siyasetçilerimizle elbette görüşüyorum
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile ters düştüğünüz anlar oluyor, fuarlarla ilgili olmuştu en son, bu konuda bir görüşmeniz oldu mu, konuyla ilgili bir ortak nokta bulabildiniz mi?
Oda başkanı olarak görevim gereği şehrimizdeki her kurumun ve kuruluşun yöneticisiyle, siyasetçilerimizle elbette görüşüyorum, görüşmeye de devam edeceğim. Zaten tüm ziyaretlerimizi ve toplantılarımızı da basın mensubu olarak sizler de takip ediyorsunuz.
“Bazen olaylara farklı şekilde bakmamız görüşmeyeceğimiz anlamına gelmiyor”
Kazım başkan yeni hizmet binamız için tebrik ziyareti gerçekleştirmişti. Biz de heyet olarak ziyaretlerde bulunuyoruz. Bazen olaylara farklı şekilde bakmamız görüşmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Biraz daha zamana ihtiyacımız var
Yeni projeleriniz var mı, gelecekle ilgili planlarınız nelerdir?
ETOMÜZE’yi, Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’ni, ETO Yeni Hizmet Binası’nı şehrimize ve üyelerimizin hizmetine kazandırdık. Tüm bu projeleri bugün hayata geçirmeye kalksak, 2 milyar TL gibi bir rakam ödememiz gerekiyor. Ancak biz doğru zamanlama ve doğru planlamayla, bütçe yönetimiyle bu projeleri bugün mümkün olmayacak rakamlarla gerçekleştirebildik. Yeni hizmet binamızın faaliyete geçmesiyle birlikte Eskişehir Ticaret Odası hem hizmet kalitesi olarak hem de bütçe olarak çok daha güçlendi. Yeni hizmet binamızdaki ve Vehbi Koç Kongre Merkezi’ndeki kiralanabilecek alanları da bu yönde değerlendirdiğimiz de odamız bütçe olarak da rahatlayacak. Ondan sonra da İleri Yaşam Merkezi projemize yoğunlaşacağız. Ancak bunun için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Hem fizibilite hem de finansman noktasında planlamalarımızı doğru şekilde yapmamız gerekiyor.
Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?
Şehir Gazetesi aracılığıyla tüm üyelerimizi ve hemşehrilerimizi selamlıyorum. Şehrimize ve üyelerimize sağlıklı, bereketli ve huzurlu günler diliyorum.