CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, konuğumuz oldu sorularımızı yanıtladı. Çakırözer ile, Eskişehir’in en işlek caddelerinden Hamamyolu’nda esnafların sorunlarını bire bir dinleme fırsatı da bulduk. Hem Eskişehir hem de Türkiye’deki güncel konuları değerlendiren Çakırözer, erken seçim çağrılarını da yineledi.
Hangi esnafa girseniz dert yanıyor
Vatandaşlarla bir araya geldiğinizde hangi sorun ve hangi talepler öne çıkıyor?
Nereye gitsek vatandaşın en önemli sorunu yoksulluk, hayat pahalılığı. Ya işsizler ya da sefalet ücretlerine mahkum edilmiş emekçiler ya da emekliler. Geçinemiyorlar.
Öncelikli talepleri ise iş oluyor. Evladına iş, torununa iş, eşine iş, kendine iş istiyor vatandaş. Oğlu, kızı üniversiteden mezun olmuş, evlenecek, yuva kuracak yıllardır iş bulamamış hem kendisinin hem de ailesinin artık canına tak etmiş.
Hangi esnafa girseniz dert yanıyor. İşte Hamamyolu esnafımız diyor ki ‘Vatandaş 15 liralık su için kredi kartı kullanmak zorunda kalıyor!’ Neden? Çünkü vatandaşın alım gücü yok. Kiralar, stopaj, elektrik ve doğalgaz faturaları esnafa kepenk kapattırıyor. Her kapıda esnaf ‘bir önceki yılı arar olduk, sadece durumu idare ediyoruz’ diyor. Esnafın ihtiyaç duyduğunda krediye erişiminde de büyük zorluklar var.
Vatandaş kaygılanmadan yaşamak istiyor
Aynı şekilde alın teriyle üreten çiftçi emeğinin karşılığını alamamaktan şikayetçi. Çiftçi her türlü zorluğa rağmen ekiyor, üretiyor ama bu iktidar onun elinden tutmuyor. Çiftçiyi toprağa, üretime küstürüyor. Her kesimin ortaklaştığı tek sorun: geçim derdi. Geçim derdi, işsizlik tüm sorunları geçmiş durumda. Vatandaş huzur ve refah içinde, evladının geleceği için kaygılanmadan bir ülkede yaşam istiyor.
81 ilde, 973 ilçede meydanlardayız
Erken seçim konusunda sizin değerlendirmeniz nedir?
Sandıkta kazanamayacağını anlayan AKP iktidarı, 19 Mart süreci ve sonrasında yürütülen hukuksuz operasyonlar ile siyasi kumpaslar üzerinden partimizin iktidar mücadelesini yıpratmaya çalışıyor. Ancak Türkiye’nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi olarak aylardır sahadayız. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in çağrısıyla 4 Mayıs’tan itibaren 81 ilde, 973 ilçede sokaklarda, meydanlarda, pazarlardayız.
Çarşıda, pazarda, sokakta vatandaşımızla yan yanayız
Önce kendi memleketlerimizde il, ilçe örgütlerimizle, milletvekillerimizle sahaya indik. Ardından biz milletvekillerine görevlendirmeler verildi. İbrahim Vekilimiz, Jale Vekilimiz, ben farklı şehirlerde görevlendirildik. Benim görev yerim Çankırı. Diğer şehirlerden milletvekillerimiz buraya geldi. Çarşıda, pazarda, sokakta vatandaşımızla yan yana, omuz omuzayız. Vatandaş artık temel gıdaya dahi ulaşamıyor. Esnaf zor durumda, yurttaş geçim sıkıntısı yaşıyor. Biz bunun için halkın iktidarını kurmak için sahadayız, meydanlardayız ve bu kötü yönetimi değiştirmek için seçim istiyoruz diyoruz. ‘Halkın iktidarını kurmak için hücuma geçiyoruz’ diyoruz. Sahada gördüğümüz gerçek de bu. Vatandaş bu kötü yönetimi değiştirmek için hemen şimdi sandığı getirin diyor. Biz en yakın zamanda sandığı istiyoruz. Ama karşımızda sandıkla gelmiş ama sandıkla gitmem diyen bir anlayış var. Onun için Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu, seçilmiş belediye başkanlarımızı kumpaslarla, hukuksuzca zindanda tutuyorlar. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar olacağını görüyorlar. Çağırımız net, bu hukuksuzluklardan kurtulmak adaleti, huzuru, refahı bu ülkeye getirmek için biz derhal sandığı istiyoruz.
Bu bir tesadüf değil, bir tercih meselesi
Eskişehir’in uzun süredir dile getirilen ancak çözülemeyen sorunları var, sizce bu durumun sebebi nedir, Ankara’nın seçim sonuçları nedeniyle, Eskişehir’i cezalandırdığı düşüncesi konusunda siz ne düşünüyorsunuz?
Eskişehir yıllardır konuşulan ama bir türlü çözülmeyen sorunlarla baş başa! Ama çok iyi biliyoruz ki bu bir tesadüf değil, bir tercih meselesi. AKP iktidarının yönetim anlayışı ne yazık ki ‘bizden olan–olmayan’ ayrımı üzerine kurulu. Sandıkta istediği sonucu alamadığı şehirleri görmezden gelen, yatırımda geri plana iten bir anlayışla karşı karşıyayız. Eskişehir de bu yaklaşımın en somut örneklerinden birini yaşıyor maalesef. Yıllardır iktidarda olan bir parti bu şehri çevre yolundan mahrum bırakıyor. Talep olmasına rağmen tarifeli uçak seferlerini başlatmıyor. Kentsel dönüşüm konusunda büyük ihtiyaç var. Deprem riskli mahallelerimizin, Osmangazi Tıp Fakültesi’nin durumu ortada. Ama işte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kentsel dönüşüm desteklerinde Eskişehir’i kapsam dışı bıraktı.
Buraya yatırım yapmadıkları gibi bir de Eskişehir’in kamu kurumlarına göz dikiyorlar. Demiryolu kentinde koskoca TÜLOMSAŞ’ı yandaşlarına koltuk yaratmak için bölge müdürlüğüne düşürdüler. PTT başmüdürlüğünü aldılar. Bu şehirden Bölge İdare Mahkemesi gitti ve geri gelmiyor. Basın İlan Kurumu, Vakıflar Bölge Müdürlüğü gitti. Resmi olarak Eskişehir büyükşehir statüsünde ama AKP iktidarına bakınca, neredeyse şehri şehir olarak bile görmediklerini hissediyoruz.
Eskişehir Türkiye’ye değer katan bir şehir
Eskişehir üreten, çalışan, eğitimli nüfusuyla Türkiye’ye değer katan bir şehir. Ancak merkezi idarenin yatırımlarında geri plana itilmiş, üvey evlat muamelesi görmeye devam eden bir şehir ile karşı karşıyayız. Eskişehir cezalandırılacak bir şehir değil, desteklenmesi gereken, Türkiye’nin yüz akı şehirlerinden biridir. Ama kimse merak etmesin, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında yıllardır ısrarla tekrarladığımız bu sorunların hepsini çözüme kavuşturacak, Eskişehir’imize hak ettiği yatırımları birer birer getireceğiz. Merkezi hükümet Eskişehir’de belediyelerimizi dışlıyor
Eskişehir’in sorunlarının çözümü konusunda merkezi hükümetle yerel yönetimler bir arada hareket etmeli mi sizce?
Elbette etmeli. Zaten temel sorun da merkezi hükümetin Eskişehir’de belediyelerimizi, yerel yönetimleri dışlamasından geliyor. Sadece Eskişehir’de değil diğer şehirlerimizde de vatandaşa hizmet konusunda hükümet ile yerel yönetimler arasındaki işbirliği çok önemli. Çünkü şehirlerin gerçek ihtiyaçlarını en iyi yerel yönetimler biliyor. Ama kaynak ve yetki ise büyük ölçüde merkezi idarenin elinde. Bu iki yapı uyum içinde çalışmadığı sürece sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün olmuyor maalesef.
Belediyelerimizin hizmetlerine destek olunmalı
Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce, diğer başkanlarımız hep işbirliği yolları arıyor. Bunların bazılarında sınırlı destek görmekle beraber şehrin beklentisi olan önemli alt yapı projelerinde iş birliği değil, engelleme ortaya çıkıyor. Oysa olması gereken çok açık, Eskişehir’in ihtiyacı olan çevre yolu da yapılmalı, kentsel dönüşüm de desteklenmeli, belediyelerimizin hizmetlerine de destek olunmalıdır. Çünkü günün sonunda bunun kaybedeni de kazananı da koca bir şehir ve o şehirde yaşayan hemşehrilerimiz oluyor.
Önümüzde Kurban Bayramı var. Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?
Öncelikle hem sizin Şehir Gazetemizin hem de hemşerilerimizin bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Evet önümüz bayram ama milyonlar bayrama buruk şekilde giriyor. İşte emekliler neredeyse her hafta meydanlardalar. Ne için? İnsanca yaşayabilecekleri bir maaş için. Emeklilerimizi öyle bir hale getirdiler ki emekliler bayramda torunlarından kaçar hale geldiler. Çünkü emeklinin cebinde torununa harçlık verecek parası yok. Her emeklinin aylığına seyyanen zam yapılsın, emekliye bir maaş bayram ikramiyesi verilsin diyoruz! Verdiğimiz önergeler her seferinde AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor Meclis’te. AKP iktidarının emekliye reva gördüğü hayat bu maalesef!
Sizlerin aracılığıyla tüm hemşehrilerimize umutsuz olmamaları çağrısında bulunuyorum. Tüm bu karamsarlıklara katlanmak zorunda değilsiniz diyorum. Çünkü biz varız, Cumhuriyet Halk Partisi var. Er ya da geç bu kara düzenin değiştiği emeğin karşılığını aldığı, emeklinin, emekçinin, çiftçinin nefes aldığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Ülkenin dört bir yanında adaleti, özgürlükleri, huzur ve refahı hep birlikte getireceğiz.